Ali Baturay yazdı: Bakanlık, “müsaade etmeyeceğiz” diyor ama…

ads
ads
06/04/2020

ads
ads
Ali Baturay yazdı: Bakanlık, “müsaade etmeyeceğiz” diyor ama…

  Bir kişiyi istihdam etmenin de, kaç saat çalışacağının da, alacağı maaşın da, işverenin onun için yatıracağı sosyal sigorta, ihtiyat sandığının da, yapacağı iznin de, personelin işten nasıl çıkarılacağının da yasalarda yeri vardır… Tabii çalışma yaşamındaki daha birçok şeyi düzenliyor yasalar…

   Örneğin alın KKTC İş Yasası’nı okuyun, her şey çok net, herkesin anlayabileceği bir şekilde yazılmış. Hem işverenin hem de çalışanın sorumluluklarını orada bulabilirsiniz. Yasanın amacı hem işvereni hem de işçiyi korumak ama nedense bu yasa yıllardır daha çok işveren tarafından delinmektedir.

   Tabii bu yasadaki dedikler hep özel sektör çalışanına yöneliktir, devlet çalışanları bu konuda dokunulmaz bir zırhla kaplıdır. Keşke özel sektör de bu şekilde korunabilse. Devlet, mevcut yasalarına rağmen özel sektör çalışanını korumayı bir türlü başaramadı.

   Yıllardır yasalar hep çalışanın aleyhine delindi, çok sayıda mağduriyet yaşandı. Bırakın İş Yasası’nın ve benzeri yasaların uygulanmasını, hiçbir yasa altına alınmadan yüzlerce kayıt dışı, yani kaçak işçi çalıştırıldı. Başka ülkelerden gelen bu insanlar “sınır dışı edilirsiniz ha” tehdidiyle köle gibi çalıştırıldı. Böylesine ciddi bir istismar ve suç karşısında bile bazı işverenler haklı olduğunu savunabildi.

    İş güvenliği şartları sağlanmadığı için çok sayıda çalışan iş kazası geçirdi, sakatlandı, yaşamını yitirdi. Bu konularda alınan tedbirler, vakalar arttığında artar gibi oldu ama aslında saman alevi gibi parladı, sonra yine eskiye dönüldü.

    Sözde yasalar altında çalışıyordu insanlar ama kimisi yasaların emrettiğinden fazla çalıştırıldı, hakkını alamadı, kimisi sağlıksız koşullarda görev yaptı, kimisi hakarete uğradı, kimisi tehdit edildi, kimisinin kaderi patronun iki dudağı arasında “hade gidiyorsun” denildi kapının önüne konuldu.

    İnsanları göndermek için hep “iş azlığının” ardına sığınıldı. “İş azlığı” deyip görevine son verdikleri personelin yerine bir hafta sonra başkasını aldı birçok işyeri. Eğer şikayet gitmezse de yetkililer bunu fark edemedi. Ya da işveren, daireye yakalanmamak için, yeni işe aldığı personelin yaptığı işi, görevine son verdiğininkini değil de başka iş gösterdi.

     Yıllarca çalışanların sosyal sigorta/ ihtiyat sandığı yatırımlarını aldığı maaşın üzerinden değil de asgari ücretin üzerinden yatırdı birçok şirket de yine yetkili daireye yakalanmadı nasıl olduysa. Kimi işyerleri hiç yatırmadı ihtiyat sandığı sosyal sigortayı, kimisi birkaç ay geriden maaş ödedi ama ilgili daire yine fark edemedi bunu…

      Kimi zaman fark edildi tüm bunlar da başka ilişkilerden dolayı ilgili daire müdahale edemedi. Bir şekilde çalışanın aleyhine döndü işler. Aklınıza gelebilecek her türlü mağduriyeti yaşadı özel sektör çalışanı, hem de yıllardır…

     İlgili daire, ilgili bakanlık, “mağduriyetleri bize bildirin” dedi ama şikayet etmenin bir bedeli oldu, o da işten çıkarılmak. Daire yıllardır şikayet edeni korumakta aciz kaldı… Yıllardır, gizli yapılan şikayetleri bile işveren bir şekilde içeriden öğrendi. Daireye şikayet, korkutucu bir işe dönüştü.

     Son yıllarda bu konularda Çalışma Dairesi’nin daha ciddi çalıştığını, biraz daha titizlik davrandığını, fazla tahammül göstermediğini görmüyor değilim. Nispeten bir iyileşme var ama yeterli değildir. O kemikleşmiş eski düzene direnen işverenler var.

Maalesef, meselenin mahkemeye taşınmadan çözülebileceği, bakanlığın ya da ilgili dairenin daha erken müdahale edip, daha erken yaptırım uygulayabileceği bir sistem şarttır. Ha şunu da söyleyeyim, mahkemelerin çalışandan yana pozitif bir tutumu olduğunu görmek beni sevindiriyor. Bazı işverenlerin, halen yasaları takmayıp, inat ve ısrarla meseleyi mahkemeye taşıması, işçi için yorucu bir süreçtir.

    İlla ki bazı işverenler yasaların emrettiğinin dışında hareket etmeyi yeğliyorlar, hatta “şikayeti olan dava etsin” diyerek, ülkemizde davaların geç sonuçlanmasına sığınıyorlar. Dahası da var; “Kafama taktım, işten atarım, bedelini de öderim” diye davrananlar var…

   Normal zamanda yasaları takmayanlar, bugün bu kriz ortamını vesile edip, gürültünün, sisin, dumanın içinde kaşla göz arasında personel kıyımı yapıyor. Bazıları bu duruma kızıyor, öfkeleniyor, “Olur mu böyle şey” diyorlar. Olur ya, olmaz mı? Unuttunuz galiba yaklaşık iki ay önce ülkemizde kaçak çalıştırılan yabancı işçiler, canlarına tak ettiği için eylem bile gitmişti. O nedenle bugün bu kriz içinde dakika bir gol bir, işçilerin işten çıkarılmasına hiç şaşmayın.

    Çalışma Bakanlığı’nın “işçi çıkarmayı yasakladık” dediği gün, çok sayıda insan işinden olmuştu. Bugün Haber Kıbrıs’a konuşan Çalışma Bakanı Faiz Sucuoğlu, yasaklamalarına rağmen personel durduranlara acımayacaklarını, bakanlığın kararlı tutumu nedeniyle de işçi çıkaran birçok işletmenin geri adım attığını söyledi.

     Bakan, üstelik personel durdurmanın da bir kuralı olduğunu, gerekçesinin tutarlı olması, personelin tazminatı, izin parası gibi haklarının yerine getirilmesi gerektiğini söylüyor. Evet öyledir, öyledir de bunca yıldır bu kurallara uymayanları, işçiyi “alıp istediği gibi kullanacağı”, “istediği anda kapının önüne koyacağı” değersiz bir mal gibi görenleri, işlerin düştüğü, gelirlerin azaldığı ağır bir kriz ortamında nasıl dizginleyeceksiniz? Devletin ortaya ciddi bir para koyamamasını da gerekçe gösteren birçok işveren personele kapıyı gösterdi.

     Bakanlığın müdahalesi de yine yargı yolunu, yani uzun ve zahmetli yolu gösteriyor. Evet, mağdur personel mutlaka davayı kazanacak, yasalar net çünkü ama bu işler mahkeme salonlarına taşınmasa çözülebilse olmaz mı? Canı yanan işçinin yüzde yüz kazanacağı bir dava için dahi eziyetli bir süreci yaşaması yazık değil midir? Hem kazanacağınız tazminat, işinizi kaybetmekten daha değerli değil ki…

06/04/2020 20:47
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Ali Baturay yazdı: Bakanlık, “müsaade etmeyeceğiz” diyor ama…, haberkibris, ali baturay korona virüs kıbrıs, kıbrıs, korona virüs, kktc,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.