Ali Baturay yazdı: Çocukluğumun tek kahramanıydı Cüneyt Arkın…

ads ads ads ads
28/06/2022

ads
ads
Ali Baturay yazdı: Çocukluğumun tek kahramanıydı Cüneyt Arkın…

    Çocukluğumun kahramanıydı Cüneyt Arkın, çocukken “Cüneyt Arkıncılık oyunu” oynardık…

    “Cüneyt Arkınclık oyunu da nedir?” diye merak ediyorsunuz değil mi?

    Onun filmlerinde olduğu gibi tabanca çekip ağzımızla sesler çıkararak “dişu dişu” diyerek sözde ateş açardık.

    Onun gibi yumruk ve tekme atardık, dört- beş kişiyi devirirdik.

    Peki, biz kime yumruk tekme atardık biliyor musunuz?

    Tabii ki ovadaki insan boyuna ulaşan gömeç bitkilerine, diğer çayırlara, hatta bazen de zarar verme pahasına insan boyuna gelen arpa bitkilerine…

     Bu yeşil otlara tekme, yumruk atacağız diye her tarafımız yemyeşil olurdu.

     Tabii Cüneyt Arkın’ın canlandırdığı Malkoçoğlu ya da Kara Murat gibi kılıç da kullanırdık.

     Peki, kılıcımız neydi? Genellikle tahta sopalar kullanırdık ya da kılıca benzediğini düşündüğümüz ince metaller. Metal, tahtadan daha iyiydi çünkü tahta sopaların kıymıkları elimize batardı.

     Peki, kılıcımızla kimin kellesini uçuruyorduk? Tabii ki insan boyuna ulaşan çakırdikenlerinin en üst kısmındaki enginara benzeyen o meyvemsi bölümümü kafa diye koparırdık… Kopan çakırdikeni meyvesi bazen gider arkadaşımızın üzerine saplanır, batardı.

     Şiddet içeren bir oyun gibi geldiyse size; eh 1970’lerin, 80’lerin oyunlarındaki şiddet de buydu…

     Tabii Cüneyt Arkın’ın hep hoşuma gitmiş olan “Nayır”, “Nolamaz” şeklindeki tepki sözlerini de bağırarak, söylerdik. 

     Yalnızca Cüneyt Arkın filmi izlemiyorduk; Kartal Tibet, Ayhan Işık, Kadir İnanır, Ediz Hun, Göksel Arsoy, Ekrem Bora ve başkaları da vardı, onları da severdik ama onların oyununu hiç oynamadık.

    İllaki Cüneyt Arkın, illa ki Cüneyt Arkıncılık oynardık, çünkü en güzel kavgayı o yapardı, en iyi o dövüşürdü, en güzel o adam pataklardı, en güzel o sekerek tekme atar, en güzel o yüksek yerden uçardı… Bize göre en iyi kahraman oydu, o nedenle onun gibi olmaya çalışırdık oyunlarımızda…

    1974 öncesi köyümüz Klavya’da köylülerimizin ender eğlencelerinden birisi sinemaydı, otobüse doluşur Larnaka’ya sinemaya giderlerdi. Annem- babam ta bebekliğimden beri beni sinemaya götürürmüş…

    Savaş sonrası Kuzey Kıbrıs’a göç ettikten sonra eskisi kadar sinemaya gidememiştik, zaten savaştan sonra bir süre sinemalar ara vermişti. Sonrasında annem- babam çok yoğundu beni sinemaya götüremiyorlardı.

      Yaz aylarında Güzelyurt’a yeğenlerime gittiğimde, orada sinema keyfi yapabiliyorduk.

      Bir gün kuzeydeki köyümüz Alaniçi’nin kahvehaneler meydanına Gönendere Açık Hava Sineması’nda oynayacak iki filmin afişi asılmıştı.

      Filmlerden birisi 1976 yapımı Cüneyt Arkın’ın oynadığı “Yarınsız Adam” filmiydi… Deliye dönmüştüm, mutlaka gitmek istiyordum. Babam yoğun olduğunu gidemeyeceğimizi söylediği zaman ağlamaya başladım, illaki gitmek istiyordum. Yanılmıyorsam yıl 1979 veya 1980’di…

      Köyden otobüs kalkacaktı, çok istediğim için babam beni komşularımızla sinemaya göndermişti, Cüneyt Arkın’ın “Yarınsız Adam” filmini göreceğim için çok heyecanlıydım.

     Nitekim de Gönendere’de ilk film olarak “Yarınsız Adam” gösterilmişti, çok beğenmiştim, ailesini yitirmiş, sokaklardan gelmiş, ezilmiş, karnını doyurmak için hırsızlık yapmış, hapse düşmüş, hapisten çıkınca da kabadayı olmuş bir kişinin hayata tutunma hikâyesini aksiyon, kahramanlık üzerinden veren bir filmdi hatırlayabildiğim kadarıyla… Yani, aradığımı bulmuştum.

      Ancak nerden bilecektim ki diğer filmi “Yarınsız Adam”dan daha çok seveceğimi? Diğeri hangi film miydi? Tabii ki senaryosunu Yılmaz Güney’in cezaevinde yazdığı, Zeki Ökten’in yönettiği, başrollerinde Tarık Akan, Melike Demirağ ve Tuncel Kurtiz’in yer aldığı “Sürü” filmi…

     Cüneyt Arkın filmi için sinemaya gitmiş ama çok farklı, gerçekçi “Sürü” filmiyle karşılaşmış ve sinemaya bakışım da değişmişti bu filmle birlikte.

    Filmden çok etkilenmiştim, günlerce Tuncel Kurtiz’in oynadığı filmdeki acımasız baba “Hamo Ağa”yı ve Tarık Akan’ın oynadığı sürekli tartakladığı oğlu “Şivan”ı, Şivan’ın eşi; Melike Demirağ’ın canlandırdığı hiç konuşmayan “Berivan’ı bir tülü unutamıyordum… “Sürü” bugün bile en sevdiğim filmlerden birisidir.

     Çocukluğumun kahramanı Cüneyt Arkın sayesinde bir Yılmaz Güney filmiyle de tanışmış oldum. O sinemaya Cüneyt Arkın için gitmesem “Sürü”yü sinemada değil de kim bilir kaç yaşıma geldikten sonra, belki yıllar sonra “videokaset kültürü” çıkınca görebilecektim.   

     Cüneyt Arkın bugün yaşamını kaybetti, üzüldüm, sanki bir yakınımı kaybetmiş gibi… O benim gibi birçok kişinin çocukluk kahramanıdır. Geçmişte kızların hayran olduğu, posterini duvarına astığı yakışıklıydı aynı zamanda…

     Büyüdüm, kahramanlara, kahramanlıklara inanmaz oldum, kaba güçle, yumrukla, tekmeyle, tabancayla, kılıçla, bıçakla hak aranamayacağını gördüm, hiç sevmedim, şiddetten hep uzak oldum, zaten küçükken oyun oynarken taklit ettiğim bu kahramandan başka da hiç kahramanım olmadı.    

    Çocukluğunda Cüneyt Arkın’ın filmlerindeki şiddet dolu hareketlerini o kadar çok taklit eden birisi olduğum halde hayatım boyunca hiç kimseyle yumruklaşmadığımı, kimseye bir yumruk ya da tekme atmadığımı, kimseye vurmadığımı ve bu yaşıma yani 54 yaşına kadar da bunlara hiç ihtiyaç hissetmediğimi söylersem inanır mısınız? Birkaç defa arkadaşlarımın karıştığı kavgaları ayırmaya çalıştım, orada da ara dayağı yedim.

    Sosyal medya hesabını kendisi mi yoksa birileri onun için mi yönetiyordu bilmiyorum ama Cüneyt Arkın’ın twitlerini takip ediyordum, eski fotoğraflar paylaşıyor, nostaljik ifadeler kullanıyordu, son dönemlerinde hep eskiye özlemi vardı sanki Cüneyt Arkın’ın… Onu severek, hep gülümseyerek takip ediyordum, sıkı bir takipçisiydim…

      Çocukluğumun kahramanı da göçtü, onu da filmlerini de hiç unutmayacağım…

      Çocukluğumun, gençliğimin aktörleri, şarkıcıları, futbolcuları, siyasetçileri, iş insanları bir bir göçüp gidiyor, sevdiğim şarkılar, filmler, kitaplar nostaljik oldu. Yaşlanıyor muyum ne?

 

28/06/2022 19:43
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Ali Baturay yazdı: Çocukluğumun tek kahramanıydı Cüneyt Arkın…
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.