Ali Baturay yazdı: “Kazanacağım” diyene inanmasanız da saygı duymalısınız

ads
ads
01/10/2020

ads
Ali Baturay yazdı: “Kazanacağım” diyene inanmasanız da saygı duymalısınız

   Deniyor ki “Neden 11 cumhurbaşkanı adayı var?”

   Deniyor ki “Bazı adaylar kaybedeceğini bildiği neden aday olur?”

   Deniyor ki “Bu kadar aday, boşu boşuna seçim pusulası kağıdının büyümesine, yani masrafa neden oluyor.”

   Deniyor ki “Bu kadar aday olmasa daha rahat sayım yapılır, daha rahat sonuç çıkar…”

   Bu tür tartışmalara tanık oluyorum, bazı sohbetlerde ve sosyal medyada…

   Yasalar karşısında tüm vatandaşlar eşit olduğuna göre her isteyen kişi aday olabilir.

   Geçmişinde yüz kızartıcı hareket gibi, adaylığını engelleyici bir durum yoksa ve yasalar ona bu hakkı tanıyorsa neden aday olmasın ki?

    “Peki ama kazanma ihtimali milyonda bir bile olmayan kişi neden aday olur?” diyebilirsiniz.

    Deniyor da duyuyorum…

     Bu sizi ilgilendirmez, bu “kazanma şansı yok” dediğiniz kişinin sorunudur, sizin değil, üstelik belki ki o kişi bunu sorun olarak da görmeyebilir.

     Hem siz inanmasanız da aday olanlar kazanacağına inanıyor olabilir.

     Kazanacağını düşünmek ve söylemek de kişinin en doğal hakkıdır…

     Hayat böyledir aslında, bir kişi bir işyerini açarken “batsın” diye açmaz ki…

     Bir film yapan yönetmen, filmi tutmasın, gişede nal toplasın diye mi yapar?

     Bir müzik albümü çıkaran ses sanatçısı, albümü beğenilmesin, satmasın, müzik listelerinde hiç yer almasın diye mi o kadar emek harcar?

    Bir şirketin en üst kademesine getirilen bir yönetici, o şirket rakiplerinin gerisinde kalıp, zarar etsin diye mi görevlendirilir?

     Bir insan, bir başka insanla ayrılsın diye mi evlenir?

     Bir uzun koşucu rakiplerinin gerisinde kalmak için müsabakalara katılır?

     50 yıldır devam eden 18 takımlı bir futbol liginde toplamda 5 takım şampiyon olmuşken diğer 13 takım ya da alt lige düşen, çıkan diğer takımlar “Bizim bu ligde ne işimiz var?” mı der, yoksa ihtimalleri zorlayarak şampiyon olmanın yollarını mı arar?

     Örnekleri artırabilirim, insanlar mutlak başarı için yola çıkar ama her zaman işler yolunda gitmez.

     Hayat böyledir, kimisi başarır, kimisi başaramaz geri çekilir, başka bir alanda şansını arar ya da aynı alanda çalışıp yeniden dener…

      İnsan kendi çalışmaları, kendi değerlendirmeleri çerçevesinde “Ben bu işi başarabilirim” diyerek yola çıkar.

      Kimi zaman başına buyruk gider, kimi zaman katkı da alır, danışır, bulduğu destekle yola çıkar ama yine hedefine ulaşamayabilir.

      Kimi zaman hedefe ulaşamamak sırf o kişinin başarısızlığıyla da ilgili değildir, o günkü şartlar uygun değildir, konjonktür gereği başarısız olmuştur, kimi zaman haksızlığa uğrar, kimi zaman fırsat eşitliği elinden alınır…

     Bazı insanlar şansa inanmaz ama şansın da rolü vardır, konjonktürün uygunluğu, başkalarının yaptığı inanılmaz yanlışlar da kişiyi ummadığı zamanda ummadığı başarılara götürür.

     Başka şartların yarattığı, ilah ettiği insanlar vardır…

     Bazen öyle rüzgarlar eser ki kişiler o rüzgârın etkisiyle başarıya koşar.

     Zamanlama, uygun zaman, şartların olgunlaşması da başarıda oldukça önemlidir.

     Hem “Her zaman hak eden kazanır” diye bir kural da yoktur, hak etmediği halde yaratılan imajla, popülerlikle de bir yere gelenler de vardır, ayak oyunlarıyla yükseltilenler de…

     Hem “En bilgili, en eğitimli olan en başarılı olur” diye bir kural da yoktur.

     Kişi, bazen rakipleri kadar eğitimli, donanımlı olmasa da ekip çalışmasına inandığı ve iyi idarecilik yaptığı, akıl yolundan ayrılmadığı için daha başarılı olur.

     Hem kişi çok iyi bir insan olabilir ama “İyi insanlar en başarılı insanlardır, ya da başarılı olacaklar” diye bir kural da yoktur.

  O nedenle kimseye “Neden cumhurbaşkanı adayı oldun?” diye sormaya hakkınız yok.

  Sokağa çıkıp sorsanız, bugün her 5 kişiden belki de 5’i size cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk tura kalacak iki kişiden birini söyleyebilir, söyledikleri doğru çıkabilir.

   Anketler olmasa üç aşağıya beş yukarıya size sokaktaki her kişi bu seçimin birkaç isim arasında geçeceğini söyleyebilir, bunun için uzman olmaya gerek yok ama tüm bunlar bir vatandaşımıza “sen cumhurbaşkanı adayı olamazsın” dememize gerekçe olamaz.

    Kişi kendisi kazanacağına inanıyorsa, çabası bunun içinse, size “Yüzde yüz ikinci, turdayım” diyorsa, inanmasanız bile saygı duymalısınız.

    Hem bu seçim işlerinde, gerek cumhurbaşkanlığı seçimi, gerek genel seçim, gerekse yerel seçim olsun, kişiler her zaman kazanmak için de katılıyor değildir.

    Kişi bir sonraki seçime hazırlanıyordur, kendi gücünü sınamak ister, bugün cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde halka fikirleri, davranışlarıyla kendisini tanıtır, alacağı iyi bir oyla da milletvekilliğine hazırlanır, genel seçime girer milletvekili seçilir. Örnekleri vardır bunun…

    Kimisi kazanamayacağını bilir ama partisi hükümete gelirse, bu sayede bir mevki talep etme niyetindedir…

    Kimisi kazanmak için değil, başkalarını kaybettirmek için aday olur…

    Kimisi kendisini “azınlık ve sesini duyuramayan grupların temsilcisi” olarak görür, anayasanın eşitlik ilkesinden yararlanıp, sırf bu yolla medyada o grubun sesini duyurur.

    Kimisi partisinin gücünü sınayıp, kişisel değil de partisini yükseltmek için aday olur…

    Duyguları, hedefleri, beklentileri, hesapları ne isterse olsun, gerçek olan bir şey var ki tüm vatandaşlar yasalar önünde eşittir ve aday olmaya hakları da vardır.

     Hem zaten “Biz kırk dervişiz, kırkımız da birbirimizi bilmişiz”, üç aşağıya beş yukarıya kimin neden aday olduğunu bilmiyor muyuz da boşu boşuna konuşuyoruz, aday olanları yargılamaya çalışıyoruz?

     11 adaya da eşit oranda başarılar dilerim, umarım ki hedeflerine ulaşırlar…

01/10/2020 18:59
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Ali Baturay yazdı: “Kazanacağım” diyene inanmasanız da saygı duymalısınız, kktc 2020 cumhurbaşkanlığı seçimi, haberkibris,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.