HABER KIBRIS

Yine o mevsim geldi…

15/10/2017


ads

Cenk Uzunoğlu


Gelmiş vallahi.

Sonbaharın gidip kışın gelmesini beklerken, aniden seçim mevsimi gelmiş.

Allahtan bir önceki seçimin zamanlaması gibi olmayacak gözüküyor bu seferki erken seçim.

Bir önceki Doğu Akdeniz’in hava koşullarına son derece uygun! bir tarihte, Temmuz sıcağında ve Ramazan ayının sonunda yapılmıştı.

Bu seferki tuhaflık seçim tarihi değil ama tarihin belirlenme şeklidir. İstemeye istemeye ansızın ortaya çıkmıştır.  

İstenmeyen hamilelik gibi kazara aşka gelince oluyor bizim adamızda böyle güzellikler.

Bu en son meclisin oluşmasıyla ilgili en büyük hata keşke seçim tarihi olsaydı.

Baksanıza 4 yıllık süre içerisinde dönüşümlü olarak hükümete gelmiş olan siyasiler kolayını bulmuş. Konumları hükümet ile muhalefet arasında değiştikçe herkes ayni ezberden söylenenleri tekrarlıyorlar. Çıkış yolu, plan program kadro ortaya koyan var mı?

Liderlerin hepsi, ‘’beceriksiz ve söylediğini yapmayan” olmakla suçluyorlar birbirlerini. ‘’Sen beceriksizsin, hayır sen hem beceriksiz hem söz verdiğini yerine getirmekten aciz ve ne yaptığını bilmiyorsun’’.

Ne desek bilmem ki:

Diplomasi dili ile kibarca hepsi de doğru söylüyor, desek; alınan olur mu acaba? Olmaması lazım.

***

Bu erken seçim inşallah adayların ve seçmenin program ve buna uygun kadro alternatiflerinin olduğu platformda cereyan eder.

Aksi takdirde adaylar ve seçmen kendilerine göre haklı olduğunu hararetle tartıştığı ama kısa bir süre sonra yine mutsuz olacağı bir seçim sonucuna elbirliği etmişçesine imza atmış olur.

Bunun için adaylara ve seçmene düşen görevler var.

Kıbrıs Türkünün durumu idare edecek, yeri geldiğinde laf cambazlığıyla ufuk turu attırarak gülümsetecek, ayağının üstünde hazır cevap vekil adaylarına ihtiyacı yok.

İyi eğitimli ‘’yönetici’’ adaylarına da ihtiyacı yok aslına bakarsanız. Neredeyse kurucu meclis ruhunda değişim için ‘’liderlik’’ yapabilecek vekil adaylarına ihtiyaç var.

Kendi uzman olduğu alanda dünyadaki uygulamaları içselleştirmiş, çözüm üretebilen, hukuk bilen iyilik yapmak ile adaletli yönetim arasındaki farkı ikilem yaşamadan idrak etmiş vekil adaylarına ihtiyaç var.

Karakter olarak da reaktif değil proaktif yetkinliklere sahip, nefes aldığı her an kabına sığmayacak kendisiyle barışık vekillere ihtiyaç var.

Yeri gelmişken bu özellikleri taşıyan vekil profiline, yalnız bizim değil, adada her gün parasıyla rezil olan ve uzun vadeli çıkarlarına zarar verdiğinin farkında bile olmayan Ankara’nın da ihtiyacı var.  

***

Diğer taraftan da bu aday arayışında ve yarışında seçmen tarafından fazla da düşünmeden yaşını başını almış adaylara laf söyleyen çok.

Naif bir şekilde çözümü bunda görenler de var.

Gitsin yaşlılar gelsin yeni gençler. Çözüm ve çıkış yolu bu kadar basit.

O zaman da ayni ekonomik programı ve sosyal yaşamı değiştirmeye yönelik politikaları dayatma olmayacak mı?

Genç diye çekinecek ya da gençlerin bilek gücünden mi korkacak Ankara’da oturan Osmanlının torunu.

Anlamadım gitti.

Bu iş yaşla değil kalite ve tecrübe ile alakalı. Diğer bir deyişle yaş ile değil baş ile alakalı. Seçmenin de bunu bu gözle görebilmesi lazım.

***

Bir de ‘’tekneyi’’ bir türlü liman dışına çıkartma kararı almayanlar ve alamayanlar var.

Memleket yangın yerine dönmüş ve değişime ihtiyaç hat safhadayken hala daha ha bugün ha yarın diye en uygun olacak zamanı bekleyip sonunda evde kalmak olmaz.

Limanda hep bağlı duran tekne misali.

Limanda durduğu sürece batma riski çok az ama teknenin inşa amacı hep limanda durmak mı?

Yazık oluyor. Bunun denilmesini ümit edenler ve bekleyenler de var bunların içinde.

Yarattıkları algı, her şey yerle bir olsun en sonunda bir de bizi deneyin diyerek siyasete doğru zamanda girmek ve kolayca kazanmak.

Kaybedecek bir şeyleri olmasa da kaybetmekten korkuyorlar.

Hâlbuki donanımlı kişilerin aday olması kazanmalarsa bile siyasi partilerin tümünü yapmak istemedikleri program ve kadro değişimine zorlayacak. Değişimin piknik ateşini yakacak olan programı ve kadroları da onların katılımı sağlayacak.

Hatta gördüğüm kadarıyla değişimin olması için tek alternatif daha yetkin kişilerin siyasete girmesidir.

Bunu bir türlü yapmayan ya da yapamayanlar var.

Unutulmasın ama zaman nötr.

Lehe de aleyhe de çalışabilir.

İş işten geçtikten sonra rol kapmaya çalışmanın kime ne faydası oluru iyice düşünmek lazım.

Kabuğu kırmak lazım.

Sizin öneminiz değişim isteyen Kıbrıs Türkünü farklı bir şekilde temsil etme potansiyelinizde gizli. Kaybedecek hiçbir şeyiniz yok ama siyasete dahil olmakla toplumun kazanacağı çok şey var.

***

Malum alternatif programı olmayan seçim, seçim olmaz. Buna da demokrasi denmez. Başka bir söyleme göre de siyaset mikrofonlar önünde berberlik yapmak demekmiş.

Delice bile olsa farklı bir program yoksa ve yine bilindik oyunlarla aday listeleri belirlenmiş ve seçmen de buna rağmen farklı bir şey çıkaracağına inanarak sandığa giderse, bu sefer de yine iyi tıraş olunur.

Bu kadar yıl tekrarlanan ayni hatalara bu süreçte de dur diyemezsek bu seçimlerde ‘’berberden’’ yaptığı tıraştan dolayı şikayet etme hakkımız seçmen olarak kalmaz.

***

Bu seçimde bazı kesimlerde hala daha Türkiye’nin projesidir diye tereddüt olsa da görünen tek umut Kudret Özersay’dır.

Bu umudun büyümesinin önündeki engel ve tereddüt de kendi ismi etrafında oluşan bu olumlu havayı isminin ötesine geçirip partisinin de umut olmasını sağlamasıdır.

Özersay’ın söylemlerinin ve birçok konudaki dik duruşunun somut politikalara, kadroları ile etki edebileceği görüldüğü anda bu seçim çok büyük bir sürprize gebedir.

Küçük toplum psikolojisinde hepsini denedik bir de bunu deneyelim psikolojisi seçim yaklaştıkça ağır basarsa bu erken seçimden büyük bir sürpriz çıkar.

Bu toplum hep hata yapacak değil ya.

Er ya da geç denk getirecektir. Heyecansız



TAGS: cenk uzunoğlu
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems