HABER KIBRIS

“Zalimlere isyan yoksa, Kur’an’a iman yoktur”

01/02/2017


ads

Erçin Şahmaran


“Bırakın şu veya bu şahsı, Kur’an, hiçbir yerinde, ima ile bile olsa, Hz. Muhammed’i geleneksel İslam’ın kullandığı ilahlaştırıcı, toplumdan tecrit edici, farklılaştırıcı ifadelerin hiçbiriyle anmamakta, tanıtmamaktadır.

Bu tür ilahlaştırıcı veya ilahlaştırmaya çağrıştırıcı ifade ve tavırları, bizzat Cenabı Peygamber’in çok sert biçimde yasaklayıp kırdığını, bu eserin muhtelif yerlerinde gösterdik.

Şaşılacak bir şey yok. Vahyin inşa etmek istediği dünyada efendiler, ulular, ekâbir, hazretler yok, sadece insan vardır. İyi insan veya kötü insan, hayata hizmet eden insan veya ihanet eden insan. Ama her hal ve şartta bu varlığın adı-unvanı, insandır.

Nitekim Kur’an, “itaat edilen efendiler ve uluların insanları yoldan saptırdıklarını ve bu yaptıklarıyla lanetlik hale getirdiklerini çok ibret verici ifadelerle mesaja dönüştürmektedir.

Kur’an, kendisinin mahtabı, olan Muhammed Aleyhisselam’ı, hitap ettiği çekirdek neslin sadece arkadaşı olarak anmaktadır.

Eğiten de arkadaş olarak anılmıştır, eğitilen de, veren de arkadaş olarak anılmıştır alan da, aydınlatan da arkadaş olarak anılmıştır aydınlanan da, yücelten de arkadaş olarak anılmıştır, yücelen de.

Ne yazık ki tarih bize, o zalimlerin o unvanların ikisini de korumaya devam ettiklerini gösteriyor. Biz de mesajımızı bir kez daha tekrarlayalım;

Zalimlere isyan yoksa Kur’an’a iman yoktur.”

Prof. Dr Yaşar Nuri Öztürk, İslam felsefesi profesörü, gazeteci, siyasetçi.

Seversiniz, sevmezsiniz, beğenirsiniz, beğenmezsiniz.

“Akıl ve Kur’an nasıl dışlandı?” isimli kitabında bu düşüncelere yer vermiş.

Elbette dahası, devamı var.

Din unsurunun insanları yönlendirmek, yönetmek için kullanıldığını bunun yüz yıllardır yapıldığını ve İslam’ın kitabı Kur’an da bunların yer almadığını anlatıyor.

Söylediğim gibi inanan, dikkate alanlar olduğu gibi, mutlaka inanmayanlarda vardır.

Fakat şu nokta güzel ve dikkat etmeye değerdir.

En önemli unsur insan ve insana, insanlığa hizmet etmektir.

Her inanışın, her inancın odağında insani değer vardır.

İnsana hizmet etmek, insanlığa bırakılacak işler yapmak, en önemli ve kalıcı eserdir.

İnsana, kim olursa olsun, hak ettiğinden fazlasını vermeyin.

Aile, anne, baba, kardeş, eş, çocuklar herkes için, hepimiz için farklıdır.

Ve onları elbette farklı yere koyuyorum.

Ama özellikle insanları yöneten, yönlendiren, siyasetçi, lider diye tanımlanan, nihayetinde insan olan, her kim olursa olsun farklı isimlerle, farklı yerlere koymayın.

Bu hem ilme, hem bilme, hem de dine göre doğru değil.

Herkes, halk güveni ile gelir ve gider.

Verdiğiniz her hakkın, her iznin sonu ve bedeli vardır.

Kimse sonsuz değildir, kimse yeri doldurulamaz değildir.

Esasen, toplumsal varlığa, kenetlenmeyi, birlikteliği, beraberliği sağlayan her kimse, işte o toplumun çimentosudur ve sonsuza kadar yaşayacaktır.

Verilen her hakkın sınırı vardır, daha fazlası kişiselleşmeye girer, başkasının kişisel hırsları için geleceği karartmayın.

Siyaset, yaşama müdahale etme sanatıdır.

Çünkü siyasetçiler, isimlerini bile bilmedikleri insanların vekaletini alırlar.

Herkes, ne kadar güç ve ihtişamı olursa olsun, bir gün veda edecek.

Geride insanlık için yaptıkları kalacak, kendi zümresi için değil, insanlık için bıraktıklarıyla yaşayacak.  



TAGS: erçin şahamran
MANŞETLER

HK Erçin Şahmaran

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems