Bulimia Nervoza hastalığı nedir ve belirtileri nasıl anlaşılır?

Bulimia Nervoza hastalığı, popüler isim Duygu Özaslan'ın verdiği bir demecin ardından araştırılmaya başladı. Bulimia Nervoza hastalığı nedeniyle kilo aldığını açıklayana Duygu Özaslan, bu demecinin ardından sosyal medyada gündem olmuş ve dolayısıyla pek çok kişi tarafından araştırılmaya başlamıştı. Peki, Bulimia Nervoza nedir ve belirtileri nelerdir? İşte, Bulimia Nervoza hakkında merak edilen bazı bilgiler

ads
ads
09/07/2020

ads ads
Bulimia Nervoza hastalığı nedir ve belirtileri nasıl anlaşılır?

Bulimia Nervoza, sosyal medya fenomeni Duygu Özaslan'ın yaptığı açıklamanın ardından merakla araştırılmaya başlandı. Bulimia Nervoza belirtileri ve tam olarak nasıl bir hastalık olduğunu anlamaya çalışan pek çok kişi, internet üzerinden bu konuda araştırmalarını gerçekleştirmeye başladı. Peki, Bulimia Nervoza nedir ve belirtileri nasıl anlaşılır? İşte, Bulimia Nervoza hakkında detaylı bilgiler

BULUMİA NERVOZA HASTALIĞI NEDİR?

Bulumia Nervosa, oburluk ve kilo almayı engelleyen davranışlarla karakterizedir. Ergen ve genç yetişkin kadınlar arasında sıklığı %1-3'dür (>18 yaş).

Semptomları ise şu şekildedir;

  • Kilo oynamaları
  • Kilo kaybı
  • Kusma
  • Yorgunluk
  • Baş ağrısı
  • Baygınlık
  • Belirsiz abdominal ağrı
  • Düzensiz adet görme


Bu durumla karşılaşan hastaların %70'i iyileşme eğilimindedir. %30 oranında ise tekrarlama durumu bulunmaktadır. Ölümcül etkisi çok düşüktür. Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Hakan Atalay, yeme bozukluklarını ve psikolojik sebeplerini açıkladı. İşte, o detaylar; Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Beden Kitle İndeksi (BKİ) 17 kg/m2’nin altı anlamlı ölçüde “düşük ağırlıklı” kabul edilir.
Bulimia Nervoza, sonuçları açısından Anoreksiya ile benzerdir. Sadece davranış biçimleri değişir. Bulimia “tıkınırcasına yeme” ataklarıyla kendini gösterir. Genellikle abur cuburdan oluşan gıdalar hızla ve çoğu kez gizlice tüketilir ve bunun sonucunda kişi pişmanlıkla bu “yükten” kurtulmak için kusar; boşaltım sistemlerini hızlandırmak için ilaçlar kullanır ya da çok fazla egzersiz yapar.

Tedavide öncelikli olarak bedenin fizyolojik dengesinin kurulması, beslenmenin düzenlenmesi esastır. Aynı zamanda psikofarmakolojik ve psikoterapötik müdahalelere de başlanır. Yatırılması gerekmeyen ve uygun zamanda başlanmış ilaç ve psikoterapiyle izlenen hastalarda hastalığın seyri tedavi görmeyen olgulardan çok daha olumludur ve ölüm nadir görülür.

Türkiye’de yapılan bazı çalışmaların kişilerin yeme bozukluğu olma sıklığını yüzde 3 olarak ortaya koyduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Dila Özçelik, daha çok ergenlik döneminde başlayan bu durumun genç kızlarda görülme yoğunluğunun genç erkeklere göre 4 katı olarak saptandığını açıkladı.

Yeme düzenindeki ciddi farklılıklar ve rahatsızlıklar olarak tanımlanan yeme bozukluğu kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen bir sorun. Dünya genelinde kadınlarda daha sık görülen yeme bozuklukları genellikle 10 ile 20 yaşları arasında ve daha çok da gençlik yıllarında ortaya çıkıyor. Herhangi bir yeme probleminin ‘bozukluk’ olarak nitelendirilebilmesi için bazı tanı kriterlerine sahip olması gerektiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Dila Özçelik, ilgili tanı kriterleri değerlendirilince, gençlerde daha çok Anoreksiya Nevroza ve Bulimiya Nevroza tipi yeme bozukluklarının görüldüğünü söyledi.

“Anoreksiya Nervoza’da kişi çok ciddi bir yemek kısıtlamasına giderken Bulimiya Nervoza’da sık sık yeme nöbetleri yaşanır ve sonrasında aşırı egzersiz, kendini kusturma ve müshil kullanımı gibi durumlar görülür” diyen Dila Özçelik, yaşanan bu sorunlara fizyolojik, psikolojik ve çevresel etmenlerin bir bütün olarak sebep oluşturduğunu vurguladı.

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ YÜZDE 65 BAŞARILI 

Tedavi aşamasında da farklı disiplinlerin bir araya gelmesinin gerektiğini ifade eden ve bu süreçte özellikle psikoterapik yöntemlerden büyük oranda olumlu sonuç alındığını kaydeden Özçelik, şunları kaydetti:

“Özellikle son yıllarda etkinliği kanıtlanan birtakım psikoterapi çeşitlerinin, kişilerin bu bozuklukları yenmesinde önemli bir adım olduğu görüldü. Özellikle Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan çalışmalar Bilişsel Davranışçı Terapi’nin yeme bozukluğu konusundaki etkinliğini kanıtlar nitelikte. Fairburn ve arkadaşları (2015) yapmış oldukları kültürler arası çalışmada, direkt olarak yeme bozukluğu için geliştirilmiş terapilere katılan kişilerin yüzde 65’inin yeme bozukluğundan kurtulduğunu saptadı. Elde ettikleri bu sonucu 60 hafta boyunca takip eden araştırmacılar, tedaviden faydalanan kişilerin problemlerinin tekrar etmediğini gördüler. Bununla birlikte grup psikoterapilerinin ve sanat içerikli psikoterapilerin de yeme bozukluğu üzerinde etkin olduğunu gösteren birçok çalışma var. Öte yandan etkin bir tedavi için beslenme uzmanlarının da tedavinin bir kısmında olması önemli. Bunun haricinde bazı danışanların psikoterapiye eş olarak psikiyatrik ilaç tedavisi de görmesi gerekebiliyor.”

Türkiye’de yapılan bazı çalışmaların kişilerin yeme bozukluğu olma sıklığını yüzde 3 olarak ortaya koyduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Dila Özçelik, daha çok ergenlik döneminde başlayan bu durumun genç kızlarda görülme yoğunluğunun genç erkeklere göre 4 katı olarak saptandığını açıkladı.

GENÇ KIZLARDA DAHA FAZLA 

Türkiye’de yapılan bazı çalışmaların kişilerin yeme bozukluğu olma sıklığını yüzde 3 olarak ortaya koyduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Dila Özçelik, daha çok ergenlik döneminde başlayan bu durumun genç kızlarda görülme yoğunluğunun genç erkeklere göre 4 katı olarak saptandığını açıkladı.

Dila Özçelik, “Tedavinin en çok ilgi çeken noktasının terapi protokolünün içerdiği insan ilişkileri yöntemlerinin kişilere sağladığı fayda olduğunu düşünüyorum. Kişiler edindikleri etkin iletişim becerileriyle özgüvenlerini yükseltebiliyor, böylece yeme bozukluklarını etkin bir şekilde aşabiliyorlar” şeklinde konuştu.

09/07/2020 15:39
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: bulimia nervoza, sağlık
MANŞETLER

HK SAĞLIK

Bağışıklık sistemini güçlendirmesinin yanı sıra o etkiye de sahip!

HK SAĞLIK

Kış aylarının vazgeçilmez meyvelerinden biri olan ayva, elma ve armut içeren Rosaceae ailesine ait kokulu bir meyvedir. Ayva, besinlerle dolu çeşitli sağlık yararları oldukça fazla olan nadir meyvelerden biridir. Ayvayı tükettikten sonra çekirdeklerini atmamanızda yarar var. Çünkü, ayva çekirdeklerinin özellikle cilt için inanılmaz faydası var. Şimdi, ayva çekirdeğinin faydaları nelerdir? Ayva çekirdeği neye iyi geliyor? Gelin hep birlikte öğrenelim.

Yaz ishallerine karşı bol bol su için

HK SAĞLIK

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ceran Çağrıl; havaların ısınmasıyla birlikte yaz enfeksiyonlarına, özellikle yaz ishallerine karşı tedbirli olunması gerektiğini belirterek; "Yaz ishali gelişen çocukta su kaybı yaşanır ve sıcak havaların da etkisiyle artan su kaybı daha da artabilir. Çocuğun yaşına uygun olarak ishale yönelik diyet uygulamaları da hastaneye başvuru oranlarını azaltır. Bu süreçte ailelerin mutlaka hekimle irtibat halinde olmaları gerekir” dedi.

Bayram sofralarınıza sağlık katacak 15 öneri

HK SAĞLIK

Koronavirüs tehlikesi nedeniyle bu bayramda da her ne kadar kalabalık sofralarda yan yana oturamayacak olsak da, özenle hazırlanacak menüler için planlar şimdiden yapılıyor. Ancak özellikle kırmızı et tüketiminin arttığı Kurban Bayramı’nda, porsiyon miktarlarından pişirme yöntemlerine kadar pek çok konuya dikkat edilmesi sağlık açısından büyük önem taşıyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Gözde Akın, kurban eti tüketirken uymanız gereken kurallar hakkında önemli bilgiler verdi.

Regl sancısına iyi gelen 5 kurtarıcı besin

HK SAĞLIK

Regl dönemi kadınlar için hem fizyolojik hem de psikolojik açıdan zor geçen bir dönemdir. Regl döneminin en tatsız yanlarından biri sancılardır. Bu dönemde sağlıklı beslenmenin önemi büyüktür ve doğru beslenme ile bu etkileri daha aza indirebilirsiniz. Türkiye’nin ilk dijital kadın asistanı Pepapp, regl sancısının sebeplerini araştırdı ve regl sancısına iyi gelecek yiyecek ve içecekleri kadınlarla paylaştı.

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.