Özyiğit: "Kıbrıslı Türklerin, tek amacı uluslararası hukuka girmek"

 TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit Cumhuriyet Meclisi Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi'nde toplandı.

ads
19/11/2019

ads
Özyiğit: "Kıbrıslı Türklerin, tek amacı uluslararası hukuka girmek"

 Cumhuriyet Meclisi Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi, 2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı kapsamında bugün toplandı.

UBP Milletvekili Sunat Atun’un başkanlık ettiği komitede ilk olarak 132 Milyon 970 bin TL olan Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın bütçesi ele alınmaya başlandı.

Söz alan TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit , Maronit açılımı konusuna değinerek başladığı konuşmasında, bu konuda geçmişte yapılan çalışmalara değinerek, bunun artık sonuçlanması gerektiğini vurguladı.

Maraş konusunun da hassas ve uluslararası hukuk dahilinde bir konu olduğuna işaret eden Özyiğit, Maraş’la ilgili Doruk Anlaşması’nda yer alan maddeye atıfta bulundu.

Konunun Cumhurbaşkanlığı dahilinde konuşulması gerektiğini söyleyen Özyiğit, Türk tarafının attığı tek yanlı adımlar nedeniyle, BM’nin bu konuda aldığı önlemler olduğunu belirtti. Özyiğit, öteden beri tutumlarının net olduğunu, Maraş’ın BM kararları ve uluslararası hukuk çerçevesinde kalınarak açılabileceğini söyledi.

 “Rum tarafının tavrında değişiklik yok bunları bırakıp, yeni şeyler söyleyelim” denildiğine işaret eden Özyiğit, “Onlar yanlışta devam edecekse, biz de mi yanlış yapalım” dedi.

“Süreç çökmedi, top direkten döndü” diyen Özyiğit, tekrar uğraşılması, lobicilik faaliyetleri ve uluslararası girişimlerin artırılası gerektiğini, hiç kimsenin uçsuz bucaksız bir süreç istemediğini vurguladı.

Özyiğit, “küstüm oynamam mantığı yoktur” diyerek, Kıbrıslı Türklerin, tek amacının uluslararası hukuka girmesi olması gerektiğini söyledi.

Nami: “Siz dünyayı yanınıza alamadınız Sayın Bakan”

CTP Milletvekili Özdil Nami de, hükümetin dış politikasında umut vadeden bir gelişme göremediğini belirterek, sorulması gereken ana sorunun federal çözüm bulma çalışmalarının neden sonuçlanamadığı olması gerektiğini kaydetti.

Ortak amacın, Kıbrıs Türk halkını statükodan kurtarıp, dünyayla buluşturmak olduğuna inanç belirten Nami, hükümetin ortaya koyduğu reçetenin yeni olmadığını, geçmiş ezberlerin pişirip kurtarılması ve halka sunulması olduğunu belirterek, geçmişte çok denenip başarısızlığının kanıtlandığına işaret etti. Ana temelin statükonun nasıl sonlandırılacağı olması gerektiğini belirten Nami, “Siz dünyayı yanınıza alamadınız Sayın Bakan” dedi.

Yapılması gerekenin, takvimli ve sonuç odaklı bir şekilde müzakerelere yeninden başlaması olduğunu kaydeden Nam, sağlanan yakınlaşmaların yeniden tescil edilerek, takvimin sonunda açıkta kalan noktaların, tıkanıklığın aşılma mekanizmasıyla çözümlenmeye çalışılması ve sonucun referanduma sunulması olduğunu söyledi.

Geçmişte yapılan uluslararası temaslara ve engellemelere değinen Nami, savunulan politikaların, muhatapların ret edemeyeceği politikalar olduğu için bu kapıların tek tek yeniden açıldığını kaydetti.

Dış politikanın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Nami, doğal gaz konusunda daha önceki hükümetlerin politikasının devam ettirildiğini, ancak bunun kuvvet politikasına bürünen bir durum gibi gösterilmemesi gerektiğini söyledi.

Dünyayı yanına çeken bir politikadan uzaklaşılarak, dünyanın Kıbrıs Cumhuriyeti’nin hakları ve Rum tarafıyla bir müttefiklik sergileme yarışı içine girdiği bir politika içine sürüklenildiğini vurgulayan Nami, bu konuda nerede yanlış yapıldığının tespit edilmesi gerektiğini belirtti.

Maraş konusuna da değinen Nami, BM Güvenlik Konseyi kararlarını göz ardı ederek,  uluslararası hukukla uygunluğun nasıl olacağını sordu. Nami, Maraş konusunda BM ile istişare edilerek, adım atılması gerektiğini kaydetti.

Maronitler konusuna da değinen Nami, bu konuda artık sonuca gidilmesi gerektiğini söyledi. 

Gündüz: "Kıbrıs Türkü’nün boğazına sokularak, ekonomik olarak zora sokacak adımlar atıldı"

UBP Milletvekili Menteş Gündüz de, “her türlü güven yaratıcı önlemler” diye başlayan ancak güne oturtulmayan adımlar atıldığını söyledi. Gündüz, Kıbrıs Türkü’nün boğazına sokularak, ekonomik olarak zora sokacak adımlar atıldığını söyledi.

Kıbrıslı Türklerin bugüne kadar hep iyi niyetle adım attığını, her attığı iyi niyetli adımın, sonraki zamanda önünü tıkadığını ifade eden Gündüz, tekrar referanduma gidilmesi ve Rum tarafından hayır çıkması halinde ne olacağını sordu.

Candan: "AB’ye uyumlu yeni yasaların hükümet tarafından tamamlanmalı"

CTP Milletvekili Armağan Candan da, yurt dışı temsilciliklerde zor şartlarda görev yapan personel ve sorunlarına değindi.

AKPA toplantılarına katılan Meclis heyetinin temaslarına değinen Candan, AKPA’da kendilerinin en çok ilgilendiği ve gündeme gelen konulara değindi. Toplantılarda ele alınan konuların başında kayıp şahıslar konusunun geldiğine işaret eden Candan, ele alınan diğer konuları aktardı.

İki devletli çözüm ve bölünme ihtimalinde, Kıbrıslı Türklerin bütün ada üzerinde ve etrafındaki sulardaki haklarından vazgeçmesi tehlikesinin ortaya çıkacağını söyleyen Candan, bunun Kıbrıslı Türklerin çıkarına olmayacağını; hem Kıbrıslı Türkleri, hem de Türkiye’yi Doğu Akdeniz’in bir köşesine hapsedebileceğini vurguladı.  

Maraş konusuna da değinen Candan, Başbakan Ersin Tatar’ın geçtiğimiz günlerde 2020 yılına atıfta bulunan açıklamasının, hükümet politikası olup olmadığını sordu.  Candan ayrıca Maronit açılımına dair hangi noktada bulunulduğunu anlatılmasını istedi.

Meclis AB Uyum Komitesi olarak ellerindeki bütün yasa tasarılarını tamamladıklarını ve bu konuda Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi nezdinde ekstra bir çalışma yapıldığını kaydeden Candan, AB’ye uyumlu yeni yasaların hükümet tarafından tamamlanarak, Meclis’e gönderilmesini beklediklerini belirtti.

Candan, Rum tarafının Yeşil Hat Tüzüğü’nün değiştirilmesine yönelik girişimleri konusunda uyanık olunması gerektiğini ve Avrupa Komisyonu nezdinde, hellim konusunda olduğu gibi girişim yapılmasının elzem olduğunu ifade etti.

Toros: “Maraş politikanız da aynen çözüm politikası gibi bir hayal ürünüdür"

CTP Milletvekili Fikri Toros da, Dışişleri Bakanı Özersay’ın Kıbrıs politikasına eleştirilerde bulunarak, bu politikaların kabulünün mümkün olmadığını belirtti.

Özersay’ın “işbirliği” ifadesini, “federal çözüm müzakerelerinin tükenmesi, alternatif çözüm modellerinin tartışılması” durumlarında kullandığını savunan Toros, aslında işbirliği olması gereken şekilde kullanılsa, çözüme yönelik olumlu katkı yapacağını söyledi. Toros, bağımsız olarak Kıbrıs Türk halkının refah seviyesini ve AB ile sınırlı ilişkilerini farklı bir ölçeğe dönüştürebilecek bir strateji olabileceğine inanç belirtti.

KKTC’ye AB’da akredite olmuş standart kurumlarının getirilmesi gerektiğini söyleyen Toros, bu kurumun danışmanlık, gerektiği durumlarda Kıbrıslı Türk üreticilere uygulama, denetim ve sertifika hizmeti sağlanabileceğini kaydetti.

Dış temsilcilikler konusuna da değinen Toros, Türkiye’nin de bu konudaki maddi ve manevi desteğini bildiğini, bu temsilciliklerde bir strateji değişikliğine gidilerek, kapasite artırımının ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi.

Dış temsilciliklerin, Kıbrıs Türk diasporasını örgütlemesi gerektiğini de ifade eden Toros, bu konuda tek aktif olunan yerin Londra ve Türkiye olduğuna dikkat çekti. Avusturalya’ya da bir temsilci atanması gerektiği görüşünü dile getiren Toros, uluslararası ilişkilerin yeni bir organizasyonla olabileceğini kaydetti.

Kıbrıs sorununa değinen Toros, Kıbrıs Türk halkının çok uzun yıllarıdır tecrit edilmiş durumda olduğunu ve çok büyük bir haksızlığa uğradığını söyledi. Toros, “Böyle bir konumda siyasi eşitliğimizi bir daha tartışma konusunu yapmayacak müzakereleri yürütmek ve Kıbrıs Türk toplumunun bir bütün olarak hareket etmesinin, güvenilirlik ve tutarlılık açısından önemli olduğunu vurguladı.

Özersay’ı Kıbrıs konusundaki görüşlerinden dolayı eleştiren Toros, Kıbrıs konusunda ortaya konulanların bir hayal ürünü olduğunu ileri sürdü. Toros, “Maraş politikanız da aynen çözüm politikası gibi bir hayal ürünüdür ve bizi hiçbir yere vardıramayacaktır” dedi.

Maraş’ın açılmasını sadece ekonomik olarak değil, insanı olarak da çok önemli bulduklarını kaydeden Toros, böylesi bir adımın Rum toplumunu motive edecek bir adım olduğunu düşündüklerini, bu nedenle bu konuda bir an önce Cumhurbaşkanlığı ile istişare içinde bir çalışma yapılmasını önerdi.

Maronit açılımı konusuna da değinen Toros, bu konuda bir an önce sonuç alınmasını istedi.

Konuşmalar ardından komite toplantısına bir saat ara verildi.  

19/11/2019 17:11
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit Cumhuriyet, haber, kıbrıs, Meclisi, Ekonomi, Maliye, Bütçe, ve, Plan, Komitesi’nde, toplandı.
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.