Ali Baturay yazdı: Zor şartlarda görev yapan medyayı bilgi kirliliği içinde bırakmayın

ads
ads
29/03/2020

ads
ads
Ali Baturay yazdı: Zor şartlarda görev yapan medyayı bilgi kirliliği içinde bırakmayın

   Olağanüstü günlerden geçiyoruz, evinden çıkmayanlar, bu günlerin geçmesini bekleyenler için adeta zaman durdu ama biz gazeteciler için öyle değil. Basın da çok özverili çalışıyor, evlerinde bekleyen insanlara haber ulaştırmak için tüm şartlarını zorluyor. Kağıda basılı geleneksel medya da zorda, internet ortamında olanlar da… Basın emekçilerinin çoğu ya maaşını alamayacak, ya da verilebildiği kadarına razı olacak. Bazı kağıda basılı gazetelerimiz yayınlarını geçici olarak durdurdu. “Geçici” diyorum ama iyi tahminlerle bu kriz birkaç ay sürerse yeniden basılacaklar ama o birkaç ayda bile ne olacağı belli değil… Bu sürenin kimi ne kadar vuracağı tahmin bile edilemiyor.

   Kağıda basılı gazeteler zorda da diğerleri değil mi? İnternet gazetelerinin yaşam kaynağı reklamlardır ama iş yapamaz haldeki hangi şirket reklam verir ki? Herkes kendi derdinde, ilerisinin ne olacağının, personelini nasıl ödeyeceğinin, ara verdiği gelecek planlarına nasıl başlayacağının peşinde…

   Bu arada bazı medya organları çalışanlarını zorunlu izne gönderdi bile. Kapıda basılı gazeteler sayfalarını azalttı… Geleneksel medya organları da diğerleri de zor günler yaşıyor. Geleneksel Medya Destek Komitesi, Gazeteciler Birliği, BASIN-SEN, hükümete ulaşmaya, sorunlarını anlatmaya çalıştı ama hükümet, basını “hizmet veren sektörler arasında” görüyor. Hükümet, basını marketler, eczaneler, üretim yapan diğer bazı şirketlerle aynı kategoriye koyuyor. Hükümete göre basın şu anda kazanıyor, onun için hiçbir açılımın içine giremiyor.

    Durum öyle değil, insanlar hem sokağa çıkamıyor, hem de çıkan kişilerin gazete satın almak önceliği değil. İnternet ortamında gerçekten bu işi yapma derdi olan, binası, personeli, ekipmanı bulunan medya organları, web gazeteleri de zor günler yaşıyor.  “Ülkede genel sorun varken, herkes ne yapacağını bilmezken sen medyayı mı gündeme getiriyorsun?” diyebilirsiniz. Doğrudur, herkes can derdinde ama normal zamanda da sorunlar içinde yüzen medya sektörü ve medya emekçilerinin de zor şartlarda, kendilerini riske atarak çalıştığını ve maaş bile alıp almayacağını bilemediğini söylemek istedim. Hükümet, medyaya “kazanan sektör” muamelesi yapıyor ama durumun böyle olmadığına dikkat çekmektir amacım…

    Şimdi buradan hareketle de habere ulaşma, doğru haberlerin erken ulaşılması konusunda başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere hükümetin geç kaldığına değinmek istiyorum. Özellikle de internet gazeteleri, vatandaştan gelen “haber bekleme” baskısı altındadır. Sürekli olarak haber bekleniyor, medyadan önce vatandaşların paylaşımlarına, yani sosyal medyaya haberler yayılıyor, oradan bazı internet gazeteleri haber yapıyor, okuyucu diğerlerine baskı uyguluyor ve “bir şey mi kaçırıyorum?” kaygısı gazetecilere yanlış yaptırabiliyor.

     Evet, yanlış yapmayı dert edinmeyenler de var… “Yaparım, düzeltme gelirse veririm” rahatlığı içinde olanlar, tüm medyayı yanıltıyor. Hastanede haber sızdıranlar, emin olmadığı halde gördüğü her şeyi dışarı aktaranlar var… Bunu önlemenin yolu, süratli doğru bilgiyi verecek olan bir merkezin olmasıdır. Sağlık Bakanı ya da bakanın görevlendireceği kişinin/ kişilerin, karantina merkezlerinden süratli haber alabileceği, gelen telefonlara anında cevap verebileceği bir sistem oluşmalıdır.

