Akıncı – Guterres Görüşmesi Önemli

ads
28/09/2018

ads

Birikim Özgür Birikim Özgür


Cumhurbaşkanı Akıncı ve BM Genel Sekreteri Guterres New York’ta görüşüyor.

Türk tarafı sonuç alıcı müzakerelerden yana.

Çünkü çözüm bizim için sadece barış ve huzur demek değil aynı zamanda refah da demek.

Tablo çok net:

Kıbrıs sorunu bugün çözülürse önümüzdeki 20 yıl boyunca her yıl inşaat sektöründe 400 milyon Euro;

Ticarette 400 milyon Euro;

Ulaşım ve depolama sektöründe 250 milyon Euro;

Konaklama ve yiyecek hizmet faaliyetlerinde 400 milyon Euro;

Finans ve sigortacılıkta 150 milyon Euro;

Eğitimde 100 milyon Euro;

Daha fazla gelir elde edeceğiz.

Yıllık milli gelirimiz 3,5 milyar Euro yükselecek.

Kişi başına düşen gayrisafi milli hasılamız 9 bin Euro yükselecek.

Refahımız dört kat artacak.

Çözümün bize başka bir dünya vaat ettiği apaçık ortada.

1974 sonrasında ekonomik olarak potansiyelimizi gerçekleştiremedik.

Dışsal faktörler bizi çok yavaşlattı.

Uluslararası piyasalara doğrudan ulaşımımızın kısıtlanması ya da ABAD kararının narenciye ihracatına vurduğu darbe gibi…

Biz de gömleğimizin düğmelerini yanlış ilikledik.

Türkiye ile yürütülen yanlış yardım politikası kamu sektörümüzü çok büyüttü.

Kamu ağırlıklı bir ekonomik rejim oluşturduk ve özel sektörü dışladık.

Hala daha da reel sektör odaklı ekonomiye geçiş için siyasi irade oluşturabilmiş değiliz.

Devlet-yurttaş ilişkilerinde zihniyet dönüşümümüzü bir türlü tamamlayamadık.

Çözümle birlikte refahımızın dört kat artması da bu dönüşüme bağlı.

Kıbrıs sorununun çözüme kavuşmasıyla tüm diğer sorunlarımızın kendiliğinden ortadan kalkmayacağı bir gerçek.

Bilakis çok daha fazla çaba sarf etmemizi gerektirecek bir döneme girmiş olacağız.

Örneğin kamu borç stokumuzu döndürmek gibi.

Çözümsüzlük en büyük ve en zor yapısal sorunumuz.

Çözüm ise tüm diğer zorluklarının yanı sıra ekonomide bize sunacağı fırsatlar ve tehditlerle mutlaka uğrunda çaba sarf etmemiz gereken çok önemli bir hedef.

Kıbrıs sorunu odaklı kısır iç siyasi çekişmeler eskiyi çağrıştırıyor.

Ve yeni nesilleri cezbetmiyor.

Kıbrıslı Türklerin ucuz propagandalardan etkilenip karşılıklı al-vere dayalı dengeli bir uzlaşıyı değil belirsizliğin devamını tercih etmesi mevzubahis olmaz.

Yeter ki ezilmeyelim, hor görülmeyelim, bir kucaktan diğer kucağa hoplatılan bakıma muhtaç çocuk muamelesine maruz kalmayalım.

Tıpkı milliyetçiliğiyle övünen kimi Kıbrıslı Rumların kuzeydeki askeri kantinleri “keşfetmesi” gibi ekonominin gerçeği bu...

Çözümün gecikmesi durumunda tüm kısıtlamalara rağmen ekonomik potansiyelimizi açığa çıkarıp çözüme hazırlanmamız en doğrusudur.

Çünkü bizi var edecek temel faktör bu devinimdir.

Çözümsüzlük koşullarında;

İnşaat sektörümüz yedi kat değil ama iki kat büyüyebilir.

Ticaretimiz dört kat değil ama iki kat büyüyebilir.

Turizmden sekiz kat değil ama üç kat daha fazla gelir elde edebiliriz.

Üstelik çözümden sonra yapmamız gerekenlerle çözümden önce yapmamız gerekenler arasında teknik açıdan hiçbir fark yoktur.

Refahımızı dört kat artıracağımız düzene geçişten önce verili koşullarda yıllık gelirimizi iki katına çıkarmak için kendi irademizle atacağımız her adım bizi sadece güçlendirir.

Reform siyasetini iğdiş etmekle federal çözüm mücadelesini özdeşleştirmeye çabalayanlara tavsiyem Crans Montana öncesinde yürütülen hazırlıkları anımsamalarıdır.

Çözümün sürdürülebilirliği iki toplumun ekonomik yakınsamasına bağlıdır.

Ekonomik yakınsama da bizim yönetme kapasitemizi geliştirebilmemize.

Dış yardımla ayakta duran bir yapıda akıl dolu politikaların yerini sığ tepkisellik almışsa orada sadece husumet beslenir.

Bugün Türkiye’ye yarın Kıbrıslı Rumlara ve AB’ye…

Toplumsal yaşamda değişimi savunanlar dün “vatan haini” olurdu; bugün Türkiyeci olur; yarın yine vatan haini…

O nedenle çözümden önce de sonra da tek bir vizyonumuz olmalı:

Verili koşullarda makroekonomik göstergelerimizi iyileştirmek ve insanımızın refahını artırmak!

Sayın Akıncı Guterres ile görüşmesinde Kıbrıslı Rumların bizimle işbirliği yapmaktan imtina ettiğinden yakınıp sonuç alıcı müzakere isteğimizi deklere edecek.

Guterres’in bana göre bilmesi gereken başka bir şey daha var:

Biçare değiliz;

Toplumsal varoluşumuzun gereklerinin bilincindeyiz;

Çözüm iradesine sıkı sıkıya bağlıyız;

Çünkü toplumsal refahımızı ikiye değil dörde katlamanın Kıbrıs’ı barış adasına dönüştürmekten geçtiğini biliyoruz.

28/09/2018 08:43
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Akıncı – Guterres Görüşmesi Önemli, birikim özgür, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK Birikim Özgür

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.