HABER KIBRIS

Atatürk ne yaptı?

ads
10/11/2018


Birikim Özgür


Bugün Atatürk’ün 80’inci ölüm yıl dönümü.

Sosyal medya resimleriyle doldu taştı.

Şekilsel devlet törenlerini aşan bir hassasiyetle anılıyor.

Hilafetin kaldırılması ve cumhuriyetin kurulması ile özdeşleşen Atatürk aynı zamanda Türkiye’deki “iktidar kavgasında” bir sembol.

Hassasiyeti artıran bu olsa gerek.

“Beni görmek demek behemehâl yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir” diyen bir şahsiyeti anmak öyle basit bir iş değil hâlbuki.

Atatürk’e rağmen Atatürk’ü anamazsınız.

Yaşadığı dönemde O skolastik düşünce tarzına karşı mücadelede bir neferdi.

Dünya kurulalı beri;

Günün gereklerine göre özünü de muhafaza ederek kendini yenileyebilen toplumlar varlığını sürdürebiliyor.

Gelenekçilerle yenilikçilerin çatışması toplumlarda değişimin ve gelişimin en temel dinamiğidir.

Orta Çağ Avrupası’nda baskıcı düşünce yapısı nedeniyle “dünya dönüyor” diyenin dünyası kararıyordu.

Araştıran ve tartışan, kiliseye karşı gelmiş sayılıyor ve aforoz ediliyordu.

Sadece kilisenin dediklerinin doğru olduğunu kabul eden düşünce sistemine skolastik düşünce adı verilmişti.

Rönesans her alanda gelişimi hızlandırdı.

Osmanlı’da da örneğin eğitimde 17, 18 ve 19’uncu yüzyıllarda skolastik düşünce eğitim sistemine egemen oldu.

Her türlü bilimsel ve teknik gelişme kâfirlik, bunları benimseyip savunan ve uygulayanlar ise din düşmanı kabul ediliyordu.

Kimi yenilikçiler İslami değerlere bağlı kalıp batıdan bilim ve teknolojiyi almayı, kimisi batılılaşmayı, kimisi de batılılaşma, İslamlaşma ve Türkleşmeyi ileri sürdü.

Çeşitli akımlar eğitim sistemine yansırken toplumsal yapının temellerine yabancılaşma meydana geldi.

Nihayetinde yenilenme çabaları yüzeysel kaldı, topluma nüfuz edemedi.

Değişen dünyada kaçınılmaz olan Osmanlı’nın çöküşü ve cumhuriyetin kurulması Türkiye’nin Rönesans’ı oldu.

Yenilenmek küllerinden yeniden doğmanın aracına dönüştü.

Ancak Osmanlı dönemindeki yabancılaşma cumhuriyet döneminde Kemalizm eliyle iktidara taşındıktan sonra da devam etti hatta bugünlere kadar da geldi.

Bundan ötürü Türkiye bir türlü kendi sentezini yaratıp bir bütün olamadı, olamıyor.

Ve bu nedenledir ki bu sentezin oluşmasına değil yüzyıllardır devam eden çatışma bağlamında Atatürk’e sarılanı da Atatürk’e düşman olanı da hiç hazzedemedim.

Atatürk çok yönlü felsefesi ile sadece bir cumhuriyetin kurulmasına önayak olmadı.

“Felsefe bilmeyen asker belki bir savaş kazanır ama savaşı anlayamaz” demişti.

Yaşamı ve yaptığı işlerden anlaşılıyor ki olguculuğu da işlevselciliği de yararcılığı da insancıllığı da gerçekçiliği de akılcılığı da bir ömre sığdırmanın mümkün olduğunu ispat etmiş ve bu nedenle dünyaya mal olmuş bir liderdi.

Eğitimde ‘iş içinde iş aracılığıyla’ diye tabir ettiği, günümüzde ‘yaparak, yaşayarak öğrenme’ denilen ve çağdaş eğitim uygulamalarının vazgeçilmez bir parçası olan anlayışla bilgi ve beceri kazanan verimli bireyler yetiştirmeyi öngörmüştü.

Köy Enstitüleri bu öngörünün bir ürünüydü.

Onu ve daha da önemlisi kurulmasına ön ayak olduğu devleti ya da gelecekteki uzantılarını yaşatacak olan değişim dinamiğinden başka bir şey değildir.

Biz de kendi bağlamımızda;

Türkiye’deki iktidar kavgasından etkilenip Türkiye’yi yönetenlere o coğrafyada yüzyıllardır devam eden sentez arayışının benimsemediğimiz tarafı gibi muameleye meyil ettikçe aslında sadece değişim ilkesinden uzaklaşıyoruz.

Sosyal sermayemizi geliştirip makroekonomik göstergelerimizi iyileştirme;

Ülkemizde çatışmaların değil barışın mutlak hâkimiyetine dönük mücadele etme;

Ve tüm bunlar için Türkiye de dahil vizyonumuza katkı sağlayacak tüm evrensel ve bölgesel güçlerle işbirliğinin önemini / yararını kavrama;

Çizgisinden uzaklaştıkça;

Atatürk’e rağmen Atatürk’ü anmış oluyoruz.

Kendimize özgü bir skolastik düşünce sistematiğinin esirlerine dönüştük, farkında bile değiliz.

“Türkiye’deki iktidarın eri değilim” mesajı vermeye çalışan bir parti başkanı her televizyon programına üzerinde Atatürk resmi olan bir kravatla çıkıyor.

Atatürk çok büyük işler yaptı.

Kimileri adını ve resimlerini kullanmaya çalışıyor ama O, O’nu anlayabilenlere ışık tutmaya devam edecek.

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Birikim Özgür, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK Birikim Özgür

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.