Talat Amerikalılardan müdahale istemişti

Talat, Amerikan Büyükelçisine Rumların üzerinde durduğu “Kıbrıslı Çözüm” mantığı ile meselenin halledilemeyeceğini söyledi

ads ads ads ads
23/10/2011
Havadis

ads
ads
Talat Amerikalılardan müdahale istemişti

- TALAT ÇOK UĞRAŞMIŞ ANCAK HRİSTOFYAS’LA UZLAŞAMAMIŞLARDI
Dimitris Hristofyas arasında devam etmekte olan müzakereler bir önceki Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Hristofyas arasında başlamıştı. Talat 2010 Nisan ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Hristofyas’la bir uzlaşmaya varabilmek için çok çaba harcamış ancak Hristofyas’ın ayak diremesi nedeniyle bunu başaramamıştı.
- “KIBRISLI ÇÖZÜM” YAKLAŞIMI İLE SONUÇ ALINAMAYACAK-DIŞ MÜDAHALE ŞART
Dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Amerikan Büyükelçisine Rumların ısrarla üzerinde durduğu “Kıbrıslı Çözüm” mantığı ile meselenin halledilemeyeceğini, uluslar arası müdahalenin şart olduğunu söyledi. Talat Amerikan’ın daha etkin olmasını ve Kıbrıs’a özel bir temsilci atamasını talep etti. Ancak Amerikan Büyükelçisi bunun Rumları kızdırabileceği değerlendirmesinde bulundu.
- TALAT RUMLARIN BM PARAMETRELERİ DIŞINA ÇIKTIĞINI SÖYLEDİ
Dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat Annan Planı’nı bir zemin olarak kabul etmemekte direnen Rumların müzakerelerde sürekli olarak BM parametreleri dışında isteklerle masaya gelmelerinden rahatsızdı. Bu rahatsızlığını Amerikan Büyükelçisi’ne de iletti. Talat özellikle iki bölgelilik konusunda Rumların masaya getirdiği taleplerin BM parametreleri ile örtüşmediğinin altını çizdi. İki bölgelilik konusu özellikle mülkiyet rejiminin yerinden belirlenmesinde büyük önem taşıdığı için Talat ısrarla bu konuda Rumların uyarılmasını ve BM parametreleri içerisinde kalmalarının sağlanmasını istedi.
- TALAT: HRİSTOFYAS’I ANLAMAK ZOR
Talat Rum Lider Hristofyas’ın yaptığı açıklamalardan duyduğu rahatsızlığı Amerikan Büyükelçisi’ne aktardı. “Hristofyas’ın devamlı surette ihtilaflı konuları seslendirmesine anlam vermek zor” diyen Talat, Rum Liderin sürekli bir şekilde Türkiye’ye baskı yapılması yönünde çağrı yapmasını da eleştirdi.
- HRİSTOFYAS ELEŞTİRİLMEKTEN KORKUYOR
Rum Lider Dimitris Hristofyas’ın eleştirilmekten korktuğu için adım atmakta zorlandığını belirten Talat, Ekim 2009 sonu itibarıyla tarafların al-ver noktasından çok uzakta olduğunu belirtti.
- PAPANDREU ROL OYNAYABİLİR
Yunanistan’da yapılan seçimlerde iktidara Yorgos Papandreu başkanlığındaki PASOK’un gelmesi dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı umutlandırdı. Papandreu’nun 2004 Annan Planı sürecinde ortaya koyduğu iradeyi yenilemesi umudunu taşıyan Talat, Papandreu’nun Hristofyas’ı cesaretlendirmesi beklentisindeydi.

Kıbrıslı çözüm zor- Çözüm için uluslar arası müdahale şart

Wikileaks belgeleri içerisinde dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Lider Dimitris Hristofyas arasında sürdürülmekte olan müzakerelerle ilgili ilginç detaylar da yer alıyor.
Wikileaks belgeleri arasında yer alan ve 29 Ekim 2009 tarihinde hazırlanan rapora göre dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın müzakere sürecinin “Kıbrıslı bir süreçle” başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını, sürecin başarısı için uluslar arası müdahale istediğine vurgu yapıldı.
Öğle yemeğinde Amerikan Büyükelçisi ile yaptığı görüşmede Talat’ın söylediklerini Washington’a rapor eden Amerikan Büyükelçisi, Talat’ın kendisinden bir Amerikan temsilcisinin sürece dahil olmasını talep ettiğini ancak böyle bir adım atmaları halinde bunun Rum muhalefetinin büyük tepkisine neden olacağını yazdı.
Bugün Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Rum Lider Dimitris Hristofyas arasında devam etmekte olan görüşmeler 2’inci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Lider Dimitris Hristofyas arasında başlamıştı. 2’inci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın 2010 Nisan ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde meseleyi çözebilmek için çok çaba harcamasına rağmen Rum Lider Hristofyas benzer bir irade ortaya koymamıştı.
Wikileaks belgeleri arasında yer alan bu raporda Talat’ın Amerikan Büyükelçisi ile yaptığı görüşmede ortaya koyduğu ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine altı ay kala yapılan görüşmelerde karşılaştığı zorlukları ve bunların aşılması için neler yapılması gerektiğine ilişkin görüşleri yer alıyor.
Rapor bugün de devam etmekte olan ve ay sonunda New York’ta BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile Kıbrıs’taki liderlerin gerçekleştireceği 3’lü zirve ile son aşamaya geçme olasılığı taşıyan müzakere sürecine ışık tutması açısından önemli.
İşte raporun tam metni:

Viewing cable 09NICOSIA681, CYPRUS: TURKISH CYPRIOT LEADER TALAT: "THE SIDES
If you are new to these pages, please read an introduction on the structure of a cable as well as how to discuss them with others. See also the FAQs
Reference ID Created Released Classification Origin
09NICOSIA681
2009-10-29 14:23
2011-08-30 01:44
CONFIDENTIAL
Embassy Nicosia


Lefkoşa Amerikan Elçiliği’nden
RUEHC/ABD Dışişleri Bakanı’na WASHDC 0251
INFO RUEHZL/Avrupa Siyasi Kollektifi’ne
RUEAIIA/CIA’ya WASHINGTON DC
RUEHBS/ABD’nin AB Misyonu’na BRUSSELS
RUCNDT/ABD’nin BM Misyonu’na New York NEW YORK 1541
C O N F I D E N T I A L SECTION 01 OF 02 NICOSIA 000681

SIPDIS

DEPT FOR EUR/SE

E.O. 12958: DECL: 10/28/2019
TAGS: PREL PGOV UNFICYP TR GR CY
SUBJECT: CYPRUS: TURKISH CYPRIOT LEADER TALAT: "THE SIDES
CANNOT FINALIZE DEAL WITHOUT INTERNATIONAL INVOLVEMENT"

REF: A. NICOSIA 678
¶B. ALLISON-FITZPATRICK OCTOBER 16 E-MAIL
¶C. URBANCIC-KAIDANOW OCTOBER 21 E-MAIL
redemarrer et remonter
Gizlilik derecesi verilmiştir: 1.4(b) ve 1.4(d)numaralı gerekçeler dolayısıyla Elçi Frank Urbancic tarafından gizlilik derecesi verilmiştir
¶1. (C) Özet: 21 Ekim tarihli bir öğle yemeği sırasında Kıbrıslı Türk (K/T) lider Mehmet Ali Talat, Elçi’ye "Taraflar uluslararası düzeyde müdahale olmaksızın bir anlaşmaya varamazlar," uyarısında bulundu. İlerleme kaydedilmesinin olası olduğunu kabul etmesine rağmen Talat, Kıbrıslı Rumların(K/R) ”Kıbrıs’lı Çözüm” tasarımına uluslararası toplulukça, kendi deyimince “gözyumması”’ndan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Talat, tarafların “Evet” demesinin sağlanması, ve K/R’ın belirlenmiş olan BM parametrelerini ,kendi deyimince, “ihlalleri”nin engellenmesi amacıyla BM müdahalesinin bir üst düzeye geçirilmesini talep etti. Talat, ABD Hükümetine BM’nin müdahale kapsamını yoğunlaştırması yolunda teşvik etmesini ısrarla önerdi, ve bir ABD Kıbrıs Özel Delegesi atanması yönünde baskı yaptı. Talat, K/R Lideri Demetris Christofias’ın söylemlerinin “iyi ile kötü arasında inip çıktığı”nı söyledi. Talat, her iki toplumda da gittikçe saldırganlaşan çözüm karşıtı seslere karşılık vermek amacıyla iki liderin ortak bir medya stratejisi planladığını söyledi(Bakınız telex A. Müzakerelerle ilgili olarak Talat tarafların halen yapıcı önerilerde bulunduğunu, fakat şu anda “al ver” sürecinden “uzak”ta bulunulduğunu söyledi. Elçi, ABD Hükümetinin bir delege gönderme olasılığını etraflıca değerlendirdiğini, fakat bu yönde atılacak bir adımın K/R’ın güçlü bir tepkisine yol açmasının ve taviz vermeyen bir muhalefeti beslemesinin olası olduğunu, ve bu şekilde yarardan çok zarara sebep olunabileceğinin de göz önünde bulundurulmasının gerekmiş olduğunu belirtti. Elçi ayrıca BM Genel Sekreterliği Özel Danışmanı Downer ile düzenli olarak irtibat içinde olduğunu ve Talat’ın daha sağlam bir BM rolü üstlenilmesi yolundaki talebini de ileteceğini söyledi.
Özet Sonu


"Taraflar uluslararası düzeyde müdahale olmaksızın bir anlaşmaya varamazlar,"


¶2. (C) Sıkça duyulan bir nakaratını kullanarak sitemde bulunan Talat, İlerleme kaydedilmesinin olası olmasına rağmen "Taraflar uluslararası düzeyde müdahale olmaksızın bir anlaşmaya varamazlar," dedi. Talat, K/R’ın mantrası haline gelmiş olan ”Kıbrıs’lı Çözüm”ün, yani asgari dış müdahalenin, uluslararası toplulukça eleştirilmeksizin kabullenildiğini söyledi. Talat, Kıbrıslı Rumlarca tasavvur edildiği haliyle katıksız bir Kıbrıs’lı Çözüm”ün anlamsız olduğunu, ve başarısızlıkla son bulacağını belirtti.


¶3. (C) Talat, aslında, K/R’ın mülkiyet ve iki bölgelilik hususlarındaki şu anki görüşünün “belirlenmiş olan BM çerçevesi”ni ihlal etmekte olduğu,ve Kıbrıslı Rumların, mülkün ilk sahibinin öncelikli olarak ret hakkına sahip olması yönündeki taleplerinden geri adım atmamaları halinde, halen devam etmekte olan mülkiyet konulu müzakereleri engelleyecekleri uyarılarında bulundu(Not : 1974 öncesinde Kıbrıslı Rumlar kuzeydeki, yani ileride kurucu Kıbrıslı Türk eyaletinin oluşturulacağı bölgedeki, mülkün çoğuna sahiptiler. Not Sonu). Talat bu görüşün ileride oluşturulacak olan K/T kurucu devletinde mülkiyet çoğunluğunun K/R’da olmasına yolaçacağını ima etti—bu Talat için kesin bir kırmızı çizgi oluşturur. Bu görüşünü güçlendirmek maksadıyla Talat, iki bölgeliliği, sözkonusu bir toplumda ünvana sahip kurucu eyalet dahilinde çoğunluk nüfusu/mülkiyeti ilişkisi olarak tanımlayan 1992 tarihli ve 750 numaralı BM Güvenlik Konseyi Kararı’na işaret etti. Christofias’ın sadece çoğunluk nüfusu prensibini kabul ettiğini, fakat mülkiyete ilişkin görüşünden de açıkça belli olduğu üzere, çoğunluk mülkiyeti prensibini kabul etmediğini iddia etti.(Not: Bir BM Dostça Girişim çalışanının bizlere 28 Ekim’de söylediği üzere, BM’nin hedefi tarafların üzerinde şiddetli anlaşmazlıklar yaşadığı geçmiş hususlar üzerinde tartışmak yerine, mülkiyet sorununa çözüm üretmeye odaklanmalarının sağlanmasıdır. Not Sonu)

