Ali Baturay yazdı: Biri bize dayatmadan biz kendi reformumuzu yapabilmeliyiz

ads
ads
26/05/2020

ads ads
Ali Baturay yazdı: Biri bize dayatmadan biz kendi reformumuzu yapabilmeliyiz

   Kuşkusuz bugünün en çok konuşulan haberi, Türkiye ile KKTC arasında imzalanan “2020 Yılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması”ydı. 2 milyar 288 milyon 976 bin TL’lik hibe ve kredi içeren anlaşmanın, Covid-19 salgınının KKTC ekonomisinde açtığı yaraları sarmayı amaçladığı belirtildi.

   Anlaşma kapsamında aktarılacak 2 milyar 288 milyon 976 bin TL’nin nerelere harcanacağıyla ilgili bilgi de verildi. Buna göre, Türkiye Hükümeti tarafından 2020 yılında KKTC’ye savunma için 650 milyon TL, altyapı için yaklaşık 273 milyon TL ve reel sektör yatırımları harcamalarına ilave olarak yaklaşık 116 milyon TL, bütçe açığına katkı olarak da 1 milyar 150 milyon TL miktarlarında bir destek sağlanacak.

    Anlaşmanın uygulanabilmesi için “iki tarafın da belli tarihlere kadar bazı sorumlukları yerine getireceği” belirtiliyor. Bu ifade çok önemli… Buradan da anlıyoruz ki KKTC’nin parayı alabilmesi için bazı şartları yerine getirmesi gerekiyor. Bütün protokollerde olduğu gibi.

    Her ne kadar da “iki tarafın yükümlülükleri var” denilse de Türkiye’nin yükümlülüğü parayı aktarmak, esas yükümlülükler KKTC’nin… Yani anlayacağınız bu anlaşma imzalandı diye her şey bitti, musluk açıldı, para gürül gürül akacak demek değil…

     Türkiye tarafı KKTC tarafına; “Reform eylemlerini zamanında ve eksiksiz yapın”, “2020’nin ekim ayına kadar 2021 yılını kapsayan Ekonomik Program teklifini hazırlayın”, “En geç 2020 yılı sonuna kadar yapısal dönüşüm adımlarını, makroekonomik amaçları, stratejik hedefleri ve reform eylemlerini içeren en az 3 yıllık bir plan hazırlayın” diyor… Reform anlamında ne istendiği de tek tek açıklanıyor.

    Ekonomik programlar KKTC hükümetleri açısından hep sıkıntılı oldu, para akışının olması için talep edilenleri uygulamak çoğu kez ülke yöneticilerini korkuttu. Sırf bu yüzen hükümetler bozuldu… Türkiye tarafından istenilen bazı şeylerin toplum tarafından tepki çekmesi, hükümetler tarafından “seçimi kaybetmek” olarak algılandı. Kimi tedbirler, biri bizden istemeden yapılması gereken şeylerdi ama birçok kez Türkiye’den biçilen bazı gömleklerin Kıbrıslı Türklere giyilemeyecek kadar dar geldiği de bir gerçek. Bunun sıkıntılarını yaşayarak gördük, üstelik bazı Türkiye hükümetlerin, Kıbrıslı Türk geleneği ve karakterine uymayacak bazı örtülü istekleri de herkesi korkutmuştur…  

    Bugünkü anlaşmaya dönecek olursak, üç aşağı beş yukarı neler olacağını tahmin edebilirsiniz. Bu anlaşmanın meclisten geçirilmesi gerekiyor, yine orada sert tartışmalar yaşanacak. Sonra hükümetin yükümlülükleri gündeme gelecek, “Hükümet taahhütleri yerine getirmede geç kaldıydı, yapmadıydı” falan derken, yine Türkiye’den para gelecekti, geldiydi, gelmediydi muhabbetleri başlayacak. Yani anlaşmayı imzalamak, “iş bitti para geliyor” demek değildir.

     Şimdi bana göre hükümet tüm bunlar yokmuş gibi, Türkiye’den para gelmeyecekmiş gibi davranmaya devam etmelidir. Yerel kaynakları artırma, yerel kaynaklarla devletin ekonomik yükümlülüklerini sürdürme çalışmalarına ara verilmemelidir. “Nasıl daha fazla gelir elde edilir”, “savurganlıklara nasıl son verilir, nasıl daha fazla tasarruf yapılır”, “ülke insanına nasıl adil bir dağılım yapılır”, “nasıl ezber bozan, radikal adımlar atılır”, hükümet bunlara kafa patlatmalıdır.

    Deniyor ki; “İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması, yalnızca KKTC halkına değil, KKTC Hükümeti’nde de sürpriz oldu. Ansızın Türkiye ‘hadi imzalıyoruz’ dedi ve imzalandı. Hükümetin haberi olmadığı için anlaşmadan kısa süre önce, Bakanlar Kurulu Maliye Bakanlığı'nı 400 milyon TL'ye kadar borçlanma konusunda yetkilendirdi…”

    Haberleri olsa da bana göre bu borçlandırma yetkisini vereceklerdi. Bugün her ne kadar sevinçli görünseler, objektiflere gülücükler dağıtsalar da aslında onlar da biliyor, tıkır tıkır para gelmeyeceğini. Daha önce gelmeyen ve yerel kaynaklardan ödenen savunma harcamalarının bütçeye artı olarak eklenecek olması da sevinç kaynağıymış…

    Tabii bunların tümü kağıt üzerinde, ne zaman somutlaşacağı belli değil ama diyelim ki çok rahat para akışı oldu. Olmaz ya, diyelim ki KKTC Hükümeti taahhütlerini geciktirse de para gelmeye devam etti. Bana göre hükümet, para sorunsuz gelse bile hiç yokmuş, hiç gelmemiş gibi davranmalı. Bana göre hükümet yine “nasıl olsa para gelecek” kolaycılığına kaçmamalı.

     Hükümet edenler, nasıl ki Türkiye’den para gelmeden ülkeyi yönetme pratiği kazanmaya başladı, bunu ileriye taşımaları gerekmektedir. “Kendi ayakları üzerinde durma” ya da “kendi kendine yeter olma” hedefi var ya, hükümet bunu sanki de Türkiye’den hiç para gelmeyecekmiş gibi uygulamalı. Bir şekilde para gelirse de artı değer olarak kullanılmalı.

      Görüyorsunuz işte, Türkiye’nin de zor zamanları oluyor, maddi katkı yapamayabiliyor, ya da görüyorsunuz, çoğu kez talep edilenleri yapamıyorsunuz, yapmaya çalıştığınızda topluma anlatamıyorsunuz. O nedenle bu ülkenin kendi kaynakları ile yönetilmesi şarttır. Mutlaka bunu yapmalıyız…

     Tabii Türkiye’nin bize biçtiği gömlekler dar ya da bol gelebilir, itiraz ederiz ama reform ya da devrim anlamında yapılacak bazı işler, bazı tedbirler, tasarruflar için de kendimiz kendi üzerimize gömleğimizi dikebilmeliyiz. Bakın biz kendi reformumuzu yapamayınca, geliyor başkaları bize dayatıyor onu da beğenmiyoruz. Onurlu bir yaşam istiyorsak, kendi başımızın çaresine bakmayı öğrenmeliyiz ama şu andaki yönetim anlayışıyla değil.

    Bu arada hükümet adına her şey yolunda gider, Türkiye’den tıkır tıkır para gelirse, Maliye Bakanlığı da aldığı yetkiyle iç borçlanma yaparsa, sakın ola hükümet edenler, bu paraları önümüzdeki seçimi düşünerek harcamaya, bunu bir cumhurbaşkanlığı seçimi propagandasına çevirmeye kalkışmasın. Bu dönem şeffaflık her zamankinden önemlidir, küresel bir sorunun ağır yaralarını almış bu halkın bir de böyle bir istismara katlanacak tahammülü yoktur.

26/05/2020 21:05
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Ali Baturay yazdı: Biri bize dayatmadan biz kendi reformumuzu yapabilmeliyiz, haberkibris,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.