Başbakan Ankara’dan “ölüm döşeğindeki özel sektör için” kurtarma paketi ile dönmeli

ads ads ads ads
02/03/2021

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


  Gözler ekonomik protokolün imzalanması için Türkiye’ye giden Başbakan Ersan Saner’de…

  Ekonomik protokolde ne var, Başbakan Saner neyi imzalamaya gidiyor kimse bilmiyor.

  Bu konuda muhalefet partilerinden ve sivil toplumdan gelen “bilgi” talepleri karşılıksız bırakıldı.

  Başbakanın neyi imzalamaya gittiğini ve imzasıyla ne gibi taahhütlerde bulunacağını bu halkın bilmesi gerekmektedir.

  Gerçi;  “Bugüne kadar halk itiraz etti de ne oldu?” ya da “Protokoller imzalandı da ne kadarı hayata geçti, taraflar ne kadarını uyguladı?” diye sorabilirsiniz ve sorarsanız da haklısınız.

  Covid-19 salgınından hemen önce, protokollerin birer korku paketine dönüşmemesi için “taviz karşılığı para koparma amaçlı” değil, “yatırıma dayalı, devletin kendine yeter olmasını sağlayacak, ileriye yönelik maddeler içermesi gerektiği” görüşü ağır basıyordu.

   Sırf para koparmak ve günü kurtarmak için Kıbrıs Türk halkına “çok dar” veya “çok bol” gelecek gömlekler giydirilmemesi, bu uğurda tavizler ve müdahalelere fırsat verilmemesi gerekmektedir, bunlar olduğunda seçimlerin de kurultayların da kurulan koalisyonların da tadının kalmadığı ve kendi içimizde parça parça olduğumuzu gördük, deneyimledik.

  Ancak bir pandemi sürecinden geçtiğimiz için bu konularda çok itinalı davranılacağını beklemek zor.

  Aslına bakarsanız halkın da artık ileriye dönük projeler, yatırımlar düşünecek hali kalmamıştır.

  Neden halkın bekleyecek hali kalmamıştır? Çünkü ülkeyi yönetenler, salgın sürecinde kaynakları eşit dağıtmadığı için iş çevrelerinin, esnafın ve de emekçi halkın büyük çoğunluğunun dayanacak hali kalmadı, geleceği değil “şu anı” düşünmektedir.

  Yani diyeceğim o ki; geleceği planlayacak bir ekonomik protokole değil, Başbakan Saner’in Türkiye’den gelirken acil olarak ne getireceğine bakmaktadır halkın çoğunluğu.

 Peki, başbakanın ne getirmesini bekliyor birçok kişi? Tabii ki halkın çoğunluğu başbakanın, reel sektöre hibe olarak verilecek bir “para paketi” ve “bolca aşı” getirmesini bekliyor.

 Evet, normal bir zamanda değiliz, Covid-19 salgın sürecini de hükümet edenler iyi yönetemedi, doğal olarak halk “bugününü” düşünüyor, çünkü artık dayanacak takati kalmadı, şirketler, işyerleri batıyor, kapatıyor, kapatmayanlar can çekişiyor, önünü göremiyor, birçok kişi çok az maaşa çalışıyor veya işsiz…

  Yani reel sektöre, özel sektördeki çalışma yaşamına oksijen lazım, acilen onu ayağa kaldıracak ilaç lazım, serum lazım…

  Bugünü zor geçiren, bir sonraki günün ne olacağını bilmeyen birisine; “Size gelecek için projeler hazırlıyoruz, onun için de protokol imzaladık” derseniz, “Hadi yahu yürü git işine” der size.

  Siz istediğiniz kadar ekonomik protokollerin bir disiplini olduğunu ve ekonomik doğrulara, prensiplere göre yapıldığını söyleyin, kim dinler sizi? Kimin sizi dinleyecek tahammülü ve gücü vardır ki?

  Ölmek üzere olan adamı, çarçabuk hayata döndürmeye mi çalışırsınız yoksa ona durup gelecek masalları mı anlatırsınız?

   Kimsenin artık hikâye ya da masal dinlemeye sabrı yoktur. Mademki çare Türkiye’den katkı almaktır, bu kez bu katkı reel sektör için alınsın, bir kez olsun bütçe açıklarını kapatmak için olmasın…

   Başbakan zaten reel sektöre nefes aldıracak bir paketle dönmezse, artık hiçbir sektörü tutamayacak, hiçbirini sakinleştiremeyecektir, herkes sivil itaatsizliğin, isyanın eşiğindedir, bıçak kemiğe dayanmıştır.

   Zaten işletmeler devlete yönelik yükümlülüklerini yerine getiremez hale geldiği için ülke maliyesine para da akmayacaktır, bu nedenle başbakanın reel sektörü ayağa kaldıracak bir paketle gelmesi şarttır.

   Tabii aynı zamanda ülkenin büyük bölümünü aşılayacak hatırı sayılır bir aşı miktarıyla da dönmelidir Başbakan Saner…

   Salgın sürecindeki her iki hükümet de reel sektöre çare olamamