Ali Baturay yazdı: Turistlere, “KKTC’ye hoş gelmediniz, defolun” der gibi davranılıyor

ads ads ads
16/06/2021

ads
ads
ads
Ali Baturay yazdı: Turistlere, “KKTC’ye hoş gelmediniz, defolun” der gibi davranılıyor

Birkaç gündür kara sınır kapılarında bazı memurların güneyden gelen kişilere iyi davranmadığıyla ilgili telefonlar alıyoruz. Hatta iyi davranmayı bırakın adeta “gelmeyin” dercesine tavır içine girenler olduğu söyleniyor.

   Daha sonra havayolları ile gelenler de oradaki bazı polislerin, gelen kişilere cenaze karşılar gibi davrandığını, hatta diğer bazı çalışanların da “hayattan bıkmış” gibi halleri olduğunu söylüyordu.

   İnanın bu konuya hiç girmek istemedim, çünkü birileri yapar, tüm çalışanlar zan altında kalır, millet genelleme yapar onları üzer diye. “Herkesin canı sıkkın, zor günlerden geçiyoruz, biraz bekle bakalım” dedim kendi kendime.

   Ancak bugün bu konuyla ilgili Turizm Emekçileri Platformu’nun bir açıklamasını gördüm.

   O kadar çok kişi artık şikayetçi ki sınırlardaki bazı memurlarla veya bazı polislerle ilgili, en sonunda platform, bir turistin şikayet mektubunu da yayınlayıp, “Turizmi ve gelen turisti sahiplenelim” başlıklı bir açıklama yaptı.

   Şikayet eden turistin mektubunun başlığı, “Turiste ‘hoş geldiniz’ deme kültürü olmayan insanlar topluluğu” idi…

   Ne acı bir durum, ülkemize gelen insanlar güler yüz bekliyor, bir “hoş geldin” duymak istiyor ama o da yok…

   Mektubu kaleme alan turist, “KKTC’de havaalanındaki polislerin bırakın bir güler yüz ile ‘hoş geldiniz’ demelerini, ‘buraya neden geldiniz?’ türü bakışları olduğunu söylüyor.

    Bu mektupta turist, Güney Kıbrıs’tan gelen başka bir turistin Rum polis ve gümrük memurlarıyla ilgili izlenimini de anlatıyor. Güneyden gelen Ortadoğulu bir turist, Larnaka Havaalanı’nda polisinden gümrükçüsüne kadar ülkelerinde yeniden turist görmenin mutluluğu ve güler yüzüyle karşılandığını söylemiş.

    Aynı mektupta anlatıldığına göre, Güney Kıbrıs’tan gelen diğer yabancı misafirler de Kuzey Kıbrıs’a geçerken Kıbrıslı Türk yetkililerin çıkardıkları zorlukları anlata anlata bitiremiyormuş.

   Sınır kapısına gece yarısından 15 dakika sonra gelen yabancı bir turist, araçla doğruca kalacağı otele gidecek olmasına rağmen, ‘sokağa çıkma yasağı başladı’ gerekçesiyle ülkeye sokulmamasına hayret etmiş, anlam verememiş, hayal kırıklığına uğramış…

   Negatif PCR test sonuçları telefonlarında olup, kağıt üstünde olmadığı gerekçesiyle bir grup turist yine KKTC sınır polisi tarafında ülkeye sokulmamış, bu teknolojide illa ki “kağıt” diye tutturmuşlar…

   Larnaka’ya ve KKTC’ye girerken sınırda, havaalanında yaşadığı tecrübeyi karşılaştıran turistler, Kuzey Kıbrıs’ta ilk gördüğü polis, sağlık memuru, gümrükçü üzerinden ülkemize “Turiste hoş geldiniz demeyi bilmeyen bir kültür” yakıştırması yapıyor.

   Turist mektubunda; “Paraya, vergiye, tanınmaya, olumlu uluslararası imaja fazlasıyla muhtaç KKTC’de bu davranışların sorumlusu kimdir bilemem ama görevlilere yerleşmiş bu mevcut ‘KKTC’ye hoş gelmediniz, defolun’ zihniyeti ile mücadele etmemek ülkeye yapılacak en büyük hainliktir diye düşünüyorum” diyor…

   Ne acı şeyler bunlar böyle, bu mektubu okuduğumda gerçekten utandım. Bir de bazı taksiciler, bazı turizmciler ve başka vatandaşlar tarafından anlatılan bu şikayetleri daha önce gündeme almadığım için suçluluk duygusuna kapıldım.

    Biliyor musunuz, bunların benzerlerini anlatıyor insanlar… Özellikle bazı sağlık memurlarının gelen insanlara cehennem azabı yaşatırcasına davrandığını söylüyor.

    Beyarmudu sınır kapısında yaşlı bir Rum kadına, PCR kağıdının yazısı sönüktür diye yapmadıklarını bırakmamışlar. Kadın telefonda göstermiş kabul etmiyorlar, taksici tutmuş, PCR sonucunu onun telefonuna göndermiş, taksici gidip fotokopi çıkarıp gelmiş, kadın öyle geçebilmiş. Taksici, “Biraz soluktu ama okunuyordu, yapılan tam bir gıcıklıktı, bu kadarı da olmaz” diyor.

    Yine bu kapıda bir memurdan bahsediliyor ki herkese illallah çektiriyormuş, oradan geçen kimse onun çalışmasını istemiyormuş. Bir vatandaş diyor ki; “Kadın adeta ülkeye Rum ve turist gelmesini istemez gibi davranıyor, herkesi bıktırdı…”

    Gerek havaalanında, gerek deniz limanında, gerekse sınır kapılarında ülkeye gelenlere bu şekilde suratsız davranma, zorluk çıkarma, eziyet etme hakkını kim veriyor bu insanlara?

    Çok sayıda insan “Ülkemize turist gelsin, kuzeye Rumlar geçsin” diye çırpınıp dururken, birkaç memur, bunu engeller gibi davranma hakkını nereden buluyor?

     Şikayet konusu olan bu bazı memurlara eğitim verilmiyor mu sınır kapılarında görevlendirilirken? Gelen turiste bir güler yüz gösteremeyecek, bir “hoş geldin”, bir “iyi akşamlar”, bir “günaydın” diyemeyecek kişinin ne işi var oralarda?

     Çok sayıda insan “birkaç turist daha gelsin”, “daha fazla Rum müşteri gelsin” diye kendi kendini yırtarken, bazı memurlar kişisel ego yapma, gıcıklık yapma, zorluk çıkarma ya da yüzüyle insanları dövme, yüzüyle “defolun” deme hakkını kimden alıyor?

   Sizi oraya zorla mı koyuyorlar? Maaşınızı almıyor musunuz? Maaşınızı alıyorsunuz, işinizi tam yapın…

   Siz maaşınızı alıyorsunuz ama o gelen turistlerin ya da Rumların bırakacağı parayla evine ekmek götürecek yığınla insan var, zor durumda insan… Böyle sorumsuzluk olmaz gerçekten…

   Yalnızca sınır kapılarında değil tabii, turist ülkede gittiği her yerde aynı güler yüzle ve konukseverlikle karşılanmalıdır. Biliyor musunuz bizde bu kültür yok, aslında eskiden de yoktu, eskiden de bu tür şikayetler vardı ama sonuçta bir turist akımı vardı ve bunlar arada kaynar görünürdü. Şimdi öyle değil, şimdi çok az insan geliyor ve göze batıyor…

   Hani deniyor ya “turizm ülkesiyiz”, inanın bu ülke insanı bunu hiç içselleştiremedi, benimseyemedi. Hükümetler, Turizm Bakanları, yerel yönetimler, vatandaşlar “turizm ülkesi” kültürünü alabilmiş değil. Turizm ülkesine bakın, turistik yerler pislikten, bakımsızlıktan dökülüyor, günlerdir sosyal medyada ve medyada bu bakımsızlık, bu hazırlıksızlık yazılıyor, çiziliyor, felaket fotoğraflar paylaşılıyor.

    Lâfla turizm ülkesi olunmaz ki… Bu ülkeye Güney Kıbrıs’tan gelecek turist Rum tarafındaki güzel muamele ile bizdeki felaket muameleyi karşılaştıracak, sonra da biz turist gelmesini bekleyeceğiz. Kıbrıs’a bu geldiğinde muhtemelen kuzeye de geçmez.

   Turizm Emekçileri Platformu’nun yayınladığı turist mektubundan ben bir vatandaş olarak gerçekten utandım, buna sebep olanlar utanmadı mı, turizmden, sağlıktan sorumlu bakanlar, hükümet edenler utanmadı mı?

    Biliyorum hepsi aynı değil, işini tam yapanlar var, genelleme yapmıyorum ama aradaki bu huysuzlar, kötü imaj yaratılmasına neden oluyor. O nedenle odur budur diye durup seçilemeyeceğine göre hiç zaman kaybetmeden, tüm görevli polis memurlarına, sivil memurlara, oralardaki sağlık memurlarına, gümrükçülere hizmet içi eğitim verilmeli, ülkemize gelen insanlara nasıl davranacakları konusunda uyarı yapılmalı ve denetlenmeli.

   Ha oralarda işini tam yapanlar bunları biliyor, görüyorsa, ki görmemeleri mümkün değil, arkadaşlarını bu konuda uyarsınlar, müdürleri, amirleri sıkı takibe alsın onları.

    Oralardaki birkaç kişi nedeniyle tüm Kıbrıslı Türkler için “Turiste hoş geldiniz demeyi bilmeyen bir kültür” yakıştırması yapılması haksızlıktır, ayıptır. Umarım Turizm Emekçileri Platformu’nun bu mektuplu uyarısı dikkate alınır, bu gerçekten de ciddi bir konudur. Tabii yetkililer tarafından ciddiye alınır mı? Şüphelerim var…

16/06/2021 22:18
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: ali baturay, haberkibris, kıbrıs, turist,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.