Ali Baturay yazdı:Böyle zor bir zamanda üniversite öğrencilerini ürkütme lüksümüz yoktur

İşimiz zor, “üniversite adası” imajını bozacak hataların önüne geçilmelidir.

ads
ads
31/05/2020

ads
Ali Baturay yazdı:Böyle zor bir zamanda  üniversite öğrencilerini  ürkütme lüksümüz yoktur

    Küresel koronaviürs salgınının Kuzey Kıbrıs’ta görülmesi ve kapanmamızın ardından, ülkenin lokomotif sektörü “turizm” ve yine ülkemiz için çok hayati bir alan olan “üniversiteler” büyük yara aldı.

     Ekonomimizin çok önemli bu iki alanının, “ülkeye girmesini sağladıkları parayı”, “yarattıkları geniş istihdamı” ve “zincirleme birçok sektöre/ iş alanına yaptıkları katkıyı” düşündüğümüzde, endişe etmemek elde değil.

     Turizmde henüz ne olacağı pek belli değil. Hükümet 1 Haziran’da otelleri açma kararı aldı ama 111 otelden sadece 30’u yarın açılıyor. Tabii bu açılmanın da pek bir önemi yok çünkü, hükümet kapıları ne zaman açacağı konusunda kararını veremedi. Hava, deniz ve sınır kapıları kapalı kalmaya devam ederse, turizmden de bahsedemeyiz.

    Peki üniversiteler? Üniversitelerde de endişeli bir bekleyiş var… Evet onlar online eğitime devam ediyor, dönem sonuna kadar da öyle devam edecek. Ancak 30 bin öğrenci ülkesine döndü. Geri gelirler mi? Burada kalan ve gitmek isteyen olacak mı? Salgın, gelecek yıl ülkemizi seçecek öğrencileri ne kadar etkileyecek? Hep bunlar cevap bekliyor…

    Şimdi durum bu kadar hassasken, üniversitelerle ilgili çok dikkatli davranmamız gerekirken, ülkemizde salgınla ilgili az sayıdaki vakayı, az sayıdaki ölüm olayını, 40 küsur gün sıfır vaka oluşunu lehimize çevirmemiz gerekirken, bunu lehte bir propagandaya dönüştürmek varken, acaba biz ne yapıyoruz?

    Bırakın halen hem turizm hem de üniversiteler açısından olumlu tanıtımlar, etkili reklamlar yapamıyor oluşumuzu, bir de bunun üstüne, üniversite öğrencilerini kızdıracak, ürkütecek, bizden soğutacak işlere imza atıyoruz.

    8 Haziran’dan itibaren üniversite öğrencisi-çalışma-ikamet izinlilerin “karantina parasını ödemek şartıyla” adaya gelebilecek olmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı şok etkisi yarattı, büyük öfkeye neden oldu.

   Bakanlar Kurulu kararına göre, 8 Haziran'dan tarihinden itibaren, KKTC yurttaşı olmasalar dahi ülkede çalışma, öğrenci, ikamet ya da oturma izni bulunanlar "14 gün karantina" şartıyla adaya gelebilecek. Ancak bu kişiler karantina bedelini de kendileri ödeyecek. Al da bozdur bozdur harca…

    Yani böyle bir zamanda, Türkiye’deki ve diğer yakın ülkelerdeki rakip üniversitelerin arayıp da bulamayacağı bir olumsuzluğu biz kendi kendimize yarattık. Böyle küresel bir salgın zamanı, üniversiteler bakımından rekabet ettiğimiz birçok ülkeye göre, ülkemiz sağlık açısından en garantili ülkelerden biriyken, biz kendi gözümüzü çıkarmaya çalışıyoruz.

    Üniversite öğrencilerini ürkütmenin zamanı mı şimdi? Bu Bakanlar Kurulu’nda bir kişinin bile akına gelmedi mi ülkemize gelecek üniversite öğrencilerinden karantina parası istemenin intihar gibi bir şey olduğunu? Deli misiniz siz? Çok mu yoruldunuz? Nedir yaptığınız?

    Yahu, insanlar zaten istim üstünde, insanlar sıkıntı çekiyor, insanlar salgın nedeniyle korkuyor. İnsanlar böyle küresel felaketlerde çocuklarını yanında istiyor. Ülkemizdeki üniversitelerden alıp Türkiye’de bir üniversiteye, yanına, yakınına götürme ihtimalleri çok yüksek. Başka ülkelerde de benzer şeyler olabilir.

    Tüm ülkelerde insanlar düşük maaş alıyor, işini kaybediyor, fakirleşiyor… Zaten pahalı olan ülkemizden çocuklarını alıp daha ucuz yerlerdeki üniversitelere götürebilirler. Çok daha dikkatli olmalıyız, üniversite öğrencilerinden kazancı olan; ev kiralayanlar, marketler, mağazalar, eğlence yerleri, yurtlar ve daha niceleri, sırf öğrencileri tutmak için fiyatlarını ucuzlatmalıdır. Öğrencilere gözleri gibi bakmalıdır. Durum salgın öncesi gibi değil.

    Peki biz bunları herkese tavsiye ediyoruz da hükümet ne yapıyor? Ülkemize gelecek üniversite öğrencilerinden karantina parası isteyip intihar ediyor. Hükümet kendi kendinin kalbine bıçak saplıyor.

    Sosyal medyada yığınla öfke dolu mesaj/ paylaşım var… Öğrenciler ve yakınları çılgına döndü. Sosyal medya, ülkemize ve üniversitelerimize yönelik antipropaganda malzemesi doldu.

    Hade bakalım, şimdi gel de temizle bu işi… Eğitim Bakanı açıklamalar yapıyor; Bakanlar Kurulu’nda öğrencilerin gelişleri ile ilgili alınan kararın haziran ayı için olduğunu, karantinasız öğrenci gelişi için çalıştıklarını, temmuzdan itibaren durumun düzeleceğini söylüyor. Eğitim Bakanı daha çok uğraşacak bu işle… Bir kere antipropaganda olmaya görsün, düzeltmek pek kolay olmuyor.

   Muhtemelen yarın mecliste de bu konu gündeme gelecek. Eğitim Bakanı, televizyon televizyon gezip bunu anlatmaya çalışacak. Bence bu durumu bir nebze düzeltmek için Eğitim Bakanı, Türkiye televizyonlarından program ayarlasın…

   Üniversitelerimiz ise kendi öğrencilerinin kampüste ücretsiz olarak karantinada kalabileceğini duyurdu ama Bakanlar Kurulu’nun bu hatası nedeniyle sosyal medyada işi düşmanlığa çeviren, fırsatını bulup kötü propaganda yapan birçok kişi var. Bu iş böyle, siz dikkatli olmazsanız başkaları da bunu kullanır.

     Tabii yalnızca dert bu mu? Dert çok… Bakanlar Kurulu’nun yaptığı yanlış yetmezmiş gibi, YÖK aldığı bir kararla, KKTC’de öğrenim gören Türkiye vatandaşı öğrencinin Türkiye'deki üniversitelere yatay geçiş yapmasının önünü açtı. Bir bu eksikti değil mi? Bu bir hata mı, bir prosedürdür de KKTC tarafı gözden kaçmış mıdır? Yoksa KKTC ya da KKTC üniversiteleri cezalandırılıyor mu?

     İşte böyle… Salgın nedeniyle fazladan uğraş veren üniversitelere iki ayrı dert daha geldi. Eğitim Bakanı YÖK kararı ile ilgili, endişe edilmemesini, düzeltilmesi için çalışacağını söylüyor. Evet biraz yorulması gerekecek Eğitim Bakanı’nın… İşimiz zor, “üniversite adası” imajını bozacak hataların önüne geçilmelidir. İçimizde hata yapılmasına fırsat verilmemesi gerektiği gibi, dıştan bizi etkileyecek kararlarla ilgili de çok erken davranılmalı, düzeltilmesi sağlanmalıdır…

    Turizmi, bir bilinmeze sürükledik, öte yandan birçok reel sektör temsilcisi batmak üzere, hükümete “katkı yap” diye haykırıyor, bunlar yetmezmiş gibi ülkenin nefes borularından birisi olan üniversiteleri de zora sokmayın.

     “Sıfır vaka” ile tabii ki övüneceksiniz ama hayat devam ediyor ve hata kabul etmiyor. Virüsten kurtulup ekonomik perişanlık yaşayacaksak, değerlerimizi zora sokacak, yitireceksek, sağlıktaki başarınızın da bir anlamı kalmayacak. Başka dertlerle uğraşanlar sizin sağlık başarınızı aklına bile getiremeyecek…

31/05/2020 23:16
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: ali baturay
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.