¶4. (C) Talat, ABD Hükümeti’ne kendi dostça girişimlerini kullanarak, şu ana kadar “çekingen” bir davranış sergilemiş olan BM’ni daha “belirgin” bir rol üstlenmeye,ve K/R’ları “iki bölgelilik” hususundaki ihlalleri konusunda uyarmaya teşvik etmesi tavsiyesinde bulundu. Talat ayrıca ABD’nin Kıbrıs için Özel bir Delege görevlendirmesi tavsiyesinde bulundu, fakat böyle bir şahsın K/R’ları “teşvik etmek”ten başka ne yapmasını beklediğini açıklıkla belirtmemiştir.

Elçi, ABD Hükümeti’nin bir delege atanması hususunu değerlendirmiş olduğunu, fakat bunu yaparken de böyle bir atamanın güçlü bir K/R tepkisi yaratması, ve bir sonuca gidilmesine yönelik ortak amaca zarar vermesi olasılığının da göz önünde bulundurulduğunu belirtti. Elçi ayrıca Elçiliğin BM Dostça Girişim Misyonu ile düzenli ve sağlıklı bir irtibat içerisinde bulunduklarını, ve Talat’ın endişelerinin BM Genel Sekreterliği Özel Danışmanı Alexander Downer huzurunda ele alınacağını belirtti.

"Hristofyas'ın demeçlerinde ihtilaflı konuları tekrar tekrar seslendirmesine anlam vermek zor"

¶5. (C) Talat, kendi deyişiyle, Hristofyas’ın sıklıkla yararsız olan basın bildirileri dolayısıyla yaşadığı şaşkınlığı dile getirirken, bazen Hristofyas’ın söylemlerinin “iyi” olduğunu kabul etti. Talat, “Hristofyas’ın devamlı surette ihtilaflı konuları seslendirmesine anlam vermenin zor” olduğunu belirtirken, örnek olarak da Hristofyas’ın Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir çözüm sonrasında var olmaya devam etmesi, ve Türkiye üzerinde baskı uygulanmasına devam edilmesi hususlarındaki ısrarcılığına işaret etti.

Talat, kendisinin halk içinde “bakireden doğum” gibi gündemdeki hassas konuları seslendirmekten kaçındığını söylerken, Hristofyasın maalesef aynı duyarlı tutumu sergilemediğini, hatta 2010 yılındaki “cumhurbaşkanlığı” seçimleri sırasında Hristofyas’ın beyanla Talat’a, olası rakibi ödün vermeyen Doktor Derviş Eroğlu karşısında, halk desteği bile belirttiğini dile getirdi. Talat,bu tür bir tutum değişikliğinin, kökten gelen bir Kıbrıslı Türk şüpheciliği de göz önüne alındığında, geri tepebileceğini söyledi. Talat, Kuzey Kıbrıs’ta yayılmakta olan, ve şahsen katılmasa da “mantıklı” olarak tanımladığı bir komplo teorisini Elçi ile paylaştı. Söz konusu teori uyarınca, Eroğlu’nun ödün vermez tavrının Hristofyas’a suçlu bulunamayacağı bir çıkış stratejisi sağlayacağı varsayımıyla Hristofyas, Talat’ın seçim kampanyasını baltalamak ve Eroğlu’nun seçilmesini kesinleştirmek amacıyla gizli çalışmalarda bulunmaktadır.

(Not: Bu fikrin Talat’ın kıdemli destekçi ve danışmanlarından ikisi tarafından da içtenlikle dile getirildiğini duyduk. Not Sonu). Talat buna karşılık verebilmek amacıyla Hristofyas’a “ortak bir basın kampanyası” önereceğini söyledi, fakat daha fazla teferruata girmedi.

"Hristofyas eleştirilerden korkuyor"

¶6. (C) Talat,Hristofyas’ın özelikle kendi koalisyon ortakları olan EDEK ve DIKO’nun “eleştirilerinden korktuğunu” belirtti. Talat ayrıca, Hristofyas’ın ortaklarının da önerileri uyarınca, halen AB’nin baskıları sonucunda Türkiye’nin “teslim olacağı”na inandığını belirtti. Bununla beraber, Talat’a göre Lefkoşa’nın önderliğine boyun eğmeye daha çok meyilli olan Yeni Demokrasi’nin yenilgisinin ertesinde “Yunanistan yeniden oyuna dahil olması” dolayısıyla Talat, Yunan Başbakanı Yorgos Papandreu’nun 19-20 Ekim’de gerçekleştireceği ziyaretin Hristofyas üzerinde olumlu bir etki yaratabileceğini umduğunu belirtti.

(Not: Talat'ın partisi, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)’nin Uluslararası Sosyalist nezdinde gözcü statüsünü elde etmesine yardımcı olmuş olan PASOK ile mükemmel bir ilişkisi mevcuttur. Not Sonu). Elçi, Kıbrıs Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı Yorgos Vasiliyu ile yakın zamanda gerçekleşen bir toplantısında, Papandreu’nun Hristofyas’a çözüm yanlısı güçlü bir mesaj vermiş olduğunun Cumhurbaşkanınca kendisine aktarıldığını söyledi.

"Al ver sürecinden halen uzaktayız"

¶7. (C) Talat tarafların halen “öneriler getirdiğini” ve karşı tarafın endişelerini göz önünde bulundurmaya çalıştığını söyledi. Buna rağmen,Talat, “al ver sürecine” halen uzak olunduğu uyarısında bulundu. Halen devam etmekte olan ikinci müzakere turunun şu anki odak noktası olan yönetim ve mülkiyetin farklı konular olduğunu,ve bu konuların değiş tokuşa açık olmadığını belirtti. Al ver sürecinin daha ileriki bir safhada, örneğin toprak gibi mülkiyetle eşleştirilebilecek konuların ele alınmasında gerçekleşeceği belirtti.

¶8. (C) Talat, ikinci raund sırasında başkanlık seçimine yönelik yapılmış olan farklı önerileri şu an için “rafa kaldırdıklarını” söyledi.
Ağırlıklı tek oyla çarpraz oylamanın öngörüldüğü Son K/R önerisi(B’ye Bakınız), K/Tler tarafından “prensipte reddedilmiş” olmakla beraber, buna kategorik olarak karşı çıkılmamıştır. Talat, K/R önerisinin “politik eşitliğin” gereklerini sağladığını, fakat K/Rlar’ı K/Tler’in kimi seçeceği hususunda söz sahibi kılması itibarıyla “iki toplumluluk” gereklerini sağlayamamış olduğunu belirtti. Talat, K/Tler’in çözüm sonrasında en azından kısa süreçte mülkiyet ve toprak kaybetme hususlarında zarar görecek olduklarından K/T kesiminde çözüm sonrasında miliyetçiliğin büyüyeceğine işaret etti. Sağ görüşlü politik partilerin bu huzursuzluğu manipule edip oylarını arttıracağını söyledi. K/T seçimlerinde K/Rlar’ın oy kullanabilmeleri yoluyla sol görüşlü politik partiler ile birlik oluşturarak sağ görüşlü partilerin oy arttırmalarının önüne geçebilmleri halinde çok tehlikeli bir geri tepmenin sözkonusu olacaını belirtti Talat.


URBANCIC

23/10/2011 09:47
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Kıbrıs konusu, Talat Amerikalılardan müdahale istemişti, Mehmet Ali Talat, Dimitris Hristofyas
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.