Tarım alanında reform şart
20/10/2011
Deniz Gürgöze
Ülkemizde Tarım ve Hayvancılık nerdeyse ana geçim kaynağı halindedir. Maalesef gün geçtikçe bu üreticiler yok edilmeye çalışılırken, günden güne ciddiye alınmadıkları da aşikârdır.
Tarım bir ülkenin bel kemiği ise hayvancılık bel kemiği tutan diğer unsurdur. Eğer bu ikili yok olursa bir ülke yok olur.
Uluslar arası fuarlarda görülen en belirgin şey devlet desteğinin üreticiyi tatmin edecek kadar yeterli olmasıdır. Ülkemizde ise bu durum maalesef vahimdir denecek durumdadır.
Türkiye Cumhuriyeti tarım ekipmanlarını alacak üreticiye %50 hibe verirken, tarıma destek kredisi ile uzun yıllarda faizsiz kolaylıklar da sağlıyor. Türkiye tarım alanında gerileme yaşadığı dönemlerde üreticisini yeniden tarıma teşvik etmek için elini kolunu uzatarak çiftçisini göklere çıkardı. Bu çıkışla tarım alanları yeniden yeşermeye ve hayat bulmaya başladı. Özellikle kırsal kesimlerin ana geçim kaynağı olan tarım Türkiye’de yeniden hayat buldu. Bu durum şu an ülkemizde yaşanıyor. Yani tarım alanları gün geçtikçe gerilerken çitçilere destek kimden gelmeli diye düşünmeden KKTC Hükümeti üreticisine elini uzatmalıdır. Uzatmakla kalmamalı tabi ki… KKTC hükümeti üreticisini destekleyerek, bankalardan alınacak uzun vadeli faizsiz tarım kredileriyle üreticisine tam destek sağlamalıdır.
Ülkemizde buna benzer teşviklerle üreticiler kalkındırılmalı ve tarım alanına özendirici uygulamalarla üreticilere seçenekler sunmalıdırlar. Özellikle teknolojinin de günden güne gelişim gösterdiği bu günlerde tarım ekipmanları da piyasada yerini almıştır. Üretici kendi kendini yenileyerek, zaman tasarrufu yapmalıdır. Çiftçilerimiz insan gücünü geride bırakan teknoloji harikası yeni aletlere sahip olarak büyümelidir.
Tarım alanında yeniden reforma gidilmeli ve çiftçi hak ettiği yere getirilmelidir. Bin bir fedakârlıkla mesleklerini sürdürerek, bırakmamakla direnen çiftçilerin sorunları yapılacak reformlarla hayat bulacaktır.
Bunun yanında hayvancılığı da zora koyarak, bitirmeye çalışan politikalar bir an önce yenilenerek faaliyete geçmelidir.
Günden güne azalan hayvancı sayısı da buna eş olarak ayni teşviklerle yapılandırılmalıdır. Üretici süt parasını gecikmeli alarak zarara uğrarken, arpa paraları da zamlanarak üreticiyi sıkıntıya koymuştur. Mazot desteğinin de kalktığı hayvancılık sektöründe, durum günden güne kötüye giderken Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı herhangi bir tarım ya da hayvancılık politikası üretememektedir.
Günümüzde girdilerin artış göstermesi ile yaşanan sıkıntılar üreticileri isyan noktasına getirmiştir. Her ne kadar da ciddiye alınmasa da hayvancı birlikleriyle çeşitli girişimler yapmış fakat istediklerini henüz yaptıramamışlardır.
Gelir getirici çalışmalar yapılmadığı, üreticilerin sıkıntıları görmezlikten gelindiği ve ülkenin bel kemiği hayvancıların sorunlarına duyarsız kalındığı sürece bu ülke bir adım ileriye gitmez.
Bu ülkede tarım ve hayvancılık alanında bir reform şart….














































































































































