HABER KIBRIS

Yeni yıla doğru ve Rum zırvaları!

31/12/2016


ads

Eşref Çetinel


 Yarın akşam yeni bir yıla gireceğiz. Gerçekte bu tip dünyasal değişimler insanların imalatı. Bir araya geliyor, zamanı yıllık, aylık, haftalık, günlük parçalara ayırıyorlar. Sonra da takvimleştirip işte hayat yolunuz budur diyorlar!

Yoksa olanlardan ne “dünyanın” umuru vardır ne o müthiş mucizevi kâinatın umurundadır. Dünya “siz istediğinizi yapın, beni hiç ilgilendirmez” dercesine kendi sisteminde dönmeye devam etmektedir…

Ne var ki şunu unutarak ama: “Dünyaya anlam katan, ona devinimi bahşederken önemli kılan, dantela gibi işlerken şekilden şekle sokan insandır! Olmasaydı eğer “dünya ceberrutu gayebesinde” anlamsız bir gezegen olarak dönüp duracaktı ki zaten dönüp dururlarken milyonlarcasıyla vardırlar evrende…

DERKEN: Ya Kıbrıs ve biz Kıbrıslılar neyiz bu dünyada? Sormayın! Öteden beridir söylenegelir.. Türk’ü Rum’u kendini dünyanın odağı sanır! Da Rum halkı bir adım öndedir bu konuda bizden! Diyelim ve de gelelim bu Levantin kokulu kendini Elen sanan Rum halkına!

ZIRVALAMALAR: Sn. Akıncı “umuda yolculuk” yapacak gibi Cenevre öncesi havayı rengârenk konfetilerle süslerken, Anastasdiadis’li Rum tarafı da savaşa hazırlanıyor!

Tek bir Türk askerinin bile adada kalmasına asla izin vermeyeceklerini, sabahtan akşama, akşamdan sabaha söyleyip çağırırlarken, Cenevre’deki Mont Pelerin’i de dünyanın görüp göreceği en büyük konferans arenası yapmaya çalışıyorlar! Önceleri “müzakerelere sadece AB’nin katılacağını söylerlerken şimdi BM’ler Güvenlik Konseyi üyeleri de katılacak diyorlar!” Bununla da yetinmiyor, Kıbrıs Cumhuriyeti de masada olacak inadına, yoluna kırmızı halı seriyorlar!

Kaplarına sığmıyorlar, şimdilerde yeni icat ettiler, çözümden sonra “kuruluş anlaşmaları” yürürlükte olacak diye bağırıyorlar. 1960 Kıbrıs Cumhuriyetine kadar geri gidip federasyonun o Cumhuriyetin evrimleşmesi olacağını müjdeliyorlar!

Ve artık “federal Kıbrıs Cumhuriyeti” falan demiyorlar. “Üniter Kıbrıs” diyorlar!

ZOR DOSTUM ZORRR! Sn. Akıncı tutun ki bu zor koşullarda gidecek Cenevre’ye. Ve eğer Rum tarafı bu açıklamalarında kararlıysa karşısına çıkacak olan da bu zırvalardır işte! Böylesi bir olasılık karşısında tepki göstermemesi mümkün değil o tepki de her halde masayı terk etmekle zuhur edecektir.

**********

KTÖS’ÜN AJANDASI! (ÖĞRETMENLER VE LAYIK OLDUKLARI!)

Uzun yıllardır üyesi olduğum halde KTÖS’ün çok uzağındayım. (Lefkoşa krallığında yaşasaydım belki kopmaz, mutlaka hâlâ var olduğuna inandığım ayni kafa yapısına sahip üyelerle yeni kuşak sendikacılar arasında “anlayışa” dayalı bir ilişki kurabilirdik.. Doğrusu şu ki zamanı çok kısır döngülerde tükettik, arkamızdan gelen kuşakla iletişimi de yitirdik..)

AJANDA SORUNU: İçeriğiyle zamansız ve çok gereksiz bir yeni yıl hediyesi oldu! Öyle olduğu için de olumsuz tepkiler bombardımanına uğradı.

Öncelikle zamansızdı: Çünkü eski “liderlik dönemlerinin” Türk toplumu bünyesinde yine bugünkü gibi temelinde siyasi çekişmelerle ideolojilerin harmanlandığı husumet dolu olayların kaşınarak kanatılması vardı!

Gereksizdi çünkü müzakerelerde eğer kasıt yoksa Sn. Akıncı’nın elini bu ajandadan daha çok hiçbir olay zayıflatamazdı! Düşünün: Sn. Akıncı garantiler konusunu görüşürken Anastasiadis’in bu ajandayı önüne atıp, “işte sizin Rum saldırılarından korkuyoruz, bu nedenle TC’nin garantisini istiyoruz derken geçmişteki asıl korkularınızla Rum halkına mal ettiğiniz kanlı terör olaylarının ispatı” derse ne olacak? Velev ki o ajandada sırıtan fotoğraflarla anlatımlar yalan bile olsalar…

Ne var ki unutmamak gerekir. KTÖS genel sekreteri böylesi “ajandalar” yayınlayabileceği için Rum tarafınca madalyalarla ödüllendirilmiştir! Ki daha nice Elcil’ler vardır bu KKTC’de!

FACİA ŞUDUR: Sn. Akıncı siyasi sorunu “ulusal dava” yapamadı! Daha doğrusu bunu istemedi! Lefkoşa Belediye Başkanlığı ile TKP Başkanlığından kalma “sol görüşlü siyasi tutumu” ne idiyse Cumhurbaşkanı ve bir müzakereci olarak da öyle kaldı. Bir mahzuru yoktu eğer Kıbrıs Türk halkı tümden ayni kafa yapısına sahip olsaydı! Oysa bu ülkede mesela bizim gibi “konfederasyona” inanan kesimler yanı sıra çok daha uçlarda “ayrı devleti” savunanlar da vardır..

KTÖS’E GELİNCE: Daha önce de yazdımdı. Böylesi bir ajandayı öğretmenlere yılbaşı hediyesi olarak verenler, öğretmenleri temsil ederlerken Türkiye’ye çatanlar hatta garantörlüğünü istemeyenler, bir ayakları Rum tarafında bilmediğimiz türlü çeşitli faaliyetlerde bulunanlar… Eğer öğretmenler tarafından her devrede seçiliyorlarsa çekiverin kuyruğunu gitsin! Demek ki böyle bir sendika yönetimi istiyorlar ve zaten layıktırlar…

**********

KISACA TAKILDIĞIM: (ERHÜRMAN’NIN ÖDEYECEĞİ BEDEL!)


Önce CTP Genel Başkanı Erhürman’nın “bedel” sözüne takılayım. CTP’nin Kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmada “Kıbrıs’ı barış adasına dönüştürmek için bedel ödemekten çekinmeyiz” dedi..

Eğer bir partinin başkanı ise rastgele konuşma olmaz, o “bedelleri” mutlaka partisi ile saptamış, paylaşmıştır dolayısıyle bilmek hakkımızdır… İkincisine gelince: “1878’lerden beridir Kıbrıs Türk halkı bu adada bedel ödemektedir. “Hâlâ bitmedi mi” diye sormak da hakkımızdır! Üçüncüsü ise şu: “Rum tarafına baktıkta ödenecek o bedellerin ne olduğu bilinmektedir! Dolayısıyle o isteklere rağmen Rum’a hediye edilecek bu adanın “barışı” uğruna “bedel” ödemek için kimse CTP’yi sandıktan çıkarmaz!



TAGS: Yeni yıla doğru ve Rum zırvaları!, eşref çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems