HABER KIBRIS

Yüzüne kahkülü düşmüş gibi…

12/04/2017


ads

Ahmet Okan


Dönem 1940’lı yıllar.

Küçük bir çocuk Arabahmet mahallesinin sokaklarında dolaşırken kulağına piyano sesleri gelir…

Altmışlı yılların başında,

Yolunuz surlar içi Lefkoşa’da bulunan İdadi Sokağa düşerse idi, o yoldan yürüyüp cumbalı evlerin yanından geçerken de piyano sesleri işitilirdi ki,

Yanılmıyorsam ünlü müzik öğretmenlerinden Jale Derviş’in piyanosundan çıkardı o sesler…

Jale Derviş’in piyanosundan çıkan sesler,

Ayasofya Meydanındaki Selimiye İlkokulu’ndaki çocuk seslerine karışırdı.

Ki o bir taş mektepti ilk yapıldığında yıl 1897’ydi adı İdadi…

Arabahmet mahallesinde piyano sesleri işiten o küçük çocuk ise Haşmet Muzaffer Gürkan’dı…

Daha sonraları piyano seslerine gitar sesleri karışacaktı,

Ama vakit henüz erkendi.

Bu eski kadim şehir yasemin dönemini yaşardı henüz…

Arabahmet mahallesi Lefkoşa’nın en önemli mahallesi sayılırdı.

Osmanlı’dan önce Venediklilerin yaşadığı bu sokaklarda onların da izlerine rastlamak mümkündür.

Bugün oldu, Turunçlu Camii Sokakta bulunan Venedik evi, restore edilmiş hali ile ayaktadır ki o döküntüden ibaret görünen çevresinde adeta parlamaktadır…

Bundan anlayacağımız, yüzyıllarca bölgede varlıklı ve yönetici kesimlerin yaşadığıdır.

Venedik soyluları bu mahallede yaşadığı gibi,

Osmanlı paşaları da bu mahallede yaşamışlardır…

Arabahmet Camisinin içinde Osmanlı döneminde ölenlere ait mezarlar olduğu bilinir.

Bunlardan biri de Kıbrıslı Sadrazam Kamil Paşa’dır.

Aynı mezarlıkta Venedikli kimi soyluların da yattığı söylenir.

Vaktiyle bunların mezar taşları İngiliz döneminde bir yetkili tarafından korunmaya alınmış.

O mezarlardan biri Lois de Nores (1349) ve Franciscus Cornar (1390)’a ait.

Cornar’ın, Kıbrıs’ın son kraliçesi olan Caterina Cornaro ailesinin bir mensubu olduğu belirtilir.

Diyeceğim,

O sesler çoktan kayboldu,

O ayak izleri çoktan silindi.

Fakat yer yer bir taş duvara, bir taş pencereye ve kemere, bir taş havuza rastlamak mümkün ki bütün bunlar Türk tarzı cumbalı ve pencereleri kafesli evlerle bütünleşmiştir…

Bir kadının saçları gibi rengi biraz kumrala çalmış, biraz siyah, biraz dağınık gibi duran o evler aslında sensin, seni anlatır bilesin.

Cumbalı köşklerine bakarsan yüzüne kahkülü düşmüş gibidir.

Biraz mahcup bakar…

 

 



TAGS: Yüzüne kahkülü düşmüş gibi…, ahmet okan
MANŞETLER

HK Ahmet Okan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems