Ali Baturay yazdı: Tek suçu korkmak olan mülteciyi vurmanın mazereti olamaz

“Söz konusu polis nasıl bir psikolojideydi, nasıl bir emir almıştı, eğer o mültecileri elinden kaçırsaydı nasıl bir cezalandırmayla karşı karşıya kalacaktı bilmiyorum ama inanın hiçbirinin önemi yok…”

ads
ads
09/07/2020

ads ads
Ali Baturay yazdı: Tek suçu korkmak olan mülteciyi vurmanın mazereti olamaz

   En sonunda bunu da yaptık, polisimiz mülteci vurdu…

   İki mültecinin, vurularak yaralanmasıyla ilgili polis açıklamasında, “dur emrine uyulmadığı için mültecilerin vurulduğu” yazılıyor.

   Söz konusu polis nasıl bir psikolojideydi, nasıl bir emir almıştı, eğer o mültecileri elinden kaçırsaydı nasıl bir cezalandırmayla karşı karşıya kalacaktı bilmiyorum ama inanın hiçbirinin önemi yok.

   Ben şuna balarım; polis, sivil birilerini vurdu, silahsız, korktuğu için kaçan sivilleri vurdu.

   Bu dehşet bir şeydir; ya ölselerdi, yine gerekçe aynı mı olacaktı?

   Polisler mutlaka mültecinin ya da kaçak göçmenin ne olduğunu biliyordur.

   Polisler, bu insanların ne kadar zor koşullarda yaşadığını ve o zor koşullardan kaçmak için ne kadar zor şartlardan, yollardan geçerek buralara ulaşabildiğini bilmiyor mu?

  Ölümle burun buruna bir yolculuk yaptıklarını, çoğunun zaten bu yolculukta öldüğünü, her kaçak göçmenin karaya çıkma şansı bulamadığını bilmiyor mu polislerimiz?

   Mülteciler kaçacakmış…

   Mülteciler polisten kaçsa ne olacak?

   Mülteciler polisten kaçsa nereye gidecek?

   Polislere amirleri, müdürleri, Polis Genel Müdürlüğü, canı burnunda mültecileri, kaçak göçmenleri “kaçarsa vur” mu demektedir?

   Yıllardır, ölümden kaçan insanları, çocukları, kadınları birer suçlu gibi yakalayıp kodese tıkıyoruz…

   Defalarca o ürkek bakışlı çocukların, kadınların, babaların, gençlerin polis eşliğinde taşındığı fotoğrafları medyaya yansıdı, hafızamıza kazındı…

   Ölümden kaçan insanlara suçlu muamelesi yapan, yıllarca onları geldikleri ülkeye geri gönderip adeta ölüme yollayan KKTC yasalarını değiştiremedik…

   Yıllardır mültecilerle ilgili doğru dürüst bir yasa yapamadık.

   Ülkemizin, mültecilerin geçiş noktası olduğu gerçeğini görmek istemedik.

   Yıllardır mültecilerle/ kaçak göçmenlerle/ sığınmacılarla empati yapmayı beceremedik.

   Tanınmamış bir ülke olmamızın cezasını çekti adeta ülkemize adım atıp da yakalanan mülteciler…

   Yakalanmadan Güney Kıbrıs’a geçmeyi başaran mülteciler de olduğu söyleniyor, zaman zaman medyaya yansıyor.

    Kötü muamelelere maruz kalacaklarına, keşke direkt Güney Kıbrıs’a çıkmayı başarabilseler, ya da keşke hiç yakalanmadan bir şekilde Kuzey Kıbrıs’tan Güney Kıbrıs’a geçmeyi başarabilseler.

    “Nasıl yani kaçak yollardan geçsin mi demek istiyorsun?” diye sorabilirsiniz.

    Evet geçsinler… Kuzey Kıbrıs’ta suçlu muamelesi göreceklerine, geldikleri ülkeye ölüme gönderileceklerine, ya da bugünkü gibi polis tarafından vurulacaklarına, kaçak yollardan Güney Kıbrıs’a geçsinler daha iyi.

    Güney Kıbrıs’taki bazı mültecilerin de şikayetleri olduğu, arzu edilen muameleyi orada da görmedikleri yönünde zaman zaman medyaya haberler yansısa da, uluslararası koruma talep ederek Güney Kıbrıs'a başvuran kişilerin siyasi kabulleri ve misafir edilmeleri konularında sorunlar yaşandığı, yetersizlikler görüldüğü belirtilse de, orada mültecilerle ilgili yasalar olduğundan ve o yasaları uygulamak zorunda kaldıklarından dolayı durum bizdeki kadar kötü olamaz.

    Hemen birileri, Avrupa ülkelerinin mültecilere/ kaçak göçmenlere karşı son yıllardaki olumsuz tavrını, onları kabul etmek istememelerini, sınırlarını geçmesin diye şiddet uyguladıklarını, Avrupa’nın kabul etmediği göçmenleri Türkiye’nin kabul ettiğini, Türkiye’deki göçmenlerle ilgili yerli halkın şikayetlerini, yaşanan sorunları falan sıralayacak ve polisin KKTC’de mülteci vurmasını haklı çıkarmaya çalışacaklardır…

    İnanın bunların hiçbiri KKTC’de polisin mülteci vurmasını gerektirmez.

    Hem biz başka ülkelerde mültecilere yapılanları, kötü muameleleri, lanetliyorduk değil mi?

    Örneğin Yunanistan sınırında mültecilere ateş açan polislere yönelik, ülkemizde sosyal medyada ve medyada en ağır ifadeler kullanıyorduk, unuttunuz mu?

    Ne yani başka ülkelerde lanetlediğimiz şeyler kendi ülkemizde mi yapılacak?

    Tam tersine mültecilere yönelik bazı Avrupa ülkelerinde ya da başka kıtanın ülkelerinde kötü muamele yapılıyor, onlara ırkçı bir tavır takınılıyor diye bizim de öyle yapmamız gerekmez.

    BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Kıbrıs Ofisi’nin, KKTC’ye gelen mültecilerle ilgili girişimleri yetersiz kalıyor, ya da daha farklı söyleyeyim; ülkemizde mültecilerle ilgili sivil toplum örgütlerinin, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nden talepleri tam karşılığını pek bulamıyor…

      Yıllardır bir yasa yapamayan, insan kaçakçılığı konusunda vukuatlı bir ülke haline gelen KKTC’de mültecilere, sığınmacılara polisin ateş açması mı eksik kalmıştı?

     Her türlü kaçakçılığın yapıldığı, delik deşik sınırlarımızı unuttuk da silahsız sivillere silah açma hüneri mi gösteriyoruz?

     Pandemi koşullarında özel jetle ülkemize gelen ve hiçbir yasa ve kurala uymadan buralarda dolaşıp giden insanlar varken, canıyla uğraşan mültecilere mi gücümüz yetiyor?

     Tabii olayın başka bir yönü daha var.

     Kıbrıs Türk polisinin özellikleri mi değişiyor?

     Kıbrıs Türk polisi ölçüsüz güç kullanmazdı, polisimizin böyle özelliği yoktu ama son yıllarda bu konuda eleştirilmektedir, alışık olmadığımız özelliklere büründükleri konusunda şikayetler artmıştır.

     Ne yani şimdi Kıbrıs Türk polisi sivillere ateş etmeye de mi başladı?

     Elinde silah olmayan, polisi silahla ya da vurmakla tehdit etmeyen, tek derdi canını kurtarmak olan ve can havliyle çıktığı, hiç bilmediği bir ülkede korkarak kaçan bir mülteciye, bir sığınmacıya ateş açmak da neyin nesidir?

     Bugün mülteciye/ sığınmacıya ateş açan polis, yarın kendi vatandaşına da aynısını yapar, gerekçe de “dur dedim, durmadı” olur.

     Ne oluyor? Savaş ortamında bile silahsız kişiye ateş açmak doğru bulunmazken, biz günlük yaşam içinde polisin sivillere ateş açmasına mı tanık olacağız?

     Dikkatinizi çekerim, bu sığınmacılar 30 kişiydi… 20’si erkek, 3’ü kadın ve 7’si çocuk olmak üzere toplam 30 Suriye uyruklu göçmen…

     Çocukların ve kadınların gözü önünde adam vurmak da neyin nesi?

     Acaba kaçanlar kadın veya çocuk olsa onlara da ateş açılacak mıydı?

     Bu insanların korkularına korku katmak Kıbrıs Türk polisi adına ayıptır, günahtır…

     Bir daha böyle bir olaya tanık olmak istemiyoruz, hem polisimiz artık mülteciye/ kaçak göçmene/ sığınmacıya nasıl davranacağını öğrensin, hem de bir daha silahsız sivillere böyle ateş edilmesin, polisimiz böyle bir alışkanlık edinmesin…

      

   

 

 

09/07/2020 18:59
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: ali baturay, kıbrıs mülteci, kıbrıs polis mülteci, polis mülteciyi vurdu, kıbrıs,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.