Ali Baturay: Yine sıkı tedbirli günlere dönmeliyiz   

ads
ads
02/07/2020

ads ads
Ali Baturay: Yine sıkı tedbirli günlere dönmeliyiz   

  Medya her gün benzer şeyleri yazıyor.

  Sosyal medyada benzer şeyler tartışılıyor.

  Köşe yazarları benzer şeyleri irdeliyor.

  Televizyon programlarında benzer şeyler konuşuluyor.

  Ülkemizde salgın göründüğünden beridir, her şeyin odağında salgın var.

  Artık kimlerin dünyaya kapılarımızı açmaya tamamen karşı olduğunu, kimlerin “açılsın ama karantinalı açılalım” dediğini, kimlerin PCR’lı açılım istediğini biliyoruz.

   Her gün birçok insan kendilerince doğru olanı savunup duruyor.

   Kimisi dünyadan örnekler veriyor, dünya gerçeklerinin aksini yapamayacağımızı söylüyor, kimisine göre bazı dünya gerçekleri bize uymuyor, biz kendimize göre tedbir almalıyız.

   Her gün bunları okuyor ya da dinliyoruz.

   Toplum çıkarlarını düşünenler de var elbet ama birçoğu oldukça çıkarcı bir bakış açısına sahip.

   Birçok kişi meseleye kendi durduğu yerden bakıyor, alınacak tedbirin, yapılacak icraatın tüm toplumu ilgilendirmesi gerektiği yönünde bir endişesi yok.

   Bazı görüşlere ya da açıklamalara bakıyoruz, empatiden yoksun, çıkarcı bakış açısıyla yapılmış.

   Bazıları siyasi partisinin görüşleri çerçevesinde, yapılan yanlış da olsa, onu haklı çıkarmaya çalışıyor.

   Bazısı da kendi kişisel korkularının esiri olmuş; korkuyor, korktuğu için de koca bir toplumun lehine olabilecek icraata karşı çıkıyor.

   Onlar korkularının esiri olduğu için, ne dünyanın ne de ülkenin gerçekleri umurlarında.

   Korkan insanların bazıları, tüm tezlere karşı çıkıp, kendi korkak tezlerini yaratıyorlar.

   Korkmak, endişe etmek herkesin hakkıdır, hatta korkmak çoğu kez bizi tedbir almaya zorlayan gerekli bir duygudur ama bunu abartırsak, dünyayı kendimize zindan eder, hayatı çekilmez yaparız.

   Koronavirüs salgınından korkmak normaldir, çünkü tüm dünyayı esir almış, perişan etmiş bir sorundur ama bu sorun erken zamanda geçmeyeceğine göre, onunla yaşamaya alışmak da gerekmektedir.

    Artık çok klişeleşmiş bir söz de olsa, “tedbirleri alıp, iyice korunup virüsle yaşamayı başarmalıyız” sözü, doğru bir sözdür.

    Yine klişeleşmiş, “Biz bize yeteriz, açılmayalım” sözü ya da görüşünün pek geçerliliği yoktur.

    Biz bize yetemiyoruz maalesef, salgından kurtulduk ama toplumun büyük bir bölümü ekonomik sorunlar altında eziliyor, durum çok kötüdür.

    Evet anlıyorum, ülkeye kısıtlı sayıda insan geliyor, ülkeye gelen az sayıda insan bir anda ekonomiyi ihya edecek değil.

    Zaten bu durumla şu anda sosyal medyada dalga geçenler de var, ne işe yarayacağını soruyorlar ama bir yerden başlamak, çarkı bir şekilde döndürmek gerekiyor.

    Hiç kimse, kapıların dünyaya açılmasıyla, bıraktığımız yerden başlayacağımızı iddia etmiyor ama bir yerden başlamak, bunun pratiğini yapmak gerekiyor.

    Üstelik ülkeye girişler ve çıkışların bazı insani ve manevi yanları da var, yurt dışında mahsur kalmış ya da ülkemizde sıkışıp kalmış insanların seyahat özgürlüğüne kavuşması açısından.

    Hükümetin kapılarımızı dünyaya açma kararı, yanlış bir karar değildir, birçok kişi de bunu doğru bulmaktadır ama organizasyonsuzluklar, yetersizlikler, beceriksizlikler, ortaya çıkan tuhaf durumlar insanları endişeye sevk ediyor.

     Hükümet dersine iyi çalışsa, gerekli tüm tedbirleri alsa, toplumu ve ülkeye gelecek olanları psikolojik olarak rahatlatacak bir pandemi hastanesine sahip olsa, dünyaya açılıma çok daha büyük destek olacaktı.

     Dünyaya kapılarımızı açtığımız gün olan 1 Temmuz günü, hükümet edenler daha birçok eksiğimizin olduğunu görüyor ve o gün karar alıp, ertesi gün, “Ercan’da uygulanacak pandemi tedbirleri genelgesini” yayımlıyorsa, tabii ki güven duyulmaz.

     Gerek medya, gerek sivil toplum, gerekse de muhalefet, hükümeti denetlemeye, hatalarını bulup, doğru yola yöneltmeye devam etmelidir, bu eleştiriler ve yönlendirme yapıcı olmalıdır.

      Halk olarak korkularımızın esiri olmamalıyız, korkmakla yetinmemeli, salgının ilk günlerindeki gibi tedbirlerimizi almalıyız.

      Biliyorum, hükümete, yönetenlere karşı güven duymuyorsunuz, birçok çelişkiye, birçok hataya tanık oluyorsunuz ama bunu da yenmeyi başarmalıyız, bunun için de mücadeleyi sürdürmeliyiz.

      Halk olarak yine tedbirlerimizi ciddi şekilde alırsak, şu andaki fazla rahatlığı bir miktar bırakırsak, kronik hastalarımızı ve risk grubundaki vatandaşlarımızı korursak, yine başarabiliriz, yine tehlikelerden uzak olabiliriz, dünyaya açılımı da daha risksiz atlatabiliriz.

      Korkun tabii ki, yeri geldiğinde panik de yapın ama bunların esiri olmayın, korkularımızı, endişelerimizi, paniğimizi faydaya, tedbire, hükümeti denetime dönüştürün…

     Kabuğumuza çekilip, bunalımlarla yaşamının kimseye faydası olmaz.

02/07/2020 21:52
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Ali baturay, haberkibris, kıbrıs, korona virüs,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.