Ataoğlu: Kıbrıs davası milli bir davadır

“Barbarlık Müzesi Restorasyonu, Çevre Düzenlemesi ve Teşhir Tanzim Projesi”nin açılışı bugün törenle yapıldı.

ads ads ads ads
17/08/2022
tak

ads
ads
Ataoğlu: Kıbrıs davası milli bir davadır

TC Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: “Üzerinden 59 yıl geçmiş olmasına rağmen bu katliamın acısını yüreğimizde hissediyoruz”

Restore edilen Barbarlık Müzesi yeniden açıldı (3)

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, 59 yıl önce gerçekleşen Rum saldırılarında kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapılmadan silahsız insanların katledilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, Kıbrıs Türk halkının, yaşanan zulmü unutmadığını vurguladı.

“Barbarlık Müzesi Restorasyonu, Çevre Düzenlemesi ve Teşhir Tanzim Projesi”nin açılışı bugün törenle yapıldı.

-Ataoğlu: "59 yılda zulmü unutmadık"

Başbakan Yardımcısı Ataoğlu törende yaptığı konuşmada, “Bugün hayatını Kıbrıs davasına adamış İlhan ailesinin hiç hak etmedikleri bir şekilde şehit düşürülmelerinin 59’uncu yılı” diyerek, Kıbrıs Türk halkının, geride kalan 59 yıl boyunca, yaşanan zulmü unutmadığını vurguladı.

Ataoğlu, 1963-1974 yılları arasında 11 yıl boyunca Rum ve Yunan zulmünün acı gerçeklerinden biri olan Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ve 3 masum çocuğunun şehit edilmesinin, Kıbrıs Türk halkının haklı davasının bir örneği olduğunu kaydetti.

-“Tarihe soykırım belgesi olarak geçen Akritas Planı’nın bir parçası”

59 yıl önce 24 Aralık’ı 25 Aralık’a bağlayan gece gerçekleşen Rum saldırılarında kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapılmadan silahsız insanların katledilmesinin kabul edilemez olduğunun altını çizen Fikri Ataoğlu, bu saldırının, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak amacıyla hazırlanan ve tarihe bir soykırım belgesi olarak geçen Akritas Planı’nın bir parçası olduğunu ifade etti.

Ataoğlu, 1959 Zürih ve Londra Anlaşmalarıyla bir ortaklık devleti olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasından çok kısa bir süre sonra Rum - Yunan saldırılarının baş gösterdiğini ve 21 Aralık 1963’te saldırıların başladığını anlattı.

Türk Alayı'nda görev yapan Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın yaptığı bir konuşmaya işaret eden Başbakan Yardımcısı Ataoğlu, İlhan’ın, “Biz aile olarak 4 şehit verdik, ama Kıbrıs Türk halkı yüzlerce şehit verdi. Vatan sağ olsun” dediğini ve bir kez daha vatanseverliğini ortaya koyan bir duruş sergilediğini vurguladı. Nihat İlhan’ın mekânının cennet olmasını dileyen Ataoğlu, bugün onun adına oğlu Profesör Dr. Mustafa Necmi İlhan’ın aralarında olduğunu belirtti.

Ataoğlu, o günlerin bir daha yaşanmaması, geçmişin unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması için bugün Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı TİKA’nın restorasyonunu tamamladığı Barbarlık Müzesi’nin açılışını geçekleştirdiklerini ifade etti.

-"Müze son teknoloji altyapıyla donatıldı"

Başbakan Yardımcısı Ataoğlu, Barbarlık Müzesi’nin çağa uygun son teknoloji alt yapısıyla donatıldığını, yapılan teknik donanımla o günlerde yaşanan olayların bire bir anlatıldığını kaydetti.

Ülkede bulunan değerlere kendileriyle birlikte sahip çıkan TC Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy’a ve Kıbrıs Türk halkının her zaman yanında olan TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a şükranlarını sunan Ataoğlu, Kıbrıs Türk halkı için canını feda eden şehitleri saygıyla anarak, gazilere sağlık diledi.

-Ersoy: "İnsanlık tarihinin en acımasız katliamlarından biri... 59 yıl geçmiş olmasına rağmen acısını hissediyoruz"

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da, insanlık tarihinin en acımasız katliamlarından biri olan “Kanlı Noel Katliamı” şehitlerini ve tüm şehitleri anarak, konuşmasına başladı.

Bu olay üzerine konuşmanın hiç kolay olmadığını ifade eden Ersoy, “Üzerinden 59 yıl geçmiş olmasına rağmen bu katliamın acısını yüreğimizde hissediyoruz. Ve bu öyle büyük bir acı ki yaşamımız boyunca bir an dahi unutabileceğimize ihtimal vermiyorum” diye konuştu.

Ersoy, Rum çetelerin, bir sağlık görevlisi olarak tek derdi insanları yaşatmak olan Kıbrıs’taki Türk Alayı’nda görev yapan doktor Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ve üç çocuğunu gözlerini kırpmadan, vahşice katletmelerini unutmayacaklarını kaydetti.

1963 yılında gerçekleşen bu acımasız olayı her zaman, her şartta ve her platformda tüm dünyaya anlatmaya devam edeceklerini belirten Ersoy, “Kadınların, çocukların, yaşlıların, Rum terör örgütleri tarafından nasıl elleri bağlanarak, katledilip, toplu mezarlara gömüldüğünü, çocukların vurulduğunu, en barbar saldırılara maruz kaldığını herkese anlatacağız” dedi.

-“Kıbrıs davası milli bir davadır”

Bunun şehitlere, tarihe karşı en büyük sorumluluklardan biri olduğunu dile getiren Mehmet Nuri Ersoy, şöyle devam etti:

“Kıbrıs davası bizim kalbimizde, vicdanımızda, tarihimizde çok büyük bir yeri olan milli bir davadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, bu dava; tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, mücadelesiyle büyük, 1974’te yazdığı kahramanlık destanıyla büyük bir milletin davasıdır.”

Kıbrıs Türkü’nün huzuru, güvenliği ve dünyadaki konumu için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceklerinin altını çizen Ersoy, şunları kaydetti:

“Rumlar, büyük bir hukuksuzluğa imza atarak evlatlarımızı hedef aldılar. Ancak devletimizin çok büyük olduğunu ve bu yaşananları hem unutmayıp hem de unutturmayacağını düşünemediler. Şükürler olsun ki, milletimiz öyle bir millettir ki ne tek bir şehidini unutur ne de tek bir karış toprağına göz diktirir.”

“Bu millet ne Fatih'i unutur, ne Mustafa Kemal’i unutur ne de Murat İlhan, Kutsi İlhan, Hakan İlhan’ı unutur” diyen TC Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, bu isimlerin unutulmadığını, tüm dünyanın gördüğünü ve herkesin bu isimleri öğrendiğini belirtti.

Ersoy, Abdülhamid Han sondaj gemisine eşlik eden üç gemiye "Murat, Kutsi ve Hakan" adlarının verilmesine atıfta bulunarak Murat İlhan, Kutsi İlhan ve Hakan İlhan’ın adlarının sadece Kıbrıs’ta değil, Türk milletinin yüreğinde, Doğu Akdeniz’de, Mavi Vatan sınırlarında dolaştığını ifade etti.

90’lı yıllarda Saraybosna’da on binlerce Boşnak’ın soykırıma uğradığına değinen Ersoy, yaşananların ardından Aliya İzzetbegoviç’in, “Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır” şeklindeki uyarısına dikkat çekti.

Mehmet Nuri Ersoy, bu açıdan Barbarlık Müzesi’nin kurulmasının, yaşananların unutulmaması ve dünya kamuoyuna anlatılması açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.

-“Modern ve geleneksel müzecilik birleştirildi”

TİKA aracılığıyla geçen yıl başlatılan müzenin restorasyonunun, elektrik, mekanik, teşhir tanzim ve çevre düzenlemesi işleri yapılarak, modern ve geleneksel müzecilik birleştirilerek, aslına uygun bir şekilde tamamlandığını belirten Ersoy, çağdaş müzecilik anlayışı çerçevesinde, yaşananların eksiksiz bir şekilde anlaşılması adına dijital imkanların geliştirildiğini ifade etti.

Ersoy, hafıza havuzunda, arşivlerden Kıbrıs’ta şehit olan ve kayıp listesinde bulunan vatandaşlara ilişkin bilgi ve görsel dokümanların temin edildiğini, yaşam öyküleri, fotoğraf ya da resmi belgeler, nerede şehit edildikleri ve tarihi gibi bilgilerin sağlandığını ve işlendiğini anlattı.

-“Türk tarihi aynı zamanda bir bağımsızlık tarihidir”

“Türk tarihi aynı zamanda bir bağımsızlık tarihidir” vurgusu yapan TC Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Anadolu topraklarında büyük bedeller ödediklerini, çok zor bir dönemde yeni bir cumhuriyet inşa ettiklerini ifade ederek, “Bağımsızlığı karakterimiz bildik” dedi.

Kıbrıs Türkü’nün yanında olarak, KKTC ile olan dayanışmayı en üst seviyede sürdüreceklerini vurgulayan Mehmet Nuri Ersoy, “Bu konudaki azmimizi bir an olsun kaybetmeden devam ettirmek milletçe boynumuzun borcudur” diye konuştu.

TİKA Lefkoşa Program Koordinasyon Ofisi’nin açılmasının çalışmalarına büyük katkı sağladığını kaydeden Ersoy, turizmin geliştirilmesi, istihdamın arttırılması, ekonominin güçlendirilmesi ile kültürel ve sanatsal iş birliğine dönük birçok çalışmayı da birlikte hayata geçirmeye devam edeceklerini söyledi.

-Kayalar: “Bu katliam hiçbir ideojiyle, inançla, akılla açıklanamaz”

TİKA Başkanı Serkan Kayalar da konuşmasında, yakın tarihin en acı hadiselerinden olan Kanlı Noel Katliamında ve Kıbrıs Türk halkının haklı davasında yaşamını yitiren şehitleri andı.

Hiçbir ideojiyle, inançla, akılla açıklanamayacak bu katliamı yapanların insanlık vicdanında mahkum olduğunu vurgulayan Kayalar, İlhan ailesinin yaşadığı evin Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinde sembol haline geldiğini söyledi. Kayalar, dinmeyen acının hafızalarda ve gönüllerde hala diri tutulduğunu ifade etti.

TİKA olarak 62’nci Program Koordinasyon Ofisi’ni 2019 yılında Lefkoşa’da açtıklarını hatırlatan Serkan Kayalar, o günden bugüne birçok alanda 100’e yakın proje gerçekleştirdiklerini belirtti.

Sürdürebilir kalkınma projelerinin yanı sıra kültürel projelere de ağırlık verdiklerini dile getiren Kayalar, ilk olarak TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayelerinde merhum Alparslan Türkeş’in doğduğu evin restorasyonunu tamamladıklarını ve müze haline getirdiklerini kaydetti.

Barbarlık Müzesi’nin KKTC’deki ikinci müze projeleri olduğunu dile getiren Kayalar, müzenin restorasyonunu TC Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy’un talimatlarıyla hızlıca hayata geçirdiklerini belirtti.

Çağdaş ve dijital müzecilik anlayışıyla binanın geçmişine ait tüm izleri koruma altına aldıklarını ifade eden TİKA Başkanı Kayalar, onur duydukları projenin hayata geçirilmesinde katkı koyanlara teşekkür etti.

Kayalar son olarak, tarihi acıya tanıklık eden Barbarlık Müzesi’nin hayırlı olmasını ve Kıbrıs Türklerinin haklı davasını gelecek nesillere ve tüm insanlığa aktarmasını temenni etti.

-İlhan: “Bütün acılara rağmen ‘vatan sağ olsun’ diyen bir babanın evlatları olmak ise bizler için en büyük şereftir”

Nihat İlhan’ın oğlu Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan ise “Bugün Kıbrıs Türklerinin varlık mücadelesinde sembol olmuş bir ailenin evindeyiz. 24 Aralık 1963 gecesinde Kanlı Noel’de sadece Türk oldukları için alçakça şehit edilen üç küçük evlat Murat, Kutsi, Hakan ve anneleri Mürüvvet Hanım’ın evindeyiz” diyerek, konuşmasına başladı.

59 yıl önce Kıbrıs’ta Türk varlığını yok etmek için EOKA’cı katiller tarafından yapılan saldırılarda 360’tan fazla Türk’ün şehit olduğunu, on binlerce Türk’ün yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kaldığını anlatan İlhan, şöyle devam etti:

“Bir asker, bir hekim, her şeyden öte bir insan olan babam Nihat İlhan’ın tüm ailesi, yaşama sevinci yok edilmiştir. Bütün acılara rağmen ‘vatan sağ olsun’ diyen bir babanın evlatları olmak ise bizler için en büyük şereftir.”

“Devletimizin büyüktür hem de çok büyük” vurgusu yapan Mustafa Necmi İlhan, geçen hafta TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından göreve uğurlanan Abdülhamid Han sondaj gemisine eşlik eden üç gemiye Murat, Kutsi ve Hakan İlhan’ın isimlerinin verildiğine dikkat çekti. İlhan, “Üç küçük şehidin Mavi Vatan’da bugün görevde olması çok anlamlıdır” dedi.

Özellikle genç nesillerin Barbarlık Müzesi’ni ziyaret etmesi temennisini dile getiren İlhan, böylelikle tarihin hatırlanacağını ve Kıbrıs Türkü’nün kahraman mücadelesine tanık olunacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın geçen sene Elazığ’a giderek, kendilerini ziyaret ettiğini dile getiren Mustafa Necmi İlhan, Tatar’ın, şehitler ve babasının kabirlerine Kıbrıs toprağı getirdiğini belirterek, minnettar olduğunu ifade etti.

Şehitleri rahmetle anan, gazilere uzun ömürler dileyen Mustafa Necmi İlhan, bir daha bu acıların yaşanmaması için TC ile KKTC’nin mücadelesinin başarılı olacağına inanç belirtti.

17/08/2022 14:50
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: fikri ataoğlu,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.