Anayasayı değiştirebilmek
16/09/2013
Serhat Kotak
Bir devletin işleyiş temelini Anayasası oluşturur. Yasama organının hayata geçirdiği tüm yasalar Anayasa ile uyumlu olmak zorundadır. Bu devlet eğer gerçekten insan hakları ve demokrasi üzerine inşa edilmişse, her şeyin temelini oluşturan o Anayasa da yürünecek yolu gösteren belgedir. Bu yol ne kadar düz olursa, yürünmesi ve gidilecek yöne doğru çaba harcanması da o kadar kolay olur. Yok, her gelen iktidar Anayasayı kendi istemleri doğrultusunda değiştirebilecekse, o zaman yürünecek yolun yönü bile belli olmadan o halk dönme dolap gibi döner-durur, bir başka deyimle yerinde sayar.
Konumuz KKTC Anayasası’nın değiştirilmesi. Bu konu bu günlerde çok önemli çünkü yeni hayata geçen CTP-BG – DPUG hükümetinin programında Anayasa’nın 82. ve 162. maddelerinin değiştirilmesi de var. Ben hukukçu değilim ancak bir KKTC vatandaşı olarak Anayasamızın değiştirileceği bir süreçte görüşümü ortaya koymayı da bir borç bilirim. Neticede hepimizin eşit olduğunu, yani benim de bir oya, bir hukukçunun da aynen bir oy hakkına sahip olduğunu Anayasamız garantiler.
Anayasamızı yaratan kişiler görevlerini yerine getirirlerken bunu belli bir vizyon çerçevesinde yaptılar ve kalıcı, işlevsel bir Anayasa ortaya çıkarmaya özen gösterdiler. Tabi amaçları bu idi derken ortaya çıkan Anayasa her konuda kusursuzdu demek istemiyorum. Bir devletin yönetiminde olduğu gibi kuruluş Anayasası yazılırken de uzlaşı gereği ortaya çıkan sonuç da buna uygun olarak şekillenir. Dolayısı ile Anayasamızın bazı maddelerinin bugün artık değişmesi gerektiğinde hemen herkes hemfikirdir. Ben de bazı maddeler için onlarla ayni fikirdeyim.
Değişmesi gereken maddeler varsa, ki vardır, Anayasamız bunun nasıl gerçekleşeceğini bize açıkça söylüyor. 162. Madde şöyle der:
(3) Anayasa değişiklikleri, halkoylamasından sonra, kabul edildiği takdirde, Cumhurbaşkanınca on gün içinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer.
Yani, ilk yazıldığı günden bugüne gelen süreçte şu veya bu nedenle değişmesine inandığımız bir madde varsa, bunu önce Cumhuriyet Meclisinde ele alarak, son adım olarak da halka sunarak gerçekleştirebiliriz.
Hükümetimiz seçim sistemimizle ve Meclisin işlevselliği ile ilgili bazı maddeleri değiştirmek istiyor. Bunlara ben de gönülden destek veririm. Gelin Anayasamızı mercek altına yatırıp devletimizin işlevselliğini artıracak, Anayasamızı gerçek amacının sınırları içerisine çekecek adımları beraber atıp halkımızın onayına sunalım. Medyada halkı bilgilendirelim ve onaylarını aldığımız an da yürürlüğe koyalım. Ama son adım olarak halkımızın onayını da alalım ki halkın kabul ettiği bir Anayasal değişiklik olsun.
Yakında Anayasal değişiklikle ilgili çalışmalar Mecliste tartışılmaya başlandığında hep beraber 162. Maddenin de değiştirilmek istendiğini göreceğiz. Bunu savunanlar Anayasanın değiştirilmesinin “çok zor” olduğunu öne sürerler. Aslında madde okununca da görüleceği gibi Anayasayı değiştirmek zor değildir. Bu maddeyi değiştirip Anayasayı Cumhuriyet Meclisinde oylayarak, yani halkın oyuna sunmadan değiştirebilmek isteyenlerin “zor” diye tanımladığı süreç halk oylamasına sunulmasıdır. Değiştirmek istenen bölüm de tam budur. Yani halk oylamasına ihtiyaç duymadan Anayasanın değiştirilebilmesine ulaşılmak isteniyor.
Ben halkın bu hakkının 50 kişi tarafından elinden alınmasına tüm benliğimle karşı çıkıyorum. Çünkü bence Anayasalar zırt-pırt değiştirilememelidir ve halktan da korkulmamalıdır. Anayasamızın 3. Maddesi “Egemenlik, kayıtsız şartsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşlarından oluşan halkındır” der. Eğer egemenlik halkımızınsa o zaman Anayasamızdan bir maddenin değişimi için de halkımızı ikna etmek ve onayını almak da bir zorunluluktur. Aksi halde Meclise girmeyi başarıp belli bir sayıya ulaşabilen ve kötü bir amacı olan kişi veya partiler istedikleri doğrultuda Anayasamızı değiştirebilirler, biz de hayretler içerisinde seyrederiz. Egemenlik de, Anayasanın değişiminin onaylanması da kayıtsız şartsız Kıbrıs Türk halkının olmalıdır.
- Nasıl bir “çözüme” doğru yol alıyoruz?
- Babama mektup - 4
- 20 Temmuz
- Kasulidis’ten al haberi – Umut(suzluk?)
- Gerçek çözüm için tabuları yıkalım
- Garantörlük ve diğer kırmızı çizgilerimiz
- DP'nin attığı önemli adım ve dezenformasyon ekibi
- İyi niyetli(!) mayınlar
- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra kısa kısa…
- Önümüzdeki süreç mayınlarla dolu
- TÜM YAZILARI için tıklayınız

















































































































































