Ali Baturay yazdı: Devlet, özel sektör çalışanını korumuyor, koruyamıyor…

ads ads ads ads
07/08/2022

ads
ads
Ali Baturay yazdı: Devlet, özel sektör çalışanını korumuyor, koruyamıyor…

    Özel sektör çalışanları, yasalarımıza göre devlet denetimi, devlet güvencesi altındadır.

    Çalışma Bakanlığı, özel sektör çalışanlarının istismar edilmesini, haklarının yenmesini, zor durumda bırakılmasını önlemekle, emekçileri korumakla yükümlüdür. Bakanlığın asli görevlerinden birisi budur…

    Peki pratikte böyle midir? Tabii ki hayır… Maalesef kâğıt üzerinde böyle yazıyor ama pratikte pek böyle olmuyor.

     Yasalarımıza göre, kaçak işçi çalıştırmak yasaktır ama bu ülke kaçak işçi cennetidir.

     Çalışanların sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımlarının yapılması zorunludur ama birçok şirket bu yatırımları yapmıyor, emekçiler sigortalıların yararlandığı hiçbir şeyden yararlanamıyor, örneğin devlet hastanelerine gidip tedavi olamıyor.

      Çalışanların sosyal sigortası ve ihtiyat sandığı yatırımlarının maaşının üzerinden yapılması yasal zorunluluktur ama birçok şirket, personeli kaç para alırsa alsın, yasal sınır olan asgari ücret üzerinden yatırıyor.

      Personelin maaşı 15 bin TL de olsa, yatırımları asgari ücret üzerinden yapan şirketler var.

      Bazı işverenler, devletin belirlediği asgari ücreti bile bin bir alicengiz oyunuyla ödemiyor, daha düşük veriyor.

      Ay sonu maaşlarını alamayan ya da çok geç ödenen, kimi zaman yarım maaş alan emekçiler var. Perişan oluyorlar, borçlarını ödeyemiyor, evlerine ekmek götüremiyor, patronun keyfini bekliyorlar.

      Yasal saatten çok daha fazla çalıştırılan emekçiler var, fazla çalıştırılıyorlar ama onlara ek mesai ödenmiyor…

      Kötü koşullarda, sağlıksız ortamlarda, çalışan personel var, kimisinin iş güvenliği yeterince sağlanmamış, canı burnunda çalışıyor. İş kazalarında ölüp gidiyor insanlar…

      Yasaya göre, hiçbir personel keyfi bir şekilde işten çıkarılamaz, işten çıkarılmanın da kuralları var ama maalesef birçok işveren pat diye sorgusuz sualsiz insanları işten çıkarıyor, üstelik hiçbir hakkını ödemeden.

      Hani şu klişe söz var ya; “Özel sektör çalışanının kaderi patronun iki dudağı arasındadır” diye.

      Maalesef klişe olsa da çok gerçektir bu söz… Evet tam da öyledir…

      Özel sektör emekçisi güvencesiz çalıştığı için değil midir ki birçok insan devlet çalışanı olmanın peşine düşüyor.

      Peki yukarıda saydığım ihmalleri ve istismarları, bazı işyerlerindeki yasadışı işlemleri bilmiyor mu bu ülkeyi yönetenler?

       Bilmez olur mu? Herkes biliyor ama maalesef hükümet ededenler, ilgili bakanlık, ilgili daire görmezlikten geliyor.

       Herkesin bildiği, duyduğu, konuştuğu şeyleri ülke yöneticileri duymaz olur mu?

       Duyuyor, biliyor ama hiçbir şey yapmıyorlar… Müdahale etme iradesini göstermiyorlar, gösteremiyorlar. Vardır bunun birçok nedeni…

       Ha bir de “ihbar edin” diyorlar ya, nasıl oluyorsa ihbar eden emekçi deşifre ediliyor, işinden oluyor ama devlet onu koruyamıyor.

       Siz inanıyor musunuz, maaş alamayan, maaşını geç alan, eksik ödenen, ihtiyat sandığı, sosyal sigorta yatırımları yapılmayan personelden haberi olmayacağına hükümet edenlerin? Herkes biliyor da bir onlar mı bilmiyor?

       Mesela personelin sosyal sigorta- ihtiyat sandığı yatırımlarını maaşının üzerinden yatırmayan işletmeleri belirlemek zor mudur?

       Zor değil ama bunu yapmak için niyet ister, o niyet de o irade de ülke yöneticilerinde yok.

       Geçmişte de yoktu bugün de yok… Geçmişte yapmak isteyen, bazı tedbirler alan yöneticiler de oldu ama arkasını getiremediler, sürekliliği olmadı.

     Çağdaş ülkelerde bu türlü ihmallerde bulunan işverene ciddi yaptırımlar vardır, sıkmaz öyle keyfi şekilde emekçiyi zorda bırakması.

     Ancak bizde yok… Bizde emekçiler patronun vicdanına teslim ediliyor. Patron vicdanlıysa, yasalara, kurallara uyuyorsa ne âlâ ama değilse emekçi yandı demektir.

     Patronlar hata yapıp şirketi zora soksa da şirketin içini boşaltsa da ekonomik akıldan yoksun işler yapsa da bedelini hep personel, hep emekçi ödüyor.

      Patronların, işverenin ilk aklına gelen tedbir işçi çıkarmaktır… Patron kendi kıçını sıkıp da tedbir alacağına, biraz kendinden keseceğine hep gözü personelde.

      Kendisi işletmenin gelirlerini kendi harcamalarına, kendi lüksüne harcayacak, şirketi batıracak ama suçlu hep emekçi olacak…

       Maalesef öyle oluyor işte, hükümet edenler de seyrediyor, sonra da deniyor ki; “Devlet çalışanı olmanın cazibesinin önüne geçilmeli…”

       Peki ama nasıl? Siz özel sektör emekçisini böyle kaderine terk ederseniz, sahipsiz bırakırsanız devlet çalışanı olmanın cazibesi biter mi? Bitmez, bitmeyecek, siyasilerin de devlete partizanca istihdamları bitmeyecek.

       Ben de neler diyorum, hükümet edenlerden neler bekliyorum değil mi? Neyi hallettiler de bu işi halledecekler?

      Hükümet kendisi Orman Dairesi’nin mevsimlik işçilerinin maaşını geç ödüyor, kendisi bu işçileri yasal saatten fazla çalıştırıyor.

      Hükümet kendisi, taşeronları zamanında ödemediği için hastanelerdeki, okullardaki taşeron işçileri maaş alamıyor, yatırımları yapılmıyor, devlet eliyle insanlar mağdur ediliyor…

      Bunları bile halledemeyenlerden özel sektör çalışanlarının sorunlarını çözmesini bekliyoruz boşuna…

      Yani anlayacağınız bu ülkede, çalışma yaşamının özel sektör ayağı, emekçiler açısından sahipsizdir, korumasızdır, kaderine terk edilmiştir, bu zihniyetle de öyle kalacaktır…  

07/08/2022 23:13
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Ali Baturay yazdı: Devlet, özel sektör çalışanını korumuyor, koruyamıyor…
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.