Ali Baturay yazdı: Ülke yöneticileri, korkusuzca devleti zarar ettirebiliyor…

ads ads ads ads
17/10/2021

ads
ads
ads
Ali Baturay yazdı: Ülke yöneticileri, korkusuzca devleti zarar ettirebiliyor…

   Ülke yöneticileri tarafından devletin zarara uğratılmasının örnekleri çoktur… Kimisi partisel ya da kişisel menfaatleri nedeniyle istismar etti ve devleti zarar ettirdi, kimisi beceriksizlikten, kimisi ise sorumsuzluktan…

   Devletin zarar ettirilmesi örnekleri çoktur, hem de tahmin ettiğinizden de çok ama son günlerde tartışılan, “bir Maronit’in, malını başkasına veren devleti dava etmesi ve 560 bin Sterlin tazminat kazanması” olayı, ülke yöneticilerinin karar alırken ne kadar rahat yasaları, tüzükleri dikkate almadığını ve mahkeme kararlarını yok sayma cüreti gösterdiğini görmeniz açısından acı bir örnektir. Hem İçişleri Bakanlığı’na haciz gelip devletin itibarının sarsılmasına neden oldular hem de bu fakir devlete yüklü bir tazminat ödetecekler.

   “Örnek çok” demiştim ya; mesela Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK), bundan kat kat fazla zarar ettirildi ama “devlet nasıl zarar ettirilir, toplumun paraları nasıl heba edilir?” görmek açısından bu arazi meselesine adım adım bakalım isterseniz…

   Lefkoşa’da KKTC vatandaşı Maronit Ninos Andonis Yianakis’e ait olan arazi, sanki de devlet arazisiymiş gibi Fina Benzin İstasyonu sahibi iş insanına verilerek ilk hata yapıldı…

    Maronit Yianakis, şikâyet edip de malını ya da malının değeri olan parayı talep edince, söz konusu hata düzeltilmeyerek, mahkeme yolu açılması ikinci hata…

     Konu mahkeme aşamasına geçtiğinde CTP-HP-DP-TDP Dörtlü Hükümeti Bakanlar Kurulu’nun aldığı, “tazminat bedelini araziyi kullanan ödesin” kararını 2019 yılındaki Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın uygulamaması üçüncü hata…

     Dönemin Maliye Bakanının, Bakanlar Kurulu kararını uygulamaması bir yana, mahkemeye taşınan arazi konusunu, avukat tutup savunmaması, aksine mahkemeye gönderdiği memurun “devlet suçludur, bedelini ödemelidir” manasına gelecek şeyler söylemesi de dördüncü hata…

     2019 yılında mahkemenin verdiği 560 bin Sterlin tazminatın 2021 yılına kadar ödenmemesi ve İçişleri Bakanlığı’nın mallarına haciz kararı çıkması da beşinci hata…

     Yukarıdan aşağıya bir daha okuyun, bunlar hata mı ihmal mi istismar mı?

     Görünen o ki ihmal var, keyfilik var, sorumsuzluk var…

     Ta baştan KKTC vatandaşı Maronit hak sahibini yok sayıp araziyi iş insanına verenlerden de Bakanlar Kurulu kararını uygulamayıp devleti zarara uğratandan da tazminatı ödemeyip hacze neden olanlardan da hesap sorulmalıdır.

     Hiç kimse kusura bakmasın ama kimsenin bu fakir devleti 560 bin Sterlin artı faizler ödemek zorunda bırakmaya hakkı yoktur. Diyeceksiniz ki; “Kimler kimler ne zararlara uğrattı” ama öyle deyince böyle şeyleri normalleştirmiş olursunuz.

     Hükümetlerde görev alan kişiler sanki devlet kendi mallarıymış gibi ve keyifleri nasıl gelirse onu yapabileceklerini, yasaları, tüzükleri, mahkeme kararlarını uygulamama haklarının olduğunu düşünemezler. Evet bu ülkede böyle ihmal ve istismarlar çok yaşandı, çünkü kimseden hesap sorulmadı.

     Yıllardır göreve gelen birçok yönetici, devleti çok büyük zararlara uğrattı ama tümünün de yanına kaldı. Yapacaklarını yaptılar, denetleyici kurulları da engellediler ve hiçbir ceza almadan öylece çekip gittiler.

      Bu olaya benzer onlarca ihmal, istismar vardır… 1974’ten, savaştan sonrası ganimet maalesef birçok kişiyi delirtti… Rumdan kalanları yediler, yuttular, dağıttılar, dağıttılar, dağıttılar da dağıttılar…

     Ganimet mantığı bu ya; zaman zaman hızlarını alamadılar, Kıbrıslı Türklerin ya da anlattığımız örnekte olduğu gibi Maronit’in malını da dağıttılar.

       Rum mallarını eşdeğere koydular ve yıllarca insanlara yalan söylediler, “Bu mallar artık Rumun değil, sizindir” diye ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) açılıp da kaybedilen davalarla görüldü ki kimsenin malı öyle bazı siyasilerin “mal sizin oldu” demesiyle başkasının olamıyor.

     Savaş olsa da o topraklar üzerindekiler başka yere mecburi göçse de o ülkede ateşkes hali olsa da o savaşın tarafları birbirini tanımıyor olsa da “mal sahipliği” bakidir, birileri öyle dedi diye mal sahibi, mal sahibi olma hakkını kaybetmiyor…  

     Bugün güneydeki malı karşılığı, eşdeğerle bir Rum malı tutan hiçbir Kıbrıslı Türk o Rum malının gerçek sahibi değildir. “Mal sizindir” yalanını uyduran zihniyetin uzantıları, önlerine gelen her malı istediğine verebileceği mantığıyla devam etti.

     İşte bugün bu fakir devleti 560 bin Sterlin artı faizler ödemek zorunda bırakan zihniyet bu zihniyetin devamıdır…

     Aynı dönemin İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, dönemin Maliye Bakanı’nın Bakanlar Kurulu kararını uygulamayıp devleti zarara uğrattığını, üstelik bu durumu Başsavcılığa şikayet etmelerine rağmen hiçbir şey yapılmadığını söylüyor.

      Başsavcılık, Sayıştay etkili olmaktan çok uzak… Dosyalar poliste, başsavcılıkta takılıyor, ilerlemiyor. Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun, Maliye Teftiş Kurulu’nun yaptığı soruşturmalar sonucu ortaya çıkan usulsüzlük ya da ihmal dosyaları tozlu raflara terk ediliyor.

      Sanki de Başbakanlar, Başbakanlık Denetleme Kurulu’nu, Maliye Bakanları da Maliye Teftiş Kurulu’nu kendilerini tatmin etmek ve ortaya raporları kahve içerken okuyup çöpe atmak için hazırlattırıyor gibi… Hiçbir önemi yok eğer bu raporlar değerlendirilmeyecekse.

     Başsavcılık ve Sayıştay için artık “ne işe yararlar?” veya “işe yaramazlar” demeye başladı herkes. Usulsüzlükler, yolsuzlukları, ihmalleri, araştırıp, soruşturup çöpe atmak ya da raflara, çekmecelere sıkıştırmak, zaman aşımına uğratmak Kıbrıslı Türkler için bir kader sanki…

     İşte yapanın yanına böyle kalır, işte vicdanlar böyle yara alır, işte yeni ihmaller istismarlar böyle cesaretlendirilir…  

    Aylardır birçok konuda kaynak yetersizliğinden yükümlülüklerini yerine getiremeyen, örneğin aylardır ilaç satın alamayan, mal ve hizmet satın aldığı piyasaya/ esnafa olan borçlarını ödeyemeyen devlet, bazı yöneticilerin zincirleme ihmal ve istismarları nedeniyle durup dururken 560 bin Sterlin artı faiz ödeyecek. Yazıktır, günahtır, ayıptır…

17/10/2021 20:13
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Ali Baturay yazdı: Ülke yöneticileri, korkusuzca devleti zarar ettirebiliyor…, haberkibris,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.