HABER KIBRIS

Ayıp olan hangisi?

ads
16/09/2018


Cenk Uzunoğlu


Liderlerin söylemleri sonucu seçim döneminde yaratılan değişim rüzgârı ile sorunların çözümüne yönelik oluşan pozitif algının aslında boş bir umut olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

Sorumluluk elbette halktan değişim vadederek yetki isteyip alanlarındır.

Yine de içine girdiğimiz ruh halini kişiselleştirmenin ötesine taşıyıp hangi yaklaşım ve yetkinlik eksikliğinin sonucu olduğunu tam da bu günlerde konuşmak lazım.

Devlet yönetiminde yetkin ekipler kurulamadığı sürece yepyeni pırıl pırıl siyasetçi alternatiflerinin bile seçim öncesi yarattığı pozitif algının kısa bir süreliğine tutsağı olmanın ötesinde bir işe yaramayacağı anlaşılması ve anlatılması şarttır.

Bu temel gerçeği kimin tarafından anlaşılması ve anlatılması gerekir?

Hem seçmen hem de siyasetçi tarafından.

***

Yetkin bir ekip nasıl bir şeye benzer ve ekibin kendisi dahil etki ettiği kitleye ne hissettirir diye alt alta sıralayalım. Çalışma hayatında bunu defalarca yaşadım ve gördüm.

Değişim ve sorunların çözümü adına kurulan ekibin güçlü ve farklı bir söylemi olması şarttır…

 

Karizmatik lider ve sözcülerin de faydası olur ama…

 

Değişim ve çözüm yeni bir dernek ve parti kurmaktan,

 

Bir konferanstan, bir kitaptan, bir şiirden,

 

Sosyal paylaşım sitelerindeki birkaç cümleden,

 

Ya da parti kurultayını kazanmaktan dolayı gerçekleşmez.

 

Değişim ve sorunların çözüm sürecine girmesi ancak doğru insanların bir araya gelmesiyle gerçekleşir.

 

Her şey bunun ardından gelir.

 

Doğru insanları bir araya getirmek her organizasyonda sorunların çözümü, değişim ve sonrasında başarının devamlılığı için en önemli unsurdur.

 

Ayni hayalleri paylaşan ‘’hayal ortaklarını’’ bir araya getirmek işin başlangıcıdır.

 

Hayaller ve değişim onları takip edecek cesarete sahip olduğumuzda gerçekleşir.

 

Bunun için cesaretimizi besleyecek hayal ortaklarının olması başlangıçta en fazla üzerinde durulması gereken etkendir.

 

Değişime liderlik edeceklerin de en önemli görevidir hayal ortaklarını bir araya getirmek ve yeri geldiğinde duygusal davranmadan zor kararları alabilmek ve değiştirebilmek.

 

Bunu da yapmak bir şeyleri değiştireceğine inanacak kadar idealist…

 

Hayalinin önündeki engelleri görecek kadar da gerçekçi…

 

Engelleri kaldırmayı deneyecek kadar cesur…

 

Sıra dışı hayal ortakları ile çalışabilecek kadar uyumlu olmayı gerektirir.

 

Lider etrafında çok sayıda izleyicisi ve şakşakçısı olduğu için lider değildir.

 

Yalnızca lideri takip eden değil liderin söylediklerini içselleştirerek üstüne ekleyerek icraat yapanlar olduğunda gerçek lider ve liderlik ortaya çıkar.

 

İşte bizim de bundan sonra siyasete ya da bürokrasinin kilit noktalarına girmekle girmemek arasında kazanacak ya da kaybedecek bir şeyi olmayan yetkin ve cesur insanlara ihtiyacımız vardır.

 

Yeri geldiğinde de olmuyorsa ceketini alıp gidecek, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan kişilikte bakanlara ve bürokratlara ihtiyacımız vardır.

 

Siyaseti ve bürokrasiyi, sonrasında ‘’geldi ve değiştirdi’’ dedirtmek için yapacak, yalnızca bununla yetinecek ve bundan motive olacak icraatçı bakan ve bürokratlara ihtiyacımız var.

 

Devlet yönetimindeki bu ekibin parçası olacak bu kişilerin arayışını da yalnızca adada değil adanın dışından da aramakta fayda vardır.

 

Ada dışında çalıştıkları kurumlarda esas itibariyle işleri sorun çözmek, kurumun karlılığını artırmak için fikir üretmek, altyapı kurmak, pazarlama, üretim ve insan kaynağı yönetimi olan kendi öz insanlarımızı da sorunlarımıza çözüm üretmek adına yolunu bulup devletin ihtiyacı olan ortak akılın parçası haline getirmeliyiz.

 

Kıbrıs’taki tecrübe sahibi sınırlı insan kaynağının sayısını artırmak ve ortak tecrübeyi çeşitlendirmek için buna ihtiyaç vardır. 

 

Türkiye’den ikide birde para yardımı istemek ayıp değilse bu hiç değildir.

 

Adadaki sorunları yalnızca adadakilerle çözme paradigmasından çıkarak çözüm arayışına girilmesinde zarar yok çok büyük fayda vardır. Parti tabanı ne der sorusuna takılmamak siyasi iradeyi bu alanda kullanmak lazım.

 

Adanın dışında olsalar da adayı içlerinden çıkarmayan çok geniş ve alanlarında yetkin insan kaynağımız var. Onları sorunların çözümüne katkı yapmak için devletin ortak aklına entegre etmenin yolunu bulmak da siyasi iradenin elindedir.

 

Konuya yurtdışındaki bu insan kaynağını salt bakan ve kurumların başına getirmek olarak bakmayın. Bahsettiğim çözülmesi gereken birbirinden farklı konuları sıraladıktan sonra danışmanlık ve uygulama yapacak seviyede bilgi ve tecrübesi olan partiler üstü bir ekibin kurulmasıdır. Konuyu havada bırakmadan minik bir örnek vermek gerekirse, narenciyenin meyve ve konsantre olarak yurtdışına pazarlanması nasıl yapılır konusunu çözmesi için yurtdışında bu işlerde yetkinliği ve bağlantısı olan kişilere bunu proje olarak verebilirsiniz. Bugüne kadar yapamadıysanız ya da nasıl yapılacağını bilemiyorsanız yapanı bileni araştırıp bulursunuz. Karşınıza bu konuda tecrübeli bir Kıbrıslı Türk çıkar emin olun.

 

Ayıp olan ikide birde Ankara’dan hazırlık yapmadan ve yetkin ekip kuramadan para istemeye devam etmektir.

ads
Bu habere tepkiniz:
TAGS: Cenk Uzunoğlu, yazar, Ayıp olan hangisi?
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems