Ali Baturay yazdı: Mecliste tribünlere oynamak marifet değildir…

ads ads ads
24/05/2022

ads
ads
Ali Baturay yazdı: Mecliste tribünlere oynamak marifet değildir…

  Hiç yan yana gelmediğim, konuşma fırsatı bulamadığım, uzaktan izleyip, takdir ettiğim, beğendiğim birçok insan var…

   Bular iş dünyasından, sanat dünyasından, bazı sivil toplum örgütlerinden insanlar, hatta kendi mesleğimizden bazı genç arkadaşlarımız olabiliyor.

   Başarılı olanı takdir ve tebrik etmekten çekinmemek lazım…

   Emrah Yeşilırmak da hiç yan yana gelmediğim, beş dakika bile konuşmadığım bir insan.

   Hiçbir siyasi partinin aday bile çıkarmaya cesaret edemediği, batmış Yenierenköy Belediyesi için aday olup kazanan ve “burası düzelmez” denilen belediyeyi ayağa kaldıran, yüzdüren Emrah Yeşiırmak’a bir sempatim oldu.

    Bu gencecik insanın başarısını takdir ettim, bölgeden insanlar da onun için hep iyi şeyler söylüyordu. Tabii yalnızca ben takdir etmedim, tüm ülke takdir etti, ona “bravo” dedi.

    Belediyedeki başarısı Emrah Yeşilırmak’ı milletvekili adayı ve sonrasında milletvekili yaptı.

    İşte ne olduysa bundan sonra oldu…

    Belediyeyi ayağa kaldıran o mütevazı, idealist genç insan milletvekili seçilince bambaşka birine dönüştü.

    Birilerinden rol kapmaya çalışır gibi bir hali vardı.

    Bu kısacık milletvekilliği döneminde sosyal medyadaki paylaşımları ve meclisteki üslubu rahatsız edici olmaya başladı.

    Her konunun içine dalan o çokbilmişlik halleri, dayılanmaları gerçekten çok iticiydi.

    Hele de bakanlar kurulu açıklandıktan sonra kendi bölgesinden Nazım Çavuşoğlu’nun Eğitim Bakanı olarak atanmasına sosyal medyadan gösterdiği tepki, benim gözümdeki Emrah Yeşilırmak imajını yerle bir etmişti.  

    Yeşilırmak, sosyal medya hesabından Çavuşoğlu için; “İskele’nin Ordinaryus Bakanına kimse dokunamaz! Vardır bunda da bir hayır. Zaman ve süreç bize doğruyu yanlışı gösterecek, görelim bakalım” yazmıştı.

    Aynı partide mücadele verdiği arkadaşını tebrik edeceğine, muhalefet edasıyla, kıskançlık, garez kokan bir paylaşımda bulunuyordu. Bu aynı zamanda bakanları belirleyen kişiye de saygısızlıktı.

     “Bakanlık benim hakkımdır” demeye getiriyordu. Yeni bir milletvekili olarak, hemencecik bakan olmak istiyordu, beklemeye tahammülü yoktu.

      Evet başkaları da hep aynı kişilerin bakan olduğunu söylüyor, değişik isimler istiyordu ama yıllardır milletvekili olup da bakanlık alamayanlar vardı, peki onlar ne desin acaba?

     Her bakan olamayan ağzına geleni söylesin ya da sosyal medyada paylaşın mı? Siyaset, kişisel çıkarlar, kişisel tatminler için mi yapılıyor, siyaset ego tatmin etme yeri mi? Hani siyaset halk içindi?

   Yeşilırmak, Nazım Çavuşoğlu için yaptığı paylaşımla aslında ne kadar cesur olduğunu göstermeye çalıştı, “vay be ne dobra adammış” densin istedi. Halbuki yaptığı saygısızlıktı, onu sevenler bile yadırgamıştı yaptığını, inanın onu bakanlığa layık görenler bile. Saygınlık ve takdir, kesinlikle bu şekilde kazanılmaz…

      Bugünkü meclis oturumunda Emrah Yeşilırmak çıtayı daha da yükselterek adam dövmeye çalıştı, yani bugün antipatiklikte zirve yaptı.

      Onca milletvekili içinde ortaya çıkıp da CTP Milletvekili Devrim Barçın’ı susturmak, kürsüye koyduğu “hayır tişörtünü” almak, bunun için kavga çıkarmak ona mı kalmış?

      Orada Meclis Başkanı var ve zaten gerekli uyarıyı da yapıyor. Üstelik Meclis Başkanı Yeşilırmak’ı da “o tişörtü alamazsın” diye uyardığı halde, dinlemedi, kahramanlığa yeltendi.  

      Emrah Yeşilırmak, daha dün meclise gelmiş bir milletvekili olarak, o meclis çatısı altında başka bir milletvekilini darp etmeye çalıştı da takdir mi aldı sanıyor?

      Yeşilırmak, bir tarafıyla mahalle kabadayılarını bir tarafıyla ergen kavgalarında başkalarının zapt etmeye zorlandığı kavgacı tipleri andırıyordu.

      Birkaç kişi zor tutuyordu onu, onu tutmaya çalışanlardan kaçacak, gidecek ve Barçın’a yumruk vuracak gibiydi…

      Yenirenköy Belediye Başkanlığı’yla topladığı, sempatiyi, saygınlığı milletvekilliyken iki ay içinde kaybediyordu.

      İnsan işte böyle gözden düşer… Bugünkü meclis macerası olmasa da onu ilk gördüğüm yerde “yapma böyle, antipatik oluyorsun” diyecektim ama bugün zirve yaptı…

      İnsanlar mecliste hiç konuşmayan, hiçbir iz bırakmayan milletvekillerini eleştiriyor evet ama konuşup da boş konuşmak, meclis televizyondan canlı veriliyor diye tribünlere oynamak marifet değildir.

    Mecliste lâf atmak, tepki koymak, hatta sinirlenmek kötü bir oyunculuk gibi icra edilemez. Bir süredir gördüklerimiz tam da budur… Kafamdaki Emrah Yeşilırmak imajı yerle bir oldu…

    Ona bir abi tavsiyesi; “zorla kendi kendini antipatik yapma”, gerek yok böyle şeylere.

    Bir iki taze iktidar milletvekili daha var; onlar da bazı çıkışlar yapıyor, abilerinden rol çalmaya çalışıyorlar. Sabredin, biraz ısının meclise ve kendiniz olun, taklide yeltenmeyin.

     Muhalefetin yeni milletvekilleriyle yarışmaya çalışmayın, onlar hem sivil toplum örgütlerinin içinde hem de partide pişerek geldiler, genlerinde zaten muhalefet etmek var.

     Siz iktidar milletvekili olarak, muhalefet gibi davranamazsınız, hele de kendiniz olmayı değil de rol çalmayı deneyerek yapmaya çalışmak sizi gülünç ve antipatik yapar. Bekleyin pişeceksiniz ama kendiniz olarak pişin, başkalarının taklidi olarak değil.

     Beğenmediğiniz, yerlerinde gözünüz olan abileriniz bile mecliste adam dövmeye kalkışmadı ve eleştirsek de onları kendileri oldular, hataları da öfkeleri de tepkileri de kendileri gibiydi ama siz birkaç kişi kendiniz bile değilsiniz…

     Bu kadar uzatmaya değer miydi bilmiyorum ama bazı kişilere hatalarını söylemek gerekir diye düşünüyorum, kimse söylemezse doğru yaptıklarını sanabilirler.

     Şimdi merak ediyorum, Emrah Yeşilırmak hep böyle miydi de biz mi göremedik, yoksa milletvekili olmak ona fazladan bir özgüven yükledi de böyle mi oldu?

     Umarım, geçici bir ego patlamasıdır da eski bildiğimiz, belediye başkanlığında beğendiğimiz, takdir ettiğimiz kişiye döner yeniden.

     Hiçbir art niyetim yok bunları söylerken, dediklerim can acıtıcı olabilir ama milletvekilliğinde de başarılı olacağına inandığım bir genç insana yalnızca abice bir tavsiyedir benimkisi…

24/05/2022 23:50
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Ali Baturay yazdı: Mecliste tribünlere oynamak marifet değildir…
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.