Aybike Yektaoğlu yazdı: Cumhuriyetin Başı-VI

Aybike Yektaoğlu'nun kaleminden...

ads
ads
15/02/2020
HK

ads
Aybike Yektaoğlu yazdı: Cumhuriyetin Başı-VI

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, her 5 yılda bir seçilmek üzere, anayasanın verdiği yetkilerle halkın onayına sunulur. Aday olan veya hali hazırda görevde olan Cumhurbaşkanı’nın, 5 yılda yapabilecekleri, gerçekleştireceğini vaad ettiği veya yapmış olduklarını, toplum bir giriş veya final sınavı gibi seçimle sınar. Anayasanın verdiği yetkiler, dolaylı veya doğrudan, iyi analiz edilirse, topluma ve devlete hizmetin sınırı yoktur. Bütçe gerektirmeyen, birçok sosyal sorunu çözebilecek ve hatta oturmuş statükonun değişmesini dahi sağlayacak bir makamdır. Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini iyi analiz eden bir adayın, bu makamı toplum için daha yapıcı ve iyi kullanması, toplumun da garantisini getirir. İç politikada 15 yıla yakın bir süredir çözülebilecek birçok sorunun, 5 yıl içerisinde çözülebilecek bir noktaya gelebilmesi için bir vizyon ve strateji, hayati önem taşımaktadır. Devletin başı olmanın ağırlığı hiç kolay olmamıştır ve olmayacaktır. Cumhurbaşkanı toplumun dışa bakan yüzü, Kıbrıs Türk toplumun lideri ve uluslararası tanınan tek makamıdır. O yüzden hem içte, hem de dışta denge kurmak asli görevleri arasındadır. Bu makamın istikrarlı olması dışında bir diğer pozitif özelliği  de hükümetler gibi koalisyon kurmak zorunda olmayışıdır.

İki toplum arasında uzun süreden beridir süren görüşmeler, iç işleyişimizi de ağır bir şekilde yavaşlatmaktadır. Belirsizlik, bir devletin ve ekonomisinin kolayca yıpranmasına yol açan en önemli unsurlardan biridir. Belirsizliği en aza indirgeyebilecek, istikrarlı makamların hem içte, hem de dışta etkin olmasıdır. Bunlardan birincisi Cumhurbaşkanı makamı, diğerleri ise belediyelerdir. Devletin başı, iç politikada yetkileri dahilinde müdahil olması gerekirken, dış politikada da toplumun yararına ve seçilirken söyledikleri doğrultusunda etkin ve fiili rol oynaması gerekmektedir. Toplum lideri yalnızca iki toplumlu görüşmelerde değil, bu görüşmelere direkt etki eden ülkeler ile de iyi, kesintisiz ve saygın bir şekilde ilişki içinde olmalı ve halkını temsil etmelidir. Bunu gerçekleştirirken, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’deki dengelere, olaylara, dünyanın etkilerine hakim olmalıdır. Uzun bir süreden bu yana bu evrende yalnızca Kıbrıs adası ve toplumu varmış gibi yaşamak, Kıbrıs Türk toplumunu gettoların içine hapsetmenin modern halinden başka birşey değildir.

Kıbrıs Türk toplumunun hakları yalnızca gündemde konuşulanlarla ilgili ve sınırlı değildir. Bu haklar yalnızca Kıbrıs Rum toplumu ile oluşacak olan çözümle topluma geri verilmeyecektir. Münhasır Ekonomik Bölge ve Hidrokarbon üzerine uzun süreden bu yana yaşananlar konusunda toplumu doğrular ve gerçekler ile bilgilendirecek tek makam Cumhurbaşkanlığı’dır. Münhasır Ekonomik Bölge, gaz, petrol ve benzeri doğal kaynaklar üzerinden, ülkelerin girdikleri çatışmaların ve çıkan savaşların bugün Kıbrıs’ı teğet geçtiği düşünülebilir. Fakat Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’de gelişen her olay, her konu Kıbrıs’ı da doğrudan ilgilendirmektedir. Bu da Türkiye Cumhuriyeti ile iyi, saygın ve karşılıklı yarara dayalı ilişkiler üzerinden doğru analiz edilebilir. Ülkeler 100 yıllık stratejik planlarını geliştirip gerçekleştirirken, belirsiz şartlar altında devlet yönetmeye çalışan makamların dış konulara yalnız Kıbrıs Sorunu varmış gibi müdahil olmaları kabul edilemez bir olaydır. Modern dünyada yaşayıp, imkansızlıklar içerisinde Avrupa, ama gerçekte Afrika’yı yaşamak bu toplumun yüksek makamları tarafından bu topluma uygulanan en büyük kötülüktür.

Münhasır Ekonomik Bölge – denizlerin üstü, içi ya da tabanı, gemicilik, balıkçılık, petrol-gaz, maden veya Fır-hattı, doğal kaynaklar ve dahası... Çarpık, istikrarsız ve düzey sorunlu  ilişkilerle Kıbrıslı Türkler’in haklarından veya toplumun kalkınmasından ve devletin ekonomisini güçlendirmekten asla ve katiyen bahsedilemez, konusu dahi açılamaz ve deneme dahi yapılamaz! Olsa olsa, dış politika varmış gibi davranır, iç politikaya karışmaz ama yine de olmayan ilişkiler üzerinden  Kıbrıslı Türk Toplumu’nu savunur, haklarını korur ve dik dururmuş gibi bir algı yaratmaya çalışılır.

İşte bütün mesele bu...

Devamı: Cumhuriyetin Başı-VII

15/02/2020 11:49
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Aybike Yektaoğlu, haber, kıbrıs, kktc, yazı
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.