Ali Baturay: Biz böyle unuttukça ve hesap sormadıkça başımıza daha çok şey gelecek

ads ads ads
13/03/2022

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Siyasilerin en fazla güvendiği şey, vatandaşların unutkanlığıdır.

    Geçmişte gündem yaratan, halkın tepkisini çeken bir konuda bir siyasi bana “bunu da unutacaklar, bir süre sonra unutuyorlar” demişti.

    Evet gündem çok çabuk değişiyor, şok etkisi yaratan, büyük tepki çeken konular kısa süre sonra yerini başka olaylara bırakıyor, eskisi hatırlanmıyor.

    Hatta hükümetlerin esas meseleyi geri planda bırakmak için suni gündemler yarattığı bilinen bir gerçektir.

    Geçmişte bu taktikleri çok gördük; örneğin zam yapılacağında ya da zam yapıldıktan kısa süre sonra ortaya öyle konular atılır ki zam daha az konuşulur.

    Ya da plansız bir şekilde, kendiliğinden bir olay gelişir; bir doğal felaket olur, bir cinayet işlenir, büyük ölümlü bir trafik kazası meydana gelir ya da toplumda çok sevilen bir kişi hayatını kaybeder ve halkın dikkati o tarafa kayar…

    Gündem değişse de sorunlar bitmiyor tabii ki…

    Gündem değiştiğinde bu arada yönetenler de sorunları çözebilse iyi olurdu ama öyle olmuyor.

    Hatalar, skandallar, fiyaskolar, yönetimin demokratik olmayan faaliyetleri, zaman zaman halkı infiale sürükler, sert tepkilerle karşılanır, ancak öfkemiz de tepkimiz de saman alevi gibidir. Kısa süre sonra unutuyoruz…

    Mesela bazı Avrupa ülkelerinde, bazı başka çağdaş ülkelerde bu gibi skandallar olduğunda kamuoyu bunların müsebbiplerine istifa baskısı yapar ve o kültürde yönetenler istifa da eder.

    Bizde pek öyle olmaz… Çok kötü olaylar yaşanır, büyük fiyaskolara imza atılır ama bırakın istifayı, pişkin pişkin suçsuz olduklarını söylerler, topu hep başkalarına atmaya çalışırlar.

    Halk hem unutur bizim ülkemizde hem de konuyu gündemde tutanlara, “tutturdun bu konuyu giden, başka gündemin yok galiba” derler, yani usanırlar.

    Halbuki doğru olan konuyu gündemde tutmak, sorunun çözülmesini, adaletin yerine gelmesini, sorumlu olanların cezalandırılmasını ya da istifa etmesini sağlamak içindir ama bizde anlamsız bir şekilde konuların tekrarından usanılıyor ve unutulmak isteniyor.

     Unutmanın birkaç şekli ve nedeni vardır. Elbette ki insanın yaşamında derin izler bırakan, psikolojisini bozan, korkularını hortlatan bazı kişisel meselelerden kaçması içinse unutması, kafasına takmak istememesi, bu normaldir.

     Örneğin çok sevdiğiniz bir yakınınızı kaybettiğinizde, onunla ölüme gidemezsiniz, geride kalan sevdiklerinize sahip çıkmak için acınızı yüreğinize gömer, hayata tutunmaya çalışırsınız, unutmazsınız belki ama hayatın her alanına ve anına taşımamaya, bir şekilde günlük yaşamda unutmaya çalışırsınız.

    Ya da kişisel olarak başınıza çok kötü bir olay gelmiştir, onu hatırlamak sizde travmaya neden olur, onu bir şekilde unutmak, günlük yaşamınıza taşımak istememeniz doğaldır, kabul edilebilirdir.

   Ancak toplumsal bazı kötü olayları, sıkıntıları, yönetenlerin bize yaşattığı sorunları unutmak ya da unutmaya çalışmak sorumluluktan kaçmaktır, duyarsızlaşmaktır, yukarıda sözünü ettiğim kişisel sorunlara benzemez.

    Tüm halkı mağdur eden sorunları unutmamalıyız, bu konudaki duyarlılığımızı korumalıyız, toplumsal sorunları unutmak bize mutlaka acı verecektir, ilerleyen günlerde daha kötü günler yaşamamıza neden olacaktır.

    Toplumsal sorunları, bize sorun yaşatanları unutacağımıza gündemde tutmalı, bu konuda ders çıkarmalı ve toplumsal hak aramayı bilmeliyiz.

    Azınlık hükümetinin bu ülkeye yaşattıkları unutulmasaydı, seçmen bunun için ceza kesseydi, yaşadıklarından ders çıkarsaydı, UBP seçimde birinci parti gelemezdi, azınlık hükümetinin partileri olan UBP-DP-YDP yeniden koalisyon kuramazdı.

     Ülke tarihinin en başarısız, en fazla fiyaskoya imza atmış hükümet ortakları hiçbir bedel ödemeden yeniden hükümet kurdu… Bugün yaşanan birçok sorun, o dönemin başarısızlığının devamıdır.

      Seçimde onlara destek verenler de bugün tepkili, yeni hükümetin aldığı kararların ülkede çok sayıda sektörü, iş alanlarını iflasa sürükleyeceğini söylüyorlar. Demek ki unutarak duyarsızlaşmak, gerçekleri görmek istememek bize pahalıya mal oluyor.

      Mesela 17 gün önce kurulan kabinede bir bakanın istifa ettirilmesi, yerine başka bir bakanın kaydırılması ve dışarıdan birisinin de o kayan bakanın yerine gelmesi birkaç gündür ciddi eleştiriler alıyor, tartışılıyor ama emin olun ki önümüzdeki cuma gününe kadar o konu da unutulacak.

     Örneğin, büyük infiale neden olan, şok etkisi yaratan Halil Falyalı cinayeti gündemden düştü bile… Cinayeti konuşan kalmadı… Ne kiralık katillerin ve cinayette kullanılan kalaşnikofların bu ülkeye nasıl girdiği konuşuluyor ne de cinayetin olduğu günlerde dile getirilen ülkedeki “güvenlik endişesinden” söz eden kaldı…

    Sıkça arka arkaya gelen ve herkesin “bizi batıracak” dediği zamlara bile yüksek ses verilemiyor, tepkiler ortaya konulamıyor.

     Diyeceğim o ki biz unuttukça ve bu unutkanlıkla duyarsızlaştıkça daha başımıza çok gelecek var…

DİĞER YAZILARI
13/03/2022 21:47
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: ALİ BATURAY, YAZI,
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.