Ali Baturay yazdı: Kıbrıslı Türkler, “haklarımızı kaybeder miyiz?” diye tedirgin

ads ads ads ads
26/07/2021

ads
ads
ads
Ali Baturay yazdı: Kıbrıslı Türkler, “haklarımızı kaybeder miyiz?” diye tedirgin

   Şöyle dönüp de bir geriye bakın, güneyden veya kuzeyden Kıbrıs’ta zaman zaman yönetenler, gerginliğe oynamış, gerginlikten beslenmiştir.

   Her iki tarafta da zaman zaman bazı liderler kendi iç pozisyonunu sağlamlaştırmak için “düşman” edebiyatına sığınmış, karşılıklı suçlama oyunları oynanmış, gerginlik en üst seviyelere çıkmış, hatta istenmeyen olaylar da yaşanmıştır…

   Hava her gerildiğinde Kıbrıs’ta çözüm istemeyen fanatik çevrelerin ekmeğine yağ sürülmüştür…

   Tabii ki gerginliklerin zararını hep halklar görmüştür, özellikle de Kıbrıslı Türkler…

   Her gerginlik yaşandığında “sınır kapılarının kapanması”, “Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlıklarının iptali”, “Güney Kıbrıs havayollarının Kıbrıslı Türklere kapanması”, “Kıbrıslı Türklerin yararlandığı bazı AB haklarının geri alınması, örneğin Avrupa üniversitelerindeki eğitim hakkının son bulması” gibi iddialar gündeme gelir…

    Bu tür engellemeleri ırkçı ELAM gibi çevreler hep talep etmiştir zaten ama uzun zamandan sonra bir Rum lider, Kıbrıslı Türklere yönelik yaptırımlar uygulayacağını, bunun ilkinin de bazı Kıbrıslı Türklerin pasaportlarının iptal edilmesi olduğunu ve bunun için liste hazırlığı yapıldığını söyledi.

  Tabii deklare etmeden de bazı engeller çıkardıklarını biliyoruz, örneğin AB vatandaşı olmayan ülkelerden gelen turistlerin Kuzey Kıbrıs’a geçişinin engellenmesi gibi…

  İşte Rum lider Nikos Anastasiadis, bu kez bazı Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden doğan haklarını geri alacağını söyleyebilmiştir.

   Anastasiadis, “Ayrılıkçılığı savunan ve ülkeyi taksim etme lehine propaganda yapanların” pasaportlarını iptal edeceğini söylese de böyle bir kapıyı açması doğru değildir, insani de değildir, bu şoven/ ırkçı bir yaklaşımdır.

   Kuzey Kıbrıs’ta Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportundan yararlanıp da çözümsüzlüğü savunanlar vardır ama o da bizim sorunumuzdur, sırf onlar için açılacak bir kapı, hepimizi içine çekebilir…

    Kendine bu işi görev bilen Rum lider Anastasiadis, izlediği politikalarla esas kendisi dolaylı olarak ayrılıkçılığa hizmet etmektedir, Kıbrıs’ta çözümü engellemek için elinden geleni yapmıştır.

   Bazı Kıbrıslı Rumlar, Maraş’taki malları için Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurmak istiyor diye Anastasiadis’in çıldırıp da Kıbrıslı Türklerin haklarına göz dikmesi ya da böyle bir intiba yaratması aslında tam da Kıbrıs’ta çözümsüzlüğe hizmet etmek içindir.

     Peki Türk tarafı, kapalı Maraş’la ilgili tek taraflı, BM ile istişare etmeden atılacak adımların gerginlik yaratacağını bilmez mi, BM’den, AB’den ve daha birçok aktörden tepki geleceğini, kınamalar olacağını, Rum yöneticilerin çıldıracağını ve misilleme yapmak isteyeceğini bilmez mi?

    Bilmez olur mu? Sokaktaki vatandaş bunu görür de onlar göremez mi?

    Görürler, gördükleri için böyle yaparlar, amaçları zaten ortalığı karıştırmak, gerginlik yaratmaktır.

    Amaçları zaten çözüm ortamını, barış ortamını berhava etmektir.

    Sizin amacınız kapalı Maraş’taki mülkleri sahiplerine vermek değil midir?

    Bunu uluslararası hukuk çerçevesinde yapmak mı istiyorsunuz? Evet böyle yapacağınızı söylüyorsunuz, Rumları Taşınmaz Mal Komisyonu’na davet ediyorsunuz… Üstelik de karşılığında hiçbir pazarlık yapmıyor, hiçbir şey istemiyorsunuz… Üstelik de “tek çakıl taşı vermem” diyen sizler bunu yapıyorsunuz…

    E güzel… Peki, her şeyi usulüne göre yapacağınızı söylüyorsunuz da neden öncesinden gerekli istişareleri yapmıyorsunuz, BM’yle neden bu konuyu görüşmüyorsunuz?

    Neden bir taraftan “uluslararası hukukun dışına çıkmayacağız” diyorsunuz, diğer taraftan da bununla çelişen şeyler söylüyorsunuz?

    Neden Türkiye’den ve Kıbrıs’tan gelen bazı açıklamalar farklı algılanıyor, neden “mal edinmek isteyenlerin buradan mal alabileceği” gibi şeyler söyleniyor, neden bu açılımın yapıldığı günlerde cumhurbaşkanı defalarca Maraş’ın vakıf malı olduğunu tekrarlayıp duruyor?

    Siz kendinizi anlatamadınız ki? Daha doğrusu siz zaten kendinizi anlatmak istemediniz. Siz aslında tam da uluslararası toplumun ve Rum liderliğin sizi böyle anlamasını istediniz.

    Siz aslında gerginliğe oynuyorsunuz, “ben yaparım olur” diyor yürüyorsunuz, ortalık darmadağın olsun diye…

    Anastasiadis de pası almış, gerginliği daha da tırmandırıyor, mal bulmuş mağribi gibi…

    Görüyorum vatandaşlar sabah programlarına yazıp soruyor, endişelerini dile getiriyor, “sınır kapıları kapanır mı?”, “Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlıkları iptal edilir mi?”, “Güney Kıbrıs havayolları bize kapanır mı?”, “Çocuklarımızın Avrupa üniversitelerinde eğitim alması engellenir mi?” diye?

    Haksız mı insanlar endişe etmekte? Sınır kapılarının açıldığı 2003’ten sonra Kıbrıslı Türkler dünyaya açılmak için bir yol bulmuştur, içine kapanıklıktan kurtulmuştur, belki tam değil ama bir şekilde AB vatandaşı olmuştur, o açılan kapılar sayesinde kendisine iş kuranlar, gelecek planlayanlar vardır…

    İster Rum ister Türk yönetici olsun, kimsenin hiçbir politik hedef uğruna bunları engellemeye, berhava etmeye hakkı yoktur, anladık çözüm istemiyorsunuz, en azından bu halkın elindeki hakların da gitmesine neden olmayın.

    Ben böyle bir şey olacağına, bu hakların kolay kolay Kıbrıslı Türklerin elinden alınacağına inanmıyorum ama sizin yarattığınız gerginliklerle halkı tedirgin ediyorsunuz, bu bile insanlar için yıpratıcı bir süreçtir, vazgeçin bundan…

26/07/2021 22:29
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Ali Baturay yazdı: Kıbrıslı Türkler, “haklarımızı kaybeder miyiz?” diye tedirgin
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.