Advertisement

Advertisement

Gelmemiz gereken bu nokta mıdır?

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
27/06/2011


İsmet Kotak İsmet Kotak


Günlerden beri sakız gibi ağızda çiğnenmekte olan iki haber nihayet Kıbrıs Türk Halkı olarak bize zarar vermeye başladı.Kaldı ki bazıları bunları köşelerinden incir ipi gibi Ankara’ya uzatmakta…Herkesin amacı Türkiye Başbakanı ve Türk Hükümetine karşı KKTC’de cephe yaratmak!

El insaf. Öncelikle  iki olayı irdeleyelim.Sonra başa döneriz.

DAÜ’nün yan kuruluşları özele peşkeş çekildi.KTHY’ında olduğu gibi tam bir acemi mangası gibi davranıldı.Milli Eğitim Bakanı bile bu kaçamağa “Tüzük-müzük yok” kalıbını uydurmaya ve ihalesiz adım atılmasına haklı neden göstermeye  kalktı ve de acemiliğini gösterdi.Adama sormazlar mı,Yasa yetki vermiyorsa, tüzük yetki vermiyorsa, hangi akla hızmet Üniversitenin malını gizlice birilerine  teslim etmeye kalkıyorsun!

DAÜ’de Rektör hatalıdır.DAÜ’de Vakıf Yönetimi hatalıdır.Bunu yapacaklardı,bari Kıbrıs ve Türkiye gazetelerinde bir ilân yaparak isteklileri davet edemezler miydi?Bunun aksine hüküm var mı? Biri bunu yapmak isterse elinizi mi tutacaklardı?

Kıyamet kopunca bindirilmiş kıtalar GaziMağusa’ya aktılar.Orada gözlem yapan bir basın mensubu dostumun dediği gibi masumane bir protesto nerede ise Türkiye’ye hakaret plâtforumuna döndürüldü…Son zamanlarda her protestoda olduğu gibi…Bunu yapanlar kimler? Aynı aktörler.Nerede protesto varsa otobüslerle olay mahalline koşuyorlar.

Polis görevini yapmaya çaba harcadı.Şiddeti kimin kime uyguladığı resimlerle filmlerle açığa çıktı.”DAÜ ve öteki olaylarda Polis şiddet kullanmış;Hükümet veya bir kısım Meclis bunu kasten yapıyormuş…” Niçin? Ankara Hükümetine karşı muhalefeti tahrik için.Hatta “Başbakan Erdoğana karşı kışkırtma yapılıyormuş”…

İşte işin ilginç noktası.Kıbrıs’ta her zaman Ankara’daki Hükümetlerle dayanışma oldu.Ayrım olmadı.Kavga gürültü yaşanmadı.Farklı görüşler hep sessiz geçiştirildi.Önemli olan Anavatan-Yavruvatan ilişkilerine zarar vermemekti.Dün de bugün de…

KKTC’de dün Demirel’e,Çiller’e,Ecevit’e ve bugün Başbakan Erdoğan’a karşı tavır koyan,tepki koyan aslında Lefkoşa ve Ankara arasına nifak sokmak isteyenlerdir.Ben olayı böyle görüyorum.Öyle olmasa her olayda boy gösteren bindirilmiş kıtalardan “Türkiye’ye karşı” sesler yükseler bilir mi?Neymiş “Türkiye Kıbrıs Türkünü erozyona uğratıyormuş”…

El insaf! Karşımızda bizi pire gibi ezmek için silahlanan Rumu ve Yunanlıyı kabullenmek ve Türkiye’den  nefretle söz etmek için çok ama çook pişkin olmak gerekmektedir.

Onun için söylemek istediğim basittir:Ruma tavla teslim olmamız isteyenlere kulak asmak yerine,Kıbrıs’ta yaşadıklarımızı ders olarak anımsamak bize yetmektedir.Softa şaşırtmasına gerek yok.

                                    &&&

ÇİN SAHNE ALDI

Kıbrıs sularında petrol ve doğal gaz  aramaya Çin de katıldı.Habere göre ABD Noble Petrol Arama Şirketi Çin Şirketi ile anlaşmış, Levanten bölgesinde kendi namına arama yapılmasını istemiş. Çin ödenerek bu göreve soyunmuş…

Önce de yazdım.Yineliyorum.KKTC Hükümeti artık petrolla ilgili Türk Şirketlerine, KKTC sularında petrol ve gaz arama izni vermeli ve derhâl sahaya inilmelidir.Ben geç kalmadan korkuyorum.Petrol başa beladır ama erken davranan köşeyi yakalar.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK İsmet Kotak

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.