Ali Baturay yazdı: Olayı tüm polise mal etmiyorum ama dünkü olayı doğru bulmuyorum

Ali Baturay: Bana küfrediyorlar diye değil, çok sayıda insan nasıl böyle duygusuz, ruhsuz, empatiden yoksun ve hoşgörüsüz olmuş, ona üzülüyor ve endişe ediyorum…

ads
ads
10/07/2020

ads ads
Ali Baturay yazdı: Olayı tüm polise mal etmiyorum ama dünkü olayı doğru bulmuyorum

    Polisin kaçacakları gerekçesiyle mültecilere ateş açması ve iki kişinin yaralanması olayının ardından ülkede azımsanamayacak kadar kişinin mültecilere nefret duygularıyla yaklaştığını, çok ırkçı ifadeler kullandığını, bu olayı eleştiren veya kınayanlara da sert bir şekilde saldırdığını gördüm…

    Hatta “sert bir şekilde saldırmak” sözü hafif kalır, küfürler, hakaretlerle saldırdılar var…

    Sözde ateş açan polise veya polis teşkilatına sahip çıktığını söyleyen bazı kişilerin nefret söylemleriyle ortaya çıkması gerçekten üzüntü vericidir.

    Sakın beni de eleştirdiler diye bunları yazdığımı düşünmeyin, eleştirilmekten hiçbir zaman korkmadım, eleştirilmek beni hiçbir zaman üzmez, çünkü eleştirinin çok faydalı ve geliştirici olduğuna inanırım…

   Kimse illa ki benimle aynı fikirde olmak zorunda da değildir.

   Hiçbir zaman böyle bir isteğim ya da beklentim olmadı.

   İnsanların farklı düşüncelere sahip olması bence son dermece normaldir, hatta güzelliktir, demokrasinin gereğidir ancak hakaret, küfür, asla eleştiri değildir…

   Eleştirin, söylenenleri çürütmeye çalışın ama hakaret etmeyin…

   Çok sayıda insan polisin mültecilere ateş açmasını ve iki kişinin vurulmasını haklı buldu, oh çekti, “keşke hepsi ölseydi”, “keşke kafalarını koparsalardı” diyenler ve daha burada yazamayacağım kadar ağır nefret söylemlerine yönelenler var.

   Tüylerim diken diken oldu…

   Mülteciler için “terörist”, “vatan haini”, “kendi ülkesine hayrı olmayan”, “ne idiği belirsiz” ifadelerini kullandılar…

    O insanları anlamaya, neler çektiklerini hissetmeye çalışmayan, kendilerini onların yerine koyamayan bir anlayış ve inanılmaz bir saldırı yağmuru.

    Polisin mültecilere ateş açmasını ve iki kişiyi vurmasını eleştiren gazetecilere, sivil toplum örgütlerine ve duyarlı vatandaşlara en ağır hakaretleri yaptılar.

    Bunlardan benim payıma düşenler de vardı; isterseniz en masumlarından birkaçını söyleyeyim; “gazeteci değilmişim”, “polis düşmanıymışım”, popülizm yapmak, dikkat çekmek için bu konuyu yazmışım”, “cesaretim varsa gidip sınırları ben koruyayımmış”, “mademki polisi eleştiriyormuşum evime hırsız girdiğinde, bana birisi saldırdığında polisten yardım istemeye hakkım yokmuş” ve buraya yazamayacağım küfürler…

   Ben polis ya da asker olmak istesem gider olurdum; polis, asker o işi yapmak için görev üstelendi ve bu iş için maaş alıyor, tabii ki koruma görevini yapacak, hem de en iyi şekilde yapmalı…

   Son yıllarda bu ülkede hoşgörü kültürünün yok olmaya başladığını görmek çok üzücü.

   Kendisi gibi düşünmeyenlere, yabancılara, azınlıklara, farklı gruplara karşı nefretle yaklaşılıyor.

   21’inci Yüzyılda, 2020’de halen Kuzey Kıbrıs’ta farklı görüşlere sahip olanlara, aykırı ya da sert muhalif düşüncelere sahip kişilere hain veya terörist damgası vurulmaya ve linç edilmeye çalışılması ülkemiz adına düşündürücüdür.

    Ülkemizde bir süreden beridir sosyal medyada “ırkçılık” tartışmaları yapılıyor, bu tartışmalara baktığımda hayret ederek ve üzülerek görüyorum ki ülkemizde çok sayıda ırkçı insan var, üstelik bazıları ırkçı olduğunun bile farkında değil…   

    Gerçeklere kendi durduğu noktadan bakıp, kimseyi anlamaya çalışmayan, çağdaş düşünceye sahip olacağına, çağdışı küflenmiş, hoşgörü barındırmayan düşüncelere körü körüne bağlı insanlar görüyoruz ve ne yazık ki aralarında çok sayıda genç de var.

   İçinde kadınların ve çocukların da bulunduğu 30 kişilik tekneye polisin ateş açmasının haklı bir tarafı olmadığını dün uzun uzun yazmıştım, tekrar etmeye gerek yok.

   Ancak şunu söylemek isterim ki; polise mülteci ihbarı gelmiştir, buna göre yapacakları vardır, polis mültecilere nasıl davranacağı hakkında eğitilmedi mi?

   İçi insan dolu küçücük bir tekneye ateş açtığında insanların vurulabileceğini düşünemez mi bir polis?

   İnsanlara değil, tekneye ateş ettiğini söyleyen polis, bu ateş açma sırasında yangın ya da patlama olabileceğini düşünemez mi?

   Ya ölenler olsaydı? Neler olacağını düşünebiliyor musunuz? Hem savaştan kaçan masum insanlar yaşamını yitirecekti hem de uluslararası alanda Kıbrıslı Türklere bakış açısı negatif olacaktı.  

   Polis memuru mahkemede dedi ki; eğer tekme kaçarsa, “faili meçhul” olurmuş, ne büyük dert?

  Küçük bir tekne nereye kaçacak?

  Öleceğine kaçsın daha iyi, onlar zaten ne büyük tehlikeler atlatarak kaçmış, senden de kaçsa ne olacak?

  Hiç kaçmasın mı istiyorsun? Sahil güvenlik ekiplerine haber ver.

  Sahil güvenlik ne iş yapar?  Sahil güvenlik bu olayın neresindedir?

  Kim tespit etmiş bu tekneyi ve polise haber vermiştir?

  Bunlar önemli ve cevap bekleyen sorulardır.

  Herkes tutturdu, “polis, dur emrine uymayanı vurur efendim” deyip duruyorlar.

  Yok yahu, insan vurmak o kadar basit mi? Kıbrıs’ta polis kaç kişiyi böyle vurmuş, örnek verebilir misiniz?

  Geçmişte polisin silahı bile yoktu, polis beline silahla gezmezdi ama oldukça başarılı görev yapardı, o silahı her olayda adam vursun diye vermediler ona.

  Ben bu olayı eleştirirken tüm polisleri hedef almadım, polislerin ne zor şartlarda çalıştığını çok iyi biliyorum, polis düşmanı değilim ve geçmişte onların sorunlarına da değindim ama bu olay bana göre yanlıştır ve emsal olmaması, geleneğe dönüşmemesi gerektiğine inanıyorum.

  Elbette bu olay bütün bir teşkilata, tüm polislere mal edilemez ama bu olay gördüğünüz gibi tüm teşkilatı tartışılır hale getirdi.

   Elinde güç bulunduran “polis”, “asker” gibi kurumlarda hata, bilinçsizlik, tedbirsizlik, istismar, ihmal olduğunda sonuçları çok kötü oluyor. Bunlara fırsat vermemek gerekir.

   Öte yandan, mülteciler, sığınmacılar dünya genelinde bu kadar tartışılırken, başka bir gelecek kurmak için yollara düşen insanların can verdiği haberleri, bu insanların geldiği yerlerdeki kötü durum medyada, dijital ortamda bu kadar çok işlenir, gösterilirken biz halen ülkemizdeki insanlara bunları anlatmaya çalışıyoruz.

   Yazıklar olsun, halkımızın büyük çoğunluğu ne zamandan beri bu kadar acımasız, bu kadar bencil oldu böyle?

    Savaş görmüş, bunun acılarını çekmiş halen de çeken, halen savaşlarda/ çatışmalarda verdiği kayıplarının kalıntılarını arayan bir toplumun büyük bölümü nasıl bu hale geldi, üzüldüğüm budur.

   Bana küfrediyorlar diye değil, çok sayıda insan nasıl böyle duygusuz, ruhsuz, empatiden yoksun ve hoşgörüsüz olmuş, ona üzülüyor ve endişe ediyorum.

10/07/2020 20:52
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: ali baturay, kıbrıs mülteci, kıbrıs polis mülteci, polis mülteciyi vurdu, kıbrıs,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.