     Süratli bilgi sağlayamazsanız, ortadaki dedikodular dallanır budaklanır, temizlemek kolay olmaz. Tamam bakan isterse günde bir açıklama, isterse iki açıklama yapsın ama gelen iddialara, dedikodulara anında cevap verebilecek bir mekanizmanın kurulması şarttır.

     Bu ülkeye artık bir kriz masasının kurulması, bilgilerin anında oraya ulaşması, oradaki bir sözcünün sahip olacağı birkaç telefonla basını sürekli olarak bilgilendirmesi lazımdır. Sağlık Bakanlığı’ndan bilgi verecek kişilere ya da bakana ulaşmak bu kadar zor olmamalı. Tamam, bakan her telefona bakamaz ama süratle bilgi verilecek bir sistem kurulmalı. İşte o kriz merkezi kurulursa ve işi gücü bu olan kişi veya kişiler görevlendirilirse, gazeteciler de hata yapmayacaktır.

    “Eeeee siz de 10 dakika bekleyemez misiniz? Bekleyin biraz” diyebilirsiniz ama zaman öyle bir zaman değil. Fazla spekülasyon var, ilgili yerlerden sızdırmalar var… Bu sızdırmalar arasında doğru olanlar da çıkıyor, yanlış anlamadan doğan hatalı bilgiler de… Halk evde oturmuş haber bekliyor, gözü internet gazetelerinde, televizyonlarda. Gazeteci kendini baskı altında hissetti mi bir şey vermek ister, gazetecilik dürtüsü vardır, zor zamanda olsak da medya da bir sınav vermektedir, hem doğru haber vermede, hem dürüst gazetecilikte hem de zamanında, süratli haber vererek…

   Gazetecinin haber dürtüsünü ancak yine gazeteci bilir… Biliyorum “bekle doğrusunu ver” diyorsunuz ama her medya organı okuyucusunu, izleyicisini zamanında haberdar etmek ister. Hele de böyle zor zamanlarda. Hele de birilerine bir yerlerden haber ya da haber kırıntıları serpiştirilirken, bir gazeteci eli kolu bağlı bekleyemez, 5 dakika bir ömür gibi gelir gazeteciye…

    Kurun artık bu kriz masasını, kurun doğru ve süratli bilgi akışı yapacak bir medya ağını… Zor değildir, 2- 3 kişiyle yapılır. Güvenin görevlendireceğiniz bu konuda ehil olan kişilere. Her şeyi de illa ki bakan ya da bakanlar açıklayacak değil ya… Bilgiler gelir, bakan süratle onaylar ya da yetki verdiği kişiye güvenir, olur bu işler… Başkaları için yalan, yanlış, hatalı haber vermek sorun olmayabilir ama bizim için önemlidir, tek satır hatalı haber vermek istemeyiz, hem kendimiz hem okurlarımız, izleyicilerimiz için hep en iyisini yapmak istiyoruz, hükümetin, bakanlığın hantallığı bizi hataya sürüklemesin.

    Şu anda bize bilgi vermeye çalışan arkadaşlarımıza da teşekkür ederiz, onlar da zor şartlarda, çok yoğun bir telefon trafiği içinde iş yapmaya çalışıyor ama biz daha süratli bilgi istiyoruz. Aslına bakarsanız, genel olarak 24 saat hizmet veren, her an görevde olan bir kriz masasına ihtiyaç vardır. Oldukça yorulan bakanlar her şeye yetişemez, onlar adım atmakta karar almakta zorlanınca her şey aksıyor. Hiçbir açılımın içine koymadığınız, zor şartlarda görev yapan medyaya hiç olmazsa süratli, doğru haber akışı sağlayarak katkı yapın.

29/03/2020 16:44
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Ali Baturay yazdı: Zor şartlarda görev yapan medyayı bilgi kirliliği içinde bırakmayın, haberkibris,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.