Aidiyet ve Örgütlülük

ads
ads
21/11/2020

ads

Aybike Yektaoğlu Aybike Yektaoğlu


Aidiyet, yani ait olma-ilişkinlik, insanların ve hayvanların doğuştan taşıdığı bir duygudur. Bir insan kendini ailesine, herhangi birine, bir topluma veya ülkeye ait hissedebilir.

Kıbrıs’a ait olma, Kıbrıs’a karşı aidiyet duygusu içerisinde olmak, tam da yurt-insan arasındaki ilişki olarak nitelendirilebilir. “Kendimi ülkeme ait hissediyorum” diyebilen kişi, yurdunu ve insanını çok seven kişidir.

Aidiyet duygusu ne zaman kaybolmaya başlar? Tam da o aidiyet-asimilasyon arasındaki sınır incelmeye ve yok olmaya başladığı zaman.

Tüm halklar kardeştir. Ama bir yere kadar. Halkların kardeşliği insanca yaşamak üzerine kurulu bir söylemdir. İş çıkar, kullanma ve yok saymaya gelince, durum değişmeye başlar.

Yardımlaşmayı, birlik olmayı, sevgiyi ve toplum olabilmeyi Mart 2020’den itibaren, belki de eskisinden güzel bir şekilde geliştirdik. Ne zaman ki Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine girdik, bunun dağıtılması için yine bir uğraş başladı.

Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs’ı vatan bilen herkes bu ülkeye kendini ait hissedenlerdir. Ne olursa olsun sonuna kadar bu ülkenin çıkarlarını korumaya çalışan, insanının ihtiyaçlarını kendinden önde tutan, çocuklar ve gençler için yaşanabilir bir gelecek kurmaya çalışan herkes bu ülkeye AİTtir.

Son iki aydır, seçimdi, makamdı derken, bireysel çıkarlar için bu ülke, hiç görmediği ve yaşamadığı kadar ayrışma ile karşı karşıya kaldı.

1571 yılında Osmanlı Devleti tarafından bu ülkeye yerleştirilen ve yaklaşık 300 yıl boyunca Kıbrıslı Türklük veya Kıbrıslılığı’ndan ödün vermeyen, azınlık olmamak, insanca yaşamak ve haklarını korumak için örgütlü mücadele veren Kıbrıs insanı, bugün halen başkalarının veya bireysel çıkarlar için yerin dibine sokulmakta ve aşağılanmaktadırlar.

1878 yılında ister İngilizler’in bu adayı eline geçirmesi deyin, isterseniz de adanın kiralanması deyin: Para karşılığı mı yapıldı? Yapıldı... Kıbrıs içinde de Kıbrıslılar, Türkler ve Rumlarla birlikte İngiliz’e verilerek gözden çıkarıldı mı? Çıkarıldı. Hangi yıla kadar? 1960’a kadar.

Peki, her yıl kira bedeli neydi? 22.936 kese altın. Peki bundan Kıbrıs toplumu yararlandı mı? Hayır, HİÇ! Ortalığı birbirine katan emperyalist ve sömürgeci bir imparatorluk ve koca adaya karşı her yıl 22.963 kese altıncık. Sonuçta bugün söylem ne? “İngiliz p..leri”.

1960-1974 arası ne oldu? İngiliz “alın Cumhuriyet kurun ben gidiyorum” dedi. 14 yıl boyunca da gerek stratejik konumundan, gerekse de politik konulardan dolayı Kıbrıslı Türkler her ne olursa olsun, bu adaya karşı aidiyetlerini kaybetmeden, sırf Kıbrıslı Türk toplumunun insanca ve haklarıyla birlikte yaşamasını savunarak (doğru veya yanlış) örgütlü mücadelesine devam ettiler.

1974 yılında Kıbrıs Harekatı gerçekleşti ve bu ada ikiye bölündü. O günün şartları bunu gerektirdi. Yine Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslılar bu adaya aidiyetlerini asla kaybetmedi. Göçtü, gitti ama ya hasret çekti ya da ne olursa olsun, herşeye rağmen geri döndü.

Sırf bu ülkede bazı paragöz ve kendini bilmez makam meraklılarının çıkarları için kendini bu adaya ait hisseden, burada doğan, yaşayan, iş kuran, burayı vatan bilen Kıbrıslıların geldiği durum ortada.

Bu ülkede yaşayan, bu ülkede ölmek isteyen, bu ülkeyi yurt bilen herkes sınıflandırılarak bölünmek isteniyor. Parça parça olsun ki daha iyi yönetilebilsin. En iyi siyasi ve stratejik taktik. Böl-Parçala-Yönet.

Mutlaka anlaşılması gerekir ki, biz hiç İngiliz p..i olmadık!

Rumcu da olmadık!

O gerici ve cinsiyetçi söylemle,Türkiye’nin “adamı” da...

Biz kendini Kıbrıs’a ait hisseden, yıllardır yurdu ve toplumu için örgütlü Kıbrıslılar olduk.

Biz her zaman hem Türk’ü hem Rum’u ile hem Maronit’i hem Avrupalı’sı ile hem Orta Doğulu’su hem Afrikalı’sı ile bu ülkeye ait olan Kıbrıslılar olduk. Bu ülkeyi vatan bildik ve çok sevdik. Bu ülkeye ait hissederken de insanca, huzurla, onurlu ve sevgi ile kardeşçe yaşamak için 500 yıldır buradayız.

Satsanız da, müdahale ettirseniz de, bireysel çıkarlarınız için kullanmaya çalışsanız da, parçalamak için çaba gösterseniz de her daim örgütlüyüz ve 500 yıldır varolduğumuz gibi, yarın da burdayız, bu ülkenin insanıyız, bu ülkeye aidiyet hissimiz hiç bitmez, bitmeyecek…

 

21/11/2020 10:54
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: Aybike Yektaoğlu
MANŞETLER

HK Aybike Yektaoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.