HABER KIBRIS

Yıpratılan devletin kendisidir…

21/04/2017


ads

Başaran Düzgün


Yasal adı Ombudsman.

Kadın olduğu için Ombudsperson diyenler de vardır.

Ne derlerse desinler, hükümetin sıkı bir muhalifi olmaya devam ediyor.

Bu nedenle  de muhalifler tarafından çok seviliyor.

Muhalif demek doğru değil aslında.

Görev alanı yasalarla belirlenmiş üst düzey bir devlet memurudur.

Devletin yasayla görevlendirdiği Devlet Denetçisidir.

Geçmişte, Denktaş ile Eroğlu arasında yaşanan büyük kavgaların sonucunda kurulan ama çok uzun yıllar işlevsiz bırakılmış devlet denetçiliğini şimdi aktif bir şekilde yerine getiriyor Emine Dizdarlı.

Yayınladığı her rapor da tartışmalara yol açıyor.

Tartışma hafif kalır; Kavgalara ve öfkelere.

Kah Başbakan öfkeleniyor kah eski Ulaştırma Bakanı.

Öfkelerinden devlet denetçisi ile laf kavgasına, yetki tartışmasına giriyorlar.

Çok da başarılı olamıyorlar gördüğüm kadarıyla.

Çünkü,  Devlet Denetçisi Emine Dizdarlı yargıçlıktan gelme birisi. Son olarak Yüksek Adliye Kurulu’nda da görev yapmıştı.

Gerçi yargıçlığı döneminde de verdiği kararlar tartışmalara yol açmış  ve bir kısmı üst mahkemeden dönmüştü.

Sonuçta aktif bir yargıçtı ve yasaları da iyi bilmenin avantajıyla  Devlet Denetçisi olarak verdiği kararları Anayasa’ya, yasalara, tüzük ve yönetmeliklere dayandırıyor.

Böyle olunca da icraatın başında bulunanlar dertlerini anlatamıyorlar.

Anlatamadıkları için de başlıyor kurumlar arasında kavgalar.

Bu kavgalar da günlerce gündemimizi meşgul edip duruyor.

***

Başbakan  Hüseyin Özgürgün’ün beraberinde kalabalık bir memur grubuyla birlikte kızının diploma törenine gitmesi, (ki kendisi Türkiye Cumhurbaşkanı ile resmi görüşmeler yaptığını da söylüyor) yine Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün beraberinde kalabalık bir memur grubuyla Cenevre’deki Kıbrıs zirvesine  gitmesi (ki götürdüğü memurlardan bazılarının Cenevre gölüne nazır fotoğraf paylaşmaları epeyce tepki toplamıştı), bakanların yurt dışı ziyaretlere veya fuarlara eşleri ile birlikte gitmeleri ve pahalı otellerde kalmaları (ki bazı bakanlar bunu övünme vesilesi yapıyorlar) elbette tartışılabilir.

Vatandaş (benim paramla keyif çatıyorsunuz) diye öfkelenebilir.

Muhalefet bunu yapanları yerden yere vurabilir.

Meclis’te kıyasıya kavgaya tutuşabilir, gazete manşetlerinde, televizyon ekranlarında veryansın edebilir.

Devlet Denetçisi Emine Dizdarlı da yasalar çerçevesinde gerekli araştırmaları yapıp bunu kamuoyu ile paylaşabilir.

Fakat, Devlet Denetçisi,  Başbakanla veya başka hiçbir bakanla demeç yarışmasına girişemez.

Görevini yapar ve konuyu kamunun takdirine bırakır.

Başbakan kendisini savundu diye, bir bakan (öyle değil böyledir) dedi diye sürgit edemez.

Ederse muhaliflerin pozisyonuna düşer.

Sonuçta ortada bir rapor vardır, raporda adı geçenin veya geçenlerin de kendilerini izah etme, savunma yapma hakları vardır.

Devletin üst düzey memuru olan Devlet Denetçisi’nin incir ipi gibi uzatma durumu yoktur.

O durum ancak muhalefet için geçerlidir.

Devlet memurları için değil.

Kurumlar arası kavgayla yıpratılan devletin kendisi oluyor çünkü…



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems