Ali Baturay yazdı: Ekonomik yıkım yetmedi, bir de halkın beynine ve diline kelepçe vuracaklar…

ads ads ads
22/05/2022

ads
ads
Ali Baturay yazdı: Ekonomik yıkım yetmedi, bir de halkın beynine ve diline kelepçe vuracaklar…

  Hükümetin yapacak çok işi var ama onlar işe düşünce ve ifade özgürlüğünü engellemeye yönelik, müdahaleci, yasakçı, baskıcı yasa tasarılarıyla karşımıza çıkıyorlar.

    Mevcut yasalarla bile gazetecilerin, sivil toplum örgütü temsilcilerinin üzerine çökmeye, susturmaya, korkutmaya çalışan ülke yöneticileri, şimdi daha sert tedbirler alma peşinde.

    “Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı, “Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı ve “Müfsidane Yayınlar (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı gündemlerine alıp Resmi Gazete’de halkın bilgisine sundular.

    Bu toplumun önceliği bu yasa tasarıları mıdır? Hükümetin önceliği halkı susturmak mıdır?

    Zaten ekonomik kriz altında ezilen, diğer birçok sorunla canından bezdirilen bu halkın bir de beynine ve diline kelepçe vurmaya mı çalışıyorsunuz?

    Neden? Neden böyle bir ihtiyaç hissettiniz? Yaptıklarınıza kimse ses çıkaramasın, aklınızın kestiğini yapasınız diye mi?

    Zaten etrafınız yalakalarla dolu, zaten birçok kişi korkutulmuş konuşmuyor, tepki koyamıyor, kalanları da siz mi susturacaksınız?

     “Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı”ndaki değişikliğin amacı, yasadaki bazı tanımların ve unsurların günümüz bilişim ve teknolojik koşullarına göre yeniden düzenlenmesiymiş...

   Bilişim sistemleri, kitle iletişim araçları ve sosyal medya mecralarında denetimsizce yapılan yayınların, haber ve/veya konuşmaların, özel hayatın gizliliği kuralına aykırılık oluşturmaması ve insanın var oma özgürlüğü ortadan kaldırmaması için düzenleme yapılacakmış… Son derece istimara açık bir çalışma…

    Zaten Ceza Yasası’nda yapılacak değişikliklerle Cumhurbaşkanına “hoşnutsuzluk” ya da “soğukluk” yaratmak gibi nereye çekersen oraya gidecek, “anlaşılması güç” kavramları suç sayma girişimi var. Cumhurbaşkanını “alay konusu” yaptığı iddiasıyla medyada ya da sosyal medyada yer alan birçok eleştiri, yorum, karikatür için dava açılabilecek.

    Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın itibarını korumak için yasada düzenleme yapılıyor anlaşılan. İtibar, yapılacak yasalarla, getirilecek kurallarla kazanılmaz, itibarı kişi kendisi kazanır.

     Cumhurbaşkanı, yoğun şekilde eleştiriliyor ve bir o kadar da alay konusu oluyorsa, dönüp kendisine baksın. Bugüne kadar yaptıkları ve söylediklerinin nelere mal olduğunu, nasıl infial ya da şaşkınlık yarattığını görsün bir zahmet. Bunu engellemek için yasayla düzenleme yapmaya gerek yoktur.  

     Bu arada şunu da söyleyeyim, birçok dünya lideri mizaha konu oluyor ve bunu hoşgörüyle karşılıyor. Neler neler yapılıyor birçok ülke yöneticisiyle ilgili de dava konusu olmuyor. Bizimkisi mi bunlara katlanamıyor?

    Yine Ceza Yasası’nda yapılacak düzenlemeyle “fesat yayın” avına çıkmayı hedefliyor yönetenler. Çeşit türlü iletiyi paylaşanlar ağır suç işlemiş sayılacak ve 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacakmış. İletinin “fesat” olduğuna kim karar verecek? Bu da istismara açık çok tehlikeli bir girişim…

    Ceza Yasası’nda yine istimara açık; “Türkiye ile KKTC arasındaki dostluğu/ huzuru bozma” diye bir ifadeyle bu yöndeki yayınlar, paylaşımlar suç sayılacak. Peki kim neye göre “iki ülke arasındaki dostluğun bozulduğuna” karar verecek? Bu düzenlemeyle, her iki ülke yöneticileriyle ilgili eleştiri yapmak bile suça dönüşecek.

    Ceza Yasası’nda “KKTC devletinin egemenliğini, yasal olmayan yollardan değiştirmeye çalışmayı sağlama teşebbüsünde bulunmayı kışkırtmak” ağır suç sayılacakmış. Yani “bu ülke yaşanmaz oldu”, “böyle devlet olmaz olsun” derseniz veya yazarsanız ya da halkı sivil itaatsizliğe davet ederseniz, size “devleti yok etmeye çalışıyorsun” deyip dava açacaklar ve siz de ağır suç işlemiş olacaksınız. Yönetenlerin bol bol istismar edebileceği bir düzenleme yani…  

    Gelelim, “Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasa”nda yapılmak istenen değişikliklere. Hatırlayacaksınız; “Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasa”nı istismar ederek, gazeteci arkadaşlarımıza; “rüşvet/ para karşılığı vatandaşlık verme itirafının bulunduğu ses kaydını” haber yapıp paylaştığı için dava açıldı, telefonlarına el konuldu.

   Haber değeri taşıyan bir kayıt, gazetecilere tehdide, davaya dönüştü. Şimdi bu yasada yapacakları düzenlemeyle kim bilir neleri istismar edip gazetecileri susturacaklar.

    Eskisinin istismara açık olması yetmedi, şimdi daha da “yakıcı” hale getirecekler onu. Bu tasarıdaki gerekçeler, “Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı”yla benzer gerekçeleri içeriyor. Yeni değişikliklerle sosyal medya kavramı daha da genişletilerek, içeriği detaylandırılacakmış. Anlaşılan sosyal medyayı, yalnızca çiçek, böcek, aile fotoğrafları paylaşılan bir mecraya dönüştürmek istiyorlar.

   Ceza Yasası’yla Cumhurbaşkanını korumak yetmedi, Müfsidane Yayınlar (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın da ana amacı oldu neredeyse. Bu arada daha iyi anlaşılması için yasasının adıyla ilgili kısa bir bilgi vereyim, “müfsit” arabozan demektir, “müfsitlik” de arabozanlık.  

    Anlaşılan ülke yöneticileri, yapılan eleştiriler nedeniyle “arabozan” avına çıktı. Kendileri “huzur bozan” olmaktan vazgeçmiyor, huzuru bozulanların homurtularını da “arabozan” diye niteliyorlar. Gerçekten akıl alır gibi değil.

  Müfsidane Yayınlar (Değişiklik) Yasa Tasarısı’ndaki düzenlemeyle, “Cumhurbaşkanına, devlete, nefret, hoşnutsuzluk, soğukluk yaratılmasını kışkırtmak, küçük düşürmek ve alay konusu yapmak” suç olarak düzenlendi. Bu suçu işleyenler “ağır suç işlemiş” sayılacak, asgari ücretin 12 katına kadar para cezası ve 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacakmış.

   Yok yahu? Siz partizanca istihdamlar, liyakate uygun olmayan atamalar yapacaksınız, kurumlarda yolsuzluklar olacak, buna tepki gösterenler de hoşnutsuzluk yaratmış, devlete karşı soğukluk yaratmış mı olacak? Yönetenler, yasaları, anayasayı ihlal edecek, sert tepki göstermek de “devleti küçük düşürmek” diye mi nitelendirilecek?

    Cumhurbaşkanı “federal çözüm isteyen vatandaşlarına” hiç çekinmeden “Rumcu” diyecek, o kesim sert tepki gösterince de suç işlemiş mi sayılacak?

    Devletin tepesindeki Cumhurbaşkanı katıldığı bir inşaat şirketinin etkinliğinde mikrofonu kapıp, “Ne imar planı ne emirname, yapın binaları da korkmayın” diyerek müteahhitleri yasaları ihlal etmeye çağıracak ama bunu birileri eleştirince veya mizah konusu yapınca ağır suç işlemiş mi olacak? Bu konuda Cumhurbaşkanı alay konusu olursa suçlusu kendisi değil midir?

     Sorunlar içinde canı çıkmak üzere olan halkın bir de düşünce ve ifade özgürlüğünü elinden alma girişiminden derhal vazgeçin… Bu yasaları yapmak isteyenler, halkından korkuyor demektir. Halkınızdan korkmayın… Halkından korkan yönetici iyi yönetici değildir… İyi şeyler yapmayan, kötü şeyler yapan yönetici halkından korkar… Halkınızı tutuklatıp, hapse sokarak iyi yönetici olamazsınız, tam tersine sizden nefret ederler…  

 

22/05/2022 21:06
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Ali Baturay yazdı: Ekonomik yıkım yetmedi, bir de halkın beynine ve diline kelepçe vuracaklar…
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.