HABER KIBRIS

YÖDAK kime bağlanmalı

01/03/2017


ads

Bülent Dizdarlı


Ülkemizin şu an için özerk ve en önemli kurumlarından biridir Y.Ö.D.A.K. Önemi, toplumumuzun üniversite eğitimi ile ilgili sadece bu gün için değil geleceğe de yönelik kararların alınıp planların yapıldığı bir kurum olmasından gelmektedir

. Takdir edersiniz ki söz konusu karar ve yaptırımlar her ne kadar özde üniversiteleri ilgilendirir gibi görünmekteyse de sosyo-ekonomik değerleriyle tüm toplumumuzu da dolaylı yollardan etkilemektedir.

Günümüzde Y.Ö.D.A.K yasası incelendiğinde, Yüksek Mahkeme, Sayıştay, Başsavcılık, Kamu Hizmetleri Komisyonu ve Ombudsman gibi Anayasal bir kurum olmamasına rağmen, özellikle başkanının Cumhurbaşkanınca atanması nedeniyle özerk bir statüye sahiptir.

Ne var ki şimdilerde bu kurumumuzun Eğitim Bakanlığı’na bağlanmasının planlandığı konuşulmaktadır. Bu konu ortaya atıldı atılalı, tek bir kesimden destek bulmuş değildir. Aksine tüm açıklamalar tepkisel olmaktadır.

 

 

Peki ama hükümet bunu neden değiştirmek istemektedir?

Bu konuda da toplum içerisinde çeşitli dedikodular dolaşmaktadır.

Örneğin, Kıbrıs Sorunu yüzünden Cumhurbaşkanlığı ile hükümet arasında yaşanan sıkıntı, anlaşmazlık nedeniyle, inat temalı bir intikam senaryosu uygulanmak istendiği konusu rivayet edilmektedir. Hükümet’in bir yerde Cumhurbaşkanına karşı hamlesi, güç gösterisi yaptığı söylentisi giderek yayılmaktadır.

Bir başka senaryoya göre, iki büyük üniversitemiz arasında ki inatlaşma da, hükümet, bir tarafa verdiği sözleri yerine getirememenin sıkıntısı içinde böyle bir hamle yapma kararını almıştır.

Hiç parmağımın arkasına saklanmadan söylemek isterim ki, meselenin kökü ne olursa olsun Üniversitelerimizin ve dolayısıyla onların üst kurumu olan Y.Ö.D.A.K’ın özerkliğine müdahale edecek bir girişim olan bu gelişmenin, benim üniversite anlayışıma terstir. Nitekim meslek örgütüm Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’de doğru argümanlarla ilk tepkiyi koyan sivil toplum örgütü olmuştur.

Unutulmamalıdır ki meclisteki tüm partilerin yıllardır, özerk bir D.A.Ü yasası yapma sözü vardır. Hükümetler gelmiş geçmiş ama bu vaat bir türlü gerçekleşmemiştir. Toplumun tüm katmanlarının anlaştığı ve hâlâ beklenti içinde olduğu bu üniversitemizin yasası beklenirken, Y.Ö.D.A.K ‘ın yasasında değişiklik yapıp, özerkliğine gölge getirmeye çalışmak neyin nesidir, gerçekten anlamak mümkün değildir.

Hükümet, bu konuda toplumdan tek bir olumlu mesaj almadığı icraat niyetinden hemen vazgeçmeli, aksine Y.Ö.D.A.K ın bağımsızlığını ve gücünü artıracak çalışmalar içinde olmalıdır.

Yoksa böyle körü kürüne ülke yüksek öğretimini planlayıp denetleyen bir kurum olan Y.Ö.D.A.K’ı hükümet kanadı altına almak, Üniversitelerimizin gelişiminde, vites artırmak değil aksine geri vites takmak olacaktır. Y.Ö.D.A.K’ın bağımsızlığını direk olarak etkileyecek ve onu tartışmalı bir kurum hâline getirecek böyle bir karardan hemen kaçınılmalıdır.

Sanırım sivil toplum örgütlerinin, şimdiki ve geçmişteki Y.Ö.D.A.K yöneticilerinin, tüm üniversite temsilcilerinin katılacağı kısa süreli bir “Çalıştay” yapılması çok faydalı olacaktır.

BANA GÖRE HAFTANIN ÖNEMLİ OLAYLARI

Kıbrıslı Rum ve Türk öğretmenlerin birlikte Rum meclisi önünde “ Enosis plebisitini Anma” kararını protesto etmesi.

Kayıp şahıslar Komitesinin 2007-2012 döneminde yaptığı kimliklendirmeleri yeniden yapma kararı alması.

K.T.C de iş ve trafik kazalarının yoğun bir şekilde devam etmesi

ANLAYAMADIKLARIM

Mesai saatlerini en çok değiştiren ülke sıfatı ile bizi, hâlâ daha Guinnes Rekorlar Kitabına neden almazlar? Anlamış değilim. 



TAGS: Bülent Dizdarlı
MANŞETLER

HK Bülent Dizdarlı

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems