Ali Baturay yazdı: Halkı getirdiler sonunda “canın mı yoksa diğer başka şeyler mi?" noktasına

ads ads ads ads
27/01/2021

ads
ads
Ali Baturay yazdı: Halkı getirdiler sonunda “canın mı yoksa diğer başka şeyler mi?" noktasına

Ortalık darmadağın, yine her kafadan bir ses çıkıyor, kimseye de “haksızsın” diyemiyorsunuz.

  Herkesin kafası karışık, kimi sağlığını kaybetmekten hatta ölmekten korkuyor, kimisi “Borcumu nasıl ödeyeceğim?” derdinde.

   Bir taraf “Kapanalım yoksa öleceğiz” diyor, diğer taraf, “Kapanırsak mahvolacağız, açlıktan öleceğiz” diye endişesini ortaya koyuyor. Her iki tarafın da haklı tarafı var.

    Öte yandan vakalar da gittikçe artıyor, önce dünyada 30’lu 40’lı yaşlarda ve kronik rahatsızlığı olmayan insanların Covid-19’dan öldüğünü gördük, sonra baktık ki ülkemizde de 40’lı yaşlarda bir kaybımız oldu. Hem de hiçbir rahatsızlığı olmadığı halde.

   Demek ki “Covid-19 gençlere bir şey yapmaz” düşüncesi yanlışmış, bunu ağır ağır anlamaya başladık.

   Hekimler açıkladı bugün; COVID-19’dan tedavi gören ve yoğun bakımda bulunan 7 hasta da gençmiş…

   İlk zamanlar olsa, şükredecektik “gençtirler, virüse dayanıklıdırlar” diye ama tam tersine korkumuz artıyor, çünkü görüyoruz gençliğin virüsten korumadığını. Bize geldi mi gelmedi mi bilemiyoruz ama mutasyona uğramış virüsün daha öldürücü olduğu ortada…

   Sağlık Bakanlığı, “kapanma gerektiren nedenleri” açıklamaktan kaçınıyor, Başbakan “Neden genel kapanma gerekmediğini” anlatamıyor.

    Biz nedenlerini biliyoruz, çünkü Sağlık Bakanı Ali Pilli, “başarı” üzerine kurduğu pembe dünyanın bozulmasını istemiyor, çünkü neden kapanmamız gerektiğini anlattığında aslında hiç de başarılı olmadığı ortaya çıkacak.

    Başbakan Ersan Saner ise kapanma kararı alınca, kapanan sektörlere, işyerlerine verecek para bulamayacağından korkuyor. İkisi de kendini düşünüyor aslında, erken seçimde en iyi yerde olmanın hesaplarını…

   Mecburen hastane doktorları bir bir açıklama yapıyor, halka durumun iyi olmadığını anlatıyorlar.

   Bir hekimimiz, yoğun bakımdaki hastaların tümünün genç olduğunu, 24 yataklı yoğun bakım servisinin üçte birinin dolduğunu, 8’nci hastadan sonra hemşire takviyesi gerekeceğini, hemşire sayısının yetersiz olduğunu söylüyor.

    Diğer bir hekimimiz, virüsün agresif seyrettiğini, ciddi tedbirler alınması gerektiğini, denetlemelerin bir an önce daha ciddi ve virüs kadar agresif şekilde yapılmasının şart olduğunu vurguladı. Başkaları başka açıklamalar yaptı…

    Ülkeyi yönetenler, Lapta ve Alsancak’taki vakalara neden zamanında müdahale edilmediğini, neden bulaşın Girne ve Lefkoşa’yı da içine çekmesinin beklendiğini anlatmıyor bize.

    Nasıl bir planla Lefkoşa ve Girne’nin kapandığını, bir hafta sonra Lefkoşa’nın, 14 gün sonra da Girne’nin nasıl bir planla açılacağını söyleyecek olan var mı acaba?

    Hiç de öyle bir plan program varmış gibi gelmiyor bize, hep rastgele, anlık kararlarla hareket ediliyor. Lefkoşa ve Girne’yi kapatırken, buralarda yaşayan bazı vatandaşların tatile gider gibi başka bölgelere kaçacağını düşünemediler, zaten Sağlık Bakanı ile Başbakan arasındaki bitmez çekişmeden dolayı resmi açıklama yapılmadan kararlar medyaya sızdırıldığı anda bavullar hazırlanmıştı.

   Daha vakaların bu kadar neden arttığının hesabını vermediler ama halen başarıdan söz ediyorlar, Başbakan da Sağlık Bakanı da eskiye takılmış durumda, yok uzun süre sıfır vaka gitmiş, yok test kitleri artmış, yok solunum cihazları ve yoğun bakım kapasitesi artırılmış… Olmasa mıydı yani… Bunlar zaten olması gereken şeyler. Şimdi bunları bırakın da bugüne bakın, bugün neden bu durumdayız, cevap bekleyen soru bu…

   Sağlık ekibini neden güçlendirmediniz, ‘Acil Durum Hastanesi’ne neden personel istihdam etmediniz, neden denetimleri artırmadınız, neden Alsancak- Lapta’dan çıkan vakaların tüm ülkeyi tehdit altına almasına göz yumdunuz? Bunları açıklayın bize…

  Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da halka “dikkatli olun” çağrısı yaparken, kendisinin başbakanlığı döneminde Covid-19 mücadelesinde ne kadar başarılı olunduğunu anlatma gereği hissetti. Vay be, ne başarıymış bu başarı, söyleye söyleye bitiremiyorlar, herkes kendine kesiyor sözde başarıyı. Peki bugün? Bugünün başarısızlığını kime yazacağız?

    Hem pandemi kurallarını hiçe sayarak, köy köy geziyor, Covid-19 tehlikesini görmezden geliyor, bir de fotoğraf çektirip sosyal medyaya atıyorlar, hem de hiçbir şey olmamış gibi halka “dikkat edin, kurallara uyun” diyorlar. Kendisi kurallara uymayanların çıkıp da halka “kurallara uyun” demesi kadar abes bir şey olamaz…

    Polis, belediyeler, kaymakamlıklar, tümü çok ciddi tedbir alınması için görev başındaymış. Peki biraz geç kalmadınız mı? Denetim yapmak için Covid-19’un bizi yenmesini mi beklediniz?

    Bu gidişat genel kapanmaya doğru gidiyor, zaten kapanmaya karşı çıkan iş çevreleri bile pes etmiş durumda, bir bir “kapatın” demeye başladılar. Bunu acı acı söylediler, bu kinayedir bir yerde ama ülkeyi yönetenler, bu ortamı hazırladı. Halkı getirdiler sonunda “canın mı yoksa diğer başka şeyler mi?” noktasına. Bakalım başarılarıyla övünen ülke yöneticileri bu başarısızlıktan nasıl bir başarı hikayesi yaratacak, göreceğiz…

         

   

 

27/01/2021 21:55
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: ali baturay, kıbrıs, hükümet, covid-19,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.