Ali Baturay yazdı: Lanetli 2020, Hasan’ımızı da aldı bizden

ads
ads
08/07/2020

ads ads
Ali Baturay yazdı: Lanetli 2020, Hasan’ımızı da aldı bizden

   Elbette her ölüm zamansızıdır ama bir insanın hayatı boyunca yaptıklarına ve yaşam süresine baktığınızda bazen ölümler sizi ikna edebiliyor…

    O kişi çok sevdiğiniz biri olsa da ölümü sizi mateme boğsa da “ölen kişinin yaşam süresiyle ve başardıklarıyla ilgili tatmin edilmişlik” duygusu, isyan etmemenize, daha kolay kabullenmenize yardımcı olur…

     Ancak genç ölümler için, daha yaşayacağı çok şey olanlar, daha önünde uzun bir yol bulunanlar için aynı şekilde ikna olamazsınız, isyan edersiniz…

     “Neden?” diye sorarsınız, inançlı biriyseniz, daha önce hiç yapmadığınız bir şeyi yapar, tanrıyı bile sorgular, ona da isyan etmek zorunda hissedersiniz kendinizi…

     Her ölüm erkendir ama bazıları gerçekten erkendir, gerçekten zamansızdır…

     Sevgili dostum Hasan Artuner’i kaybettik, işte bu ölüm gerçekten çok zamansız bir ölümdür, insanı isyan ettiren bir ölümdür.

     Lanetli 2020 yılının bir kötülüğü de Hasan’ımızı aramızdan alması oldu…

     Hasan Artuner’i 1992 yılında tanıdım…

     Daha önce birkaç kez yazmıştım, babam beni torpille Turizm Bakanlığına koydurmuştu, bir seçim öncesi birçok insanın istihdam edildiği o furya içinde ben de memur olmuştum…

     İki buçuk ay dayanabilmiş, kaçıp yine gazetecilik yapmaya başlamıştım, birçok kişinin “enayi/ ahmak” sözlerine maruz kalarak…

     İşte o günlerde Turizm Bakanlığında ilk tanıdığım kişilerden birisiydi Hasan Artuner…

     Bakanlıkta memurdu, o da yeni sayılırdı aslında o günlerde…

     Onun bulunduğu odaya yerleştirmişlerdi beni, çekingendim, torpille gelmiş olmak utanmama neden oluyordu, zaten gazeteler de bu seçim istihdamlarını yazıp duruyordu.

     Ben o günlerde CTP gençlik kollarında görev alan birisiydim ama babamın zorlamasıyla, UBP torpiliyle memur olmuştum, bu durum bende büyük bir vicdan rahatsızlığı yaratıyor ve beni utandırıyordu.

     Hasan, “Sen bu son alınanlardansın galiba, hoş geldin” deyince bir o kadar daha utanmıştım.

     Utandığımı, rahat olmadığımı anlamıştı, ayağa kalkarak yanıma geldi, o sevecen ve yüzündeki o her zamanki samimi gülümsemeyle, “Ne üzül ne de utan, zaten kamuya istihdamların yüzde 90’ı torpilledir. Bu bakanlıktaki personelin çoğu nasıl alındı sanıyorsun?” diye beni teselli etmişti.

     Aslında o bakanlıkta o yıl tanıdığım herkes bana çok iyi davranmıştı, güzel dostluklarım oldu ama Hasan Artuner ile oradan ayrıldıktan sonra da hep görüşmeye, konuşmaya devam ettik.

     Bakanlıktan kaçmaya, ayrılmaya karar verdiğimde, “Memur olup da gazetecilik yapan birçok kişi var, sen daha iyi biliyorsun, istersen kal ama ‘mutlu olamayacağım’ diyorsan git mutlu olacağın işi yap” demişti bana. Evet, mutlu olamamış ve ayrılmıştım…

      Hasan yıllar sonra Turizm Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü olmuştu.

      Gerek müdürlük günlerinde gerekse müşavir olduktan sonra bana çok yardımcı oldu, uzmanlık alanıyla ilgili birçok kez ona danışmıştım.

      Bir gün bana, “Bak senin bakanlığa geldiğin günlerden tanıdığın ben ve Derviş Gezer müdür olduk, kalsaydın bekli sen de müdür olurdun” demişti.

     Daha sonraları da bunun esprisini birçok kez yapmıştık…

     Çok tatlı şakaları, güzel esprileri vardı Hasan’ın, onunla sohbet etmek keyifliydi gerçekten.

     Birçok kez gazetedeki haberlerle veya köşe yazılarımla ilgili uyarılar yaptı bana, bazı konulara dikkatimi çeker, beni uyandırırdı…

     Hasan, kızı Yaz’ın, İngiltere Nottingham Üniversitesi’nde “Uluslararası Medya” eğitimi aldığını söylediğinde, “Bula bula medya eğitimi mi alıyor?” demiştim, o da çok şaşırmış, “Sen misin bunu söyleyen? Gazetecilik için devlet dairesini bırakan adam mı söylüyor bunu?” demişti bana.

    Hatta Hasan’ın kızı Yaz, benim de orada çalıştığım dönemde, kısa bir süre KIBRIS Gazetesi’nde çalışmıştı…

    Hasan, çok yardımsever birisiydi, iyi bir arkadaş, iyi bir dosttu, sohbetine doyum olmazdı…

    Yüzünde gülümseme hiç eksik olmazdı, insana güven veren bir gülümsemeydi bu…

    Görünürde, hiçbir hastalığı, rahatsızlığı olmayan birisi için bir gün “beyin kamasından kaybettik” demek, çok basit kalıyor…

    Çok üzgünüm, böyle bir dostu, böylesine erken bir yaşta, bu şekilde kaybettiğimiz haberini aldığımda, zaman sanki durmuştu…

  Başka erken ölümlerde de aynı duyguyu yaşadım, sanki zaman duruyor, birçok şey anlamını yitiriyor.

  Birçok kavgalarımızın, didişmelerimizin, kendi kendimizi yiyip bitirmemizin, ertelemelerimizin, sevdiklerimizi ihmalin çok gereksiz olduğunu anlıyoruz.

  Birçok şeye değmiyor aslında, genç ölümler olunca hayatın anlamını daha iyi kavrıyoruz ama akıllanıyor muyuz?

  Hayır, böyle kayıplar bizi sersemletiyor, bir süre muhakeme yapıyoruz ama sonra yine rutinimize dönüyor, aynı hataları yapmaya devam ediyoruz.

  Ah Hasan’ım, haksızlıklara ve yanlışlıklara karşı eleştirilerinle, hayata dair esprilerinle, yardımseverliğinle, doyumsuz sohbetlerinle anımsayacağım seni hep… Nurlar içinde yat…

  

08/07/2020 19:16
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Ali baturay, haberkibris, kıbrıs, Hasan Artuner, Hasan Artuner hayatını kaybetti,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.