Advertisement

Advertisement

Sosyal Sigortalar Yasasındaki büyük ihmâl

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
01/07/2011


İsmet Kotak İsmet Kotak


Nihayet  “Sosyal Sigortalar Yasası’nda”  yapılacağı söylenen değişikliğe  Bakanlar Kurulu karar verdi.Çünkü Sigorta’da ödeme güçlüğü yaşanmaktadır.Yıllardan beri tartışma sürdü ama birçok Hükümet bu Yasada ciddi değişiklik yapmadı. Çekindi.Borç-harçla yolu yürümeyi yeğledi.Dün elimize ulaşan Hükümet açıklamasından öğrendiğimize göre   Yasada yapılacak değişiklikler belli oldu.O açıklama şöyle idi:

“Bugün toplanan Bakanlar Kurulu, “sosyal güvenlik sisteminin  ödeme güçlüğünden kurtulması ve sürdürülebilir olması” amacıyla  emeklilik yaşının 50-55’ten 60’a yükseltilmesini öngören Sosyal Sigortalar Değişiklik Yasa Tasarısı’nı onayladı.

Toplantı sonrası yapılan açıklamaya göre,  ödeme güçlüğü içinde olan Sosyal Sigortalar’ın çağdaş, adaletli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla emeklilik yaşının 60’a yükseltilmesi öngören  onaylandı.

Kademeli geçiş öngörüldüğünü  belirten  sözcü Çavuşoğlu, buna göre şu an 38 ve 39 yaşında olanların 6O, 47 ve 48 yaşındakilerin 52 yaşında emekli olacağını anlattı. Çavuşoğlu, yeni değişikliğin şu anda 49 ve 50 yaşında olanları kapsamayacağına da işaret etti.”

Artık gerçekleri konuşma zamanı  geldi.İhtiyat Sandığı’nda birikimlerin doğru zamanda ve doğru alanlarda kullanılmadığını önceki yazımda işaret ettim.İhtiyat Sandığı Yasası gibi Sosyal Sigortalar Yasası da Çalışma,İskân ve Rehabilitasyon  Bakanı olduğum dönemde hazırlandı ve yasalaştı.O günün koşullarında 50 ve 55 yaşta emeklilik gerekli idi.Gelişen koşullar içinde, emekli yaşının ve koşullarının değişikliğe uğratılması da kaçınılmazdı.Ve de bu konuda çok ama çok geç kalındı. Başka maddelerin kaldırılmasında da geç kalındı.Onu da işaret edeceğim.

Yasa nasıl hazırlandı,nasıl Mecliste kabul edildi?Geçici maddelerinin amacı neydi?Neden 1974 öncesinde Sosyal Sigorta Yasası yapılmadı?Sondan başa geleyim:

1.1963 Silâhlı Rum saldırıları  Türk Halkını yokluğa,yoksulluğa ve hatta hayatını devam ettirme güçlüğüne itti.Sömürge döneminde,1956 yılında faaliyete geçirilen”Sosyal Sigorta Yasası”,Türk-Rum-İngiliz işyerlerinde ve İngiliz Üsler bölgesinde geçerli idi. Çarpışmalara rağmen  Üslerde ve Yabancı Elçiliklerde ve hatta yabancı şirketlerde  çalışmaya devam eden Türkler sigortalı idi.Kıbrıs Türk Halkı 20 Temmmuz 1974 öncesinde adanın her tarafına dağılmış durumda idi. KKTC’de yeni Yasa yaparak bunları bu haktan yararlandırmak mümkün değildi.Önceki yabancı işyerlerinde çalışanları da bu kapsama almak mümkün değildi.Hatta bunların hakları tehlikeye girerdi.

Türk-Sen çalışanların haklarının çiğnenmemesi için KKTC kapsamında bir Sosyal Sigorta Yasası yapılmasına o gün için karşı çıktı.Bizler de Bakanlık olarak çalışmaları erteledik. İhtiyat Sandığı Yasasını yürürlüğe koyarak belirli hakların kaybedilmemesini  sağladık.

2.20 Temmuz 1974’den sonra artık KKTC topraklarının sınırları belli olduğu ve Türk Halkı bu bölgede toplandığı için “KKTC Sosyal Sigortalar Yasasının” yapılması kaçınılmaz olmuştu.1975 yılında başlamak üzere Türkiye’den ve ILO’dan uzmanlar getirerek çalışmalara kattık.1976 seçiminden önce de Kurucu Mecliste Yasalaştırdık.Yürürlüğünü seçimden sonraya erteledik.

O günün koşullarında devlet kadrolarında erken emeklilik yaparak genç nufusa yer açılması ana hedefti.Bu Devletin Kamu Kadrosunda uygulandı.Kamuda deneyim kazananın Özel Sektöre kayması için erken emeklilik uygulandı.Sosyal Sigortalar Yasasında 50-55 yıl bunun için öngörüldü.Hele Devletten emekli olanlara Sigortaya kayıt hakkı verilmesinin ana nedeni de KKTC’de nufus tutma,Özel Sektöre bilgili yeni kan akıtmaktı. Bu Özel sektöre dinamizm getirdi.

Bugün güçlü bir “Özel Sektör”  yaratılmışsa bu Kamudan erken emeklilik ve Sosyal Sigortadan sağlanan ek haklardandır.

3.Ancak ilerleyen zaman içinde Sosyal Sigortalar Yasası’nda ilk yıllar için öngörülen bazı haklar kaldırılmalı,Sigorta’yı güçlendirici kararlar alınmalı idi.Örneğin, primlerin tavanı yüksek tutulmalı idi.

a)Hem Kamudan, hem Sigortadan emekli olma halinin kaldırılması idi.Bu bir geçiş dönemine ait uygulama idi ve devam ettirilmemeli,geriye dönük ödemeye yaptırarak Sigorta emekli maaşı bağlanmamalı idi.

b)Primlerde düşük taban seçilmesi ve tavanın düşük tutulması hata idi.Özel Sektörde Genel Müdür maaşının bütünü sigorta kapsamında olmalı ve prim buna göre yatırılmalı idi.Emekli maaşı ödemelerinde yüksek basamak olacak korkusu ile yıllarca Sigortanın gerçek gelirleri toplanamadı.

c)Birçok işyerlerinde ve hatta Üniversitelerde “Sigorta primi” gerçek maaşa göre değil, asgari ücrete göre yatırılarak Sigorta Fonunun hakkı yendi. Bu uygulama birçok iş yerinde sürmektedir.

d)Kamudan emeklilikte, Mücahitlik hızmetlerine sağlanan menfaati eşitlemek amaçlı olarak Mücahitlerin Sigortalarda ödenmemiş yıllarını, Sigorta emeklisine ödenmiş saymak en büyük hata idi.Sosyal Sigortalar Yönetimi, primini almadığı menfaati ödemeye mahkum edildi.

e)Biz Yasayı geçirirken Devletin birçok iş alanından gelenlerin primlerini ödeme gücü  yoktu.Yani Türk Halkı göçmendi.Bunun için primlerde üç ayaklı ödeme gerçek anlamda gerçekleşmedi. Çalışan ve işveren, primini yatırdı,devlet menfaat ödeneceğinde taahhüdünü yerine getirme vaadi ile Yasaya madde koydu.

Bu zaman içinde kaldırılacaktı.Üzüntü ile söylemeliyim ki kaldırılmadı.Hala Devlet, Sosyal  Sigortaya borçlu olarak durumu sürdürmektedir.

Sosyal Sigortalar Yasası ile ilgili konuyu yarın da sürdüreceğim.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK İsmet Kotak

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.