Ali Baturay yazdı: Telife saygıyı içselleştirmeli, veri saklamak için uzman yardımı almalıyız…

ads ads ads
18/01/2022

ads
ads
ads
Ali Baturay yazdı: Telife saygıyı içselleştirmeli, veri saklamak için uzman yardımı almalıyız…

  Birkaç gün önce facebook üzerinden yayın yapan web TV’lerin videoları bir anda yok oldu.

  Bu tür “erişim engeli” dijital medyada bilinen ve en korkulan konulardan birisidir.

  Dijital medyada her kurum bunu mutlaka deneyimlemiştir ama ilk kez birçok kurumun videosu aynı anda, toplu halde erişim engeli aldı.

  Bu erişim engeli “telif sorunu” ile de ilişkilendiriliyor, web TV canlı yayınlarının kaydedilme yöntemiyle de… Aynı videoların Facebook’ta erişim engeli alırken, Youtube’da benzer bir engel almaması kafaları da karıştırdı… Onlarca video ve dolayısıyla onlarca emek heba oldu gitti…

  Ancak bu erişim engeline iki yönlü bakmak lazım, birisi “telifle” diğeri de “veri saklama/ arşiv yapmayla” ilgili imtihanımız. İki konuda da yapılacak çok iş var, eğitim gerektiriyor.  

  Herhangi bir sosyal medya platformu üzerinden yapılan canlı yayınlar ya da yüklenen haber videoları “hakları koruma altına alınmış içerikler” içerdiği gerekçesiyle telif uyarısı alıyor, yani “hak ihlali uyarısı” yapılıyor.

  Uyarının bir sonraki aşaması ise platformdan kaldırma yani erişim engelidir… Dijital yayıncılık yapan tüm kurumların en büyük korkusu telife takılmaktır.

  Ülkemizde web TV canlı yayınları en fazla facebook üzerinden yapılıyor ve haber videoları buradan paylaşılıyor. Dijital yayın izleyicileri ülkemizde daha çok facebook’u tercih ediyor. Vatandaşlarımız Youtube üzerinden yapılan canlı yayınları ya da haber videolarını izleme alışkanlığını pek edinmedi.

  Bu nedenle az sayıda kurum Youtube üzerinden yayın yapıyor ya da haber videosu paylaşıyor ama Facebook’ta son dönemlerde yaşanan bazı sorunlar nedeniyle kurumlar Youtube’a da yöneldi. Facebook kadar olmasa da Youtube’a da bir ilgi olmaya başladı.

    İster Facebook, isterse de Youtube üzerinden paylaşılan canlı yayın videolarının ya da sonradan yüklenen haber videolarının “hak ihlali” gerekçesiyle telife takılması, o videoyu oradan kaldırıp, telife takılan unsurlarını temizleyip yeniden yüklenmesini gerektiriyor.

    Çünkü sonraki aşama, sosyal paylaşım sitesinin, ilgili videoyu kendisinin kaldırmasıdır ki ister yayını yapan kurum kendisi kaldırsın gerekse de sosyal medya platformunun bunlara erişim engeli getirmesi hiç istenmeyen durumlardır.

     Bunun nedeni, o saate kadar olan izlenirliğin, videoyu kaldırmakla sıfırlanacak olması. Kurumlar izlenirlikleri, tıklanma sayıları ile prestij elde etmekte ve reklam verenleri ikna edebilmektedir. Nasıl ki geleneksel medyada gazetenin bir haber için “tekzip” yayınlaması bir prestij kaybı ve güvenirliği zedeleme olarak görülürse, dijital medyada da videoya telif uyarısı veya erişim engeli gelmesi, benzer bir etki yapar, prestij kaybı ve güvenirliği zedeleme olarak addedilir.

     Üstelik belgesel türü bir çalışmaysa yüklenen ve telife takıldıysa, telife takılan görselin ya da müziğin kesilmesi, temizlenmesini gerekiyorsa, bu durum o çalışmanın, o eserin bütünselliğini bozuyor, emeklerin boşa gitmesine neden oluyor.

     En çok telife takılan ise programların “müzikleri” ve bazı “görselleri” oluyor. Gerek kurumların jeneriklerde kullandığı gerekse reklam ajanslarının reklamlarda tercih ettiği müzikler ve bazı görseller telife takılıyor, sorun oluyor.

     Ülkemizde her programa ya da reklamlara orijinal müzik yaptırmak ya da orijinal görseller hazırlatmak maliyetli olduğu için başkalarının eserleri izinsiz kullanılıyor. Genellikle telifi serbest müzik ya da görsel kullanılmaya özen gösteriliyor ama zaman zaman bu konuda gözden kaçmalar oluyor. İşte böyle olunca da sosyal medya platformlarından uyarı veya kısıtlama geliyor.

    Yalnızca dijital ortamda değil, zaten hayatın hiçbir alanında ülkemizde “telif” meselesine pek özen gösterilmiyor. Bu ülkede “emeğe saygı” konusunda ciddi zafiyetimiz var. Bu nedenle sıkça hak ihlalleri yaşanıyor.

    Sosyal medya platformlarının bu konudaki hassasiyeti canımızı sıksa, camımızı yaksa da aslında çağdaş ülkelerde çok önemsenen “telif” konusuna biz de özen göstermeli, “hakları koruma altına alınmış eserlere/ içeriklere” saygı duymalıyız.

     Dijital ortam sonsuz, derin bir “malzeme yuvası” olarak görülse de oralarda paylaşılan her şeyi malımız gibi kullanamayacağımızı bilmeliyiz. Örneğin jeneriklerimize maliyetini ödeyerek müzik yaptırmak, başka bir sektöre yani müzisyenlere hem saygı hem de katkı anlamı taşıyacaktır. Evet biliyorum, medya, Covid-19 salgını ve döviz krizi nedeniyle zor günler yaşıyor ama ben zaten bugün için demiyorum, genel bir prensip edinilmesi gerektiğini söylüyorum.

    Peki dijital ortamda verileri saklama, arşiv yapma meselesinde ne durumdayız? Bu konuda hem biz bireylerin hem kurumların hem de devletin daha alması gereken çok yol var…

    Cep telefonları çıktıktan sonra birçok kişi fotoğraf makinesini unuttu, telefonlarıyla herkes eskisinden daha fazla fotoğraf çekiyor ama artık karta basmadığı bu fotoğrafları muhafaza etmekte sıkıntı çekiyor. Telefonu bozulan, bilgisayarı çöken kişilerin “gitti hep fotoğraflarım” dediğini çok duydunuz.   

     Facebook’ta paylaştıkları fotoğrafların, bu sosyal medya platformunda bir tür arşivde durduğunu düşünüyor birçok kişi. Ancak bu sosyal medya platformlarına fotoğraf ve benzeri verileri saklamak o kadar da güvenilir değildir.

      İşte gördünüz, bir gecede facebook üstündeki onlarca video toplu halde kayboldu, erişim engeli aldı. Verilerinizin herkese açık platformlarda bulunması hem güvenlik açısından sakıncalı hem de ilgili platform, direkt oraya girişinize veya yüklediğiniz şeylere erişim engeli getirebiliyor. Yani Facebook, Youtube, twitter, Instagram üzerinden arşiv pek sağlıklı değil.

     Üstelik bu sosyal medya platformlarının zaman zaman güvenlik açığı yaşaması, zaman zaman çok hayati konularda taraf olması, bu çerçevede engeller getirmesi, bazı ülkelerde seçimlere bile müdahale etmeleri, “buraları kullan ama çok güvenme, kölesi olma” uyarısını gerektiriyor.

     Peki verilerimizi nasıl saklayacağız? Bazı işyerlerinde, şirketlerde zaman zaman “sistem çöktü her şey gitti” gibi serzenişler duyuyoruz. Sistemden kasıt nedir? Çöken nedir? Disk dizilerinde, data teyplerde, dosya sunucularında, optik veya manyetik depolama alanlarında muhafaza edilen veriler ne kadar güvendedir? CD’lerin, DVD’lerin, taşınabilir belleklerin, hard disklerin muhafaza ömrü ne kadardır?

     Bunlarla ilgili mutlaka uzman görüşüne başvurun, çünkü bir hard diskin muhafaza süresinin en fazla 7 yıl olduğu, bazen 5 yılda da sorun yaratabileceği bilinmektedir. CD, DVD, data teyp ve benzeri depolama cihazlarının depolama süresinin ise en fazla 12 yıl olduğu,10 yılda da açılmama, çalışmama sorunu yarattığı belirtiliyor.

     Belli sürelerde yedekleme, daha yeni teknolojideki cihazlara aktarma gibi çalışmalar yapmak gerekiyor. Arşivlediğinizi sandığınız ve yıllarca hiç bakmadığınız bazı verileriniz, fotoğraf veya belgeleriniz, bir bakmışsınız depoladığınız cihaz açılmıyor veya çalışmıyor diye gitmiş, yok olmuş.   

      Özellikle şirketlerin dijital arşivleme için uzman şirketlerden hizmet alması gerekiyor. Örneğin ülkelerin e-devlet hizmetleri, büyük ve kusursuz bir arşivi gerektiriyor ve bu hizmeti veren bir sektör var. Tozlu raflarda kâğıt üzerindeki arşiv de dijitale aktarılıyor.

     Yıllardır ülkemizde hizmete girmesi beklenen “e-devlet” ile bürokrasinin son bulacağı, devlet daireleri ve kurumlarında işi olanların büyük rahatlık yaşaması bekleniyor.

     Şirketinizin dijital arşivi, veri saklama işleri için uzman şirketlerden hizmet almanız gerektiği gibi, kişisel arşiviniz için de uzmanlara başvurmalısınız, çünkü bir elektronik mağazasından satın alıp “emniyetli” sandığınız cihazda sakladığınız ya da sakladığınızı sandığınız, “arşiv yaptım” dediğiniz kıymetli verilerinizi kaybetme riskiniz çok yüksek…

     Yani diyeceğim o ki teknoloji ile haşır neşiriz ama halen birçok şeyi bilmediğimiz, eksik ya da yanlış bildiğimiz de ortada…      

    

 

18/01/2022 22:30
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Ali Baturay yazdı: Telife saygıyı içselleştirmeli, veri saklamak için uzman yardımı almalıyız…
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.