Aşırı terleyenler dikkat! Önemli bir hastalığın habercisi olabilir

ads ads ads ads
17/06/2024

ads
Aşırı terleyenler dikkat! Önemli bir hastalığın habercisi olabilir

Yüksek sıcaklıklarla birlikte artan ter miktarı pek çok kişi için rahatsız edici bir hal alıyor. Ancak bazıları için, yaz-kış demeden sürekli terlemek, hiperhidroziye işaret ediyor olabilir. Dermatoloji uzmanları, normal terlemenin vücudun doğal bir tepkisi olduğunu ancak hiperhidroziye bağlı terlemenin normalin çok ötesine geçtiğini vurguluyor. Peki dünya genelinde 220 milyon insanı etkileyen bu sorunla başa çıkmak için nelere dikkat etmek gerekir? Dr. Baran Cayhan, hurriyet.com.tr'ye anlattı.

Ter, vücut sıcaklığını sabit tutmaya yarayan fizyolojik bir fonksiyon olarak biliniyor. Yüksek ateşte vücut sıcaklığının azaltılmaya çalışılmasında olduğu gibi vücut belli bir sıcaklıkta kalabilmek için de terleme fonksiyonunu kullanıyor. Özellikle şu sıralar ekstrem sıcakların etkisiyle ter, pek çok insan için rahatsız edici bir sorun olmaya başladı.

Fakat bazı insanlar var ki yaz-kış demeden sürekli terliyor. Bu durum da hiperhidrozi hastalığından kaynaklanıyor. Hiperhidrozi, çevre koşulları ve vücudun ısı kontrolünden bağımsız olarak fazla miktarda terleme durumuna deniyor. Öyle ki, hiperhidrozi olan hastaların terlemesi için hareket etmelerine bile gerek yok. Oturdukları yerde ellerinden ter damlayabiliyor.

ABD’de Denver bölgesinde kurul onaylı bir dermatolog olan Dr. Scott Walter, New York Post’a yaptığı açıklamada, aşırı terleme sorununun dünya genelinde 220 milyon insanı etkilediğini ancak çoğu hastanın utanç duyduğu için semptomlarını doktorlarıyla paylaşmadığını ifade etti. 
 



HİPERHİDROZİ İLE NORMAL TERLEME ARASINDAKİ FARKLAR NELER?

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğum Dermatoloji Uzmanı Dr. Baran Cayhan, “Hiperhidrozi, kişinin normalden çok daha fazla terlemesine neden olan bir sağlık durumu. Vücudun soğuması ve sıcaklığını dengelemesi için terleme doğaldır ancak hiperhidrozi olan kişilerde terleme miktarı fizyolojik ihtiyacın ötesine geçer. Günlük hayatı olumsuz etkilemeye başlar” dedi.

Hiperhidrozi ile normal terleme arasındaki farklara da değinen Dr. Cayhan, “Normal terleme, vücudun ısısını düzenlemek ve serin kalmak için gereken doğal bir süreçtir. Hiperhidrozi ise bu sürecin normalden çok daha fazla olmasıdır. Hiperhidrozi belirtileri arasında; giyilen kıyafetlerin sürekli ıslanması, ellerin veya ayakların aşırı nemli olması, sosyal ve profesyonel durumlarda terleme nedeniyle sıkıntı yaşanması (tokalaşma, elektronik alet kullanımı, evrak/not yazımı gibi), terleme nedeniyle cilt enfeksiyonlarına yatkınlık (mantar, pişik vs) ve terlemenin ruh sağlığını olumsuz etkilemesi (örneğin anksiyete ve sosyal fobi) sayılabilir” ifadelerini kullandı.



‘ÜLKEMİZDE YAZ AYLARINDA HİPERHİDROZİ ŞİKÂYETİ DAHA ÇOK ARTIYOR’

Dünya çapında 200 milyonun üzerinde hiperhidroziden muzdarip hasta olduğunun altını çizen Dr. Baran Cayhan, “Türkiye’de ise net bir veri bulunmamakla birlikte, bu oranın dünya ortalamasına paralel olduğu düşünülüyor. Özellikle dermatologlar ve sağlık kuruluşları, hiperhidrozi şikâyetlerinin yaz aylarında arttığını belirtiyor” dedi.

ALÜMİNYUM KLORÜR İÇEREN SPREYLER TERLEMEYİ AZALTIYOR

Hastalığın tedavisi için birçok seçenek mevcut; alüminyum klorür, ilaçlı mendiller, oral ilaçlar, iyonoforez cihazları ve hatta botoks gibi… Ancak tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar da var; bazı maddeler cildi tahriş edebiliyor ya da yeni sorunlara yol açabiliyor.

Özellikle alüminyum klorür maddesinin ter bezlerini bloke ederek ter üretimini azaltan bir bileşik olduğunun altını çizen Dr. Baran Cayhan, “Genellikle terleme önleyici roll-on veya spreylerde bulunuyor. Alüminyum klorür, ter bezlerinin yüzeyine nüfuz eder ve ter kanallarını tıkar, böylece terlemeyi azaltır. İlk başta günlük olarak kullanılması önerilir, daha sonra haftada birkaç gün olacak şekilde kullanım sıklığı azaltılabilir” dedi.

Terlemeyi kontrol altına alabilecek sistemik ilaçların da bulunduğunu söyleyen Dr. Cayhan, “Antikolinerjik gruptaki ilaçlar, ter bezlerinin sinirsel uyarılmasını azaltarak terlemeyi azaltır. Ancak bu ilaçlar ağız kuruluğu, bulanık görme ve kabızlık gibi yan etkilere neden olabilir. Bu sebeple seçili hastalarda yakın takip ile kullanılır” ifadelerini kullandı.



İYONTOFOREZ CİHAZLARI İLE BOTOKS DA OLDUKÇA ETKİLİ

“İyontoforez, terleyen eller ve ayaklar için kullanılan bir tedavi yöntemi” diyen Dr. Baran Cayhan,“Bu yöntem, çok düşük düzeyde elektrik akımı kullanarak ter bezlerinin aktivitesini azaltır. Tedavi, ellerin veya ayakların su dolu bir tepsiye yerleştirilmesi ve cihazın çalıştırılmasıyla gerçekleştirilir. Kısa süren ve konforlu bir yöntemdir. Ev tipi olarak satılan iyontoforez cihazlarını hasta alıp evde kendisi düzenli olarak uygulayabilmektedir. Düzenli olarak uygulandığında terleme miktarında belirgin bir azalma görülür” dedi.

Botoksun da etkisine değinen Dr. Cayhan, “Botoks (botulinum toksini) enjeksiyonları, ter bezlerine sinir sinyallerini bloke ederek terlemeyi geçici olarak durdurur. Özellikle koltuk altı, eller ve ayaklar gibi bölgesel terlemelerde kullanılan etkili bir yöntemdir. Öncesinde anestezik kremler uygulanan hedef bölgelere ince bir iğne ile doğrudan botoks enjekte edilir. Etkisi genellikle 4-6 ay sürer, bu sürenin sonunda tedavinin tekrarlanması gerekebilir” ifadelerini kullandı.



SICAK HAVA VE NEMİN ETKİSİYLE TERLEYENLER NELERE DİKKAT ETMELİ?

Bu sorumda altı maddeye dikkat çeken Dr. Baran Cayhan, “Hafif, nefes alabilen ve açık renkli giysiler giymek çok önemli. Bol su içerek serin de kalmak gerekiyor. Antiperspirant roll-on veya sprey kullanmak da olmazsa olmazlardan… Soğuk duş almak veya serin suyla yüz ve elleri yıkamak, klimalı veya serin yerlerde vakit geçirmek, baharatlı yiyeceklerden ve kafeinden de uzak durmak gerekiyor” dedi.

17/06/2024 08:36
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
ad
TAGS:
MANŞETLER

HK SAĞLIK

© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.