Ali Baturay: Artık saçma sapan işlere bir son verilmelidir…

ads ads ads
03/05/2022

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Etrafta bayram tatili sessizliği var… Ülke yöneticilerinden, siyasilerden açıklamalar, yok denecek kadar azaldı… Yapılanlar da ülke sorunlarıyla ilgili şeyler değil, pek kayda değer olmayan bayram kutlamaları falandır…

   Ülkede şartlar çok zor olsa da doğal olarak vatandaşlar, bayram ziyaretleri yapıyor, ailesi, akrabaları, yakınlarıyla bayramlaşıyor… Tabii ki bayram ziyaretlerinin konusu da aynı; “ne olacak bu ülkenin hali?”, “Nasıl bir hükümet kurulacak?”  Herkes birbirine aynı şeyleri sorup duruyor…

   Bayramda bu siyasi gelişmelerin dışında kalmak, bu kısacık sürede sorunları ya da hükümetin ne olacağı meselesini konuşmak istemeyen, konuşulmamasından memnun olanlar da var.

    Aslında bu bir bıkkınlığın göstergesi, millet bıktı bu kısır tartışmalardan ve bitmek bilmez saçmalıklardan. Ancak sorunu görmezden gelmeye veya unutmaya çalışmak ondan kurtulacağımızı göstermiyor.

   Evet üç günlük bayram, biraz nefes almamızı sağlamış gibi görünebilir ama bu durum, sorundan ya da sorunlardan geçici kaçmak anlamına gelir. Tüm sorunlarımız olduğu gibi ortada ve hükümet bozulsun veya devam etsin, vatandaşa sorun, sıkıntı çıkarmaya devam edebiliyor.

    İşte gördünüz 1 Mayıs günü vatandaşın eline geçen elektrik faturalarında “Yakıt Değişim Değeri” diye yeni bir kazık daha çıktı vatandaşın başına. Üç gündür bu konu konuşuluyor. Yani diyeceğim o ki vatandaşlar olarak kafamızı kuma sokarak, “sin da gülle geçsin” diyemeyiz, birçok konuda ciddi tepki koymak gerekiyor.

    Tabii ki en çok merak edilen konu DP ile YDP’nin hükümetten çekilmesi ve hükümetin bozulmasıyla “şimdi ne olacak?” meselesi? Evet şimdi ne olacak? Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, iki ay içerisinde UBP Genel Başkanı Faiz Sucuoğlu’na iki kez hükümeti kurma görevini verdi, birinde sözde taktik icabı hükümetin istifası sunuldu, diğerinde ise küçük ortakların çekilmesi sonucu…

     Birincisi çok saçmaydı, Cumhurbaşkanı Tatar, Maliye Bakanı Sunat Atun’u görevden almıyor diye Başbakan Sucuoğlu, Cumhurbaşkanına “rest çekti” mi desek, “blöf yaptı” mı desek bilemiyorum ama “Ya Sunat Atun’u görevden alırsın ya da hükümetin istifasını kabul edersin” dedi.

    Tatar da en olmayacak şeyi yaparak hükümetin istifasını kabul etti. Tabii bu “en olmayacak şey” bize göre, halkın büyük çoğunluğuna göre. Belki de Sucuoğlu’nun sonunu getirmek isteyenlere göre en doğru seçenek buydu.

    Nitekim sonraki gelişmeler de bunu kanıtlar gibi… Küçük ortaklar iki kez hükümet programı hazırlayıp da hükümette yer almaya can atarken, ne olduysa oldu birden akıllarına “100 gün Şartnamesi” geldi.

    Hükümetin “100 gün Şartnamesi” nedeniyle bozulduğuna kimseyi inandıramadılar. Kendileri bile inanmadı buna ama müdahalenin bir parçası oldular, hazır hükümet bozulmamışken, tekrardan kurulmamalıydı. Görev almışlardı, görevlerini yerine getirdiler…

   Peki şimdi ne olacak? Evet, herkesin sorduğu soru bu… Ortada çeşitli tahminler var tabii ki…

 Cumhurbaşkanı Tatar, hükümeti kurma görevini kime verecek? Kime vermelidir? Kime görevi verirse hükümeti kurabilir?

    Bana göre bu tabloda artık hükümet kurulamaz… Elbette kâğıt üzerinde ihtimaller vardır ama pratikte bunların gerçekleşmesi ve devam etmesi mümkün değildir…

     Peki, Cumhurbaşkanı Tatar, hükümeti kurma görevini, UBP’den genel başkan dışında bir milletvekiline verir mi? İsterse verir… Birçok kişi de böyle yapacağını düşünüyor ama bence yapmamalı… Bu ülkeye yaşatılan onca kötülüğe bir de bunu eklememelidir.

     UBP Genel Başkanının başına bir şekilde çorap örülmüştür, saf dışı bırakılma girişimleri bir anlamda başarılı olmuştur. Bunlar antidemokratik yöntemlerle yapılmıştır.

     Yaşanan krizi kontrol etmek bir yana, tam tersine bir parçasına dönüşen Cumhurbaşkanı Tatar, bir de görevi genel başkan dışında bir UBP’li milletvekiline verir ve o milletvekili küçük ortaklarla hükümet kurarsa, ya da kurmaya çalışırsa, buna “rezaletin son perdesi” demekten başka bir şey kalmaz.

    UBP yetkili kurullarının “genel başkan dışında bir UBP milletvekiline hükümeti kurma görevinin verilmesini kabul etmeyeceğiz” kararına rağmen, Tatar, zorlama bir şekilde görevi bir UBP vekiline verirse yine kaosa neden olur ve onu ne UBP tabanı affeder ne de bu toplum…

    Gerçi böyle şeyler son zamanlarda bazı siyasiler için pek önem taşımıyor, onlar aldıkları talimatları uyguluyor ya neyse…   

      Eğer Tatar, hükümeti kurma görevini bir UBP’li vekile verir ve her şeye rağmen hükümet kurulursa, bu ülkede artık ne kurultay ne de seçim yapılsın, çünkü buna gerek yok demektir. Eğer bu halkın seçtikleri göreve gelemeyecek, bazı bakanlardan sonra başbakan da atama şeklinde olacaksa bu ülke bitmiş demektir.

     Ankara, uyumlu olacağını düşündüğü kişilerle çalışmak isteyebilir, seçilmiş kişi veya kişilere inanmıyor, güvenmiyor olabilirler ama o kişileri bu ülke insanı seçti, sandıktan çıkan sonuca saygı duymak zorundadırlar, sandıktan çıkan sonucu masa başında bozmak bu ülkeyi kaosa sokmaktan, sıkıntılar yaratmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

     Tatar, hükümeti kurma görevini CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’a vermelidir. Evet bu da bir sonuç çıkarmayacaktır ama doğru olan, önceden iki kez UBP Genel Başkanına verdikten sonra görevi ana muhalefet liderine vermesidir.

     CTP, UBP ile hükümet kurmayacaktır… Kendi içinde kaynayıp duran, bazı milletvekillerinin genel başkanına cephe aldığı bir UBP ile hükümet kurma riskini alır mı CTP? Almaz diye düşünüyorum… Hatta UBP, CTP’nin şartlarıyla hükümet kurmayı kabul etmeyebilir…

    Peki başka hükümet kurma seçeneği var mıdır? Yoktur… CTP yanına HP, DP ve YDP’yi alsa, tam 26 rakamına ulaşır ama bu sınırda rakamlarla hükümet kurmanın ne kadar riskli olduğunu geçmişte deneyimledik.

   Üstelik bir oyunun parçası olup birdenbire hükümeti bozan DP ile YDP’ye güvenilmeyeceğini CTP’liler çok iyi biliyordur.

   O zaman geçici bir seçim hükümeti kurup, erken genel seçime gitmekten başka çare yoktur.

   Biliyorum, “erken genel seçim” kulağa hoş gelmiyor. Seçimlerden de bıktık ama ortaya çıkan tabloda başka çare yoktur. Zaten zorlayıp da bir hükümet kurmaya çalışılsa, kısa süre sonra yine bozulacak.

    Öyle ya da böyle erken genel seçim kaçınılmazdır. Meclisteki milletvekili dağılımı ve partilerin içinde bulunduğu durum bunu dayatıyor. Saçma sapan yöntemlerle, krizlerle dolu kısa hükümetlerle zaman kaybedileceğine, bir hayli saçmalığa tanık olacağımıza, geçici seçim hükümetiyle erken seçime gitmek en doğrusudur.     

       

DİĞER YAZILARI
03/05/2022 22:08
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Ali baturay, yazı,
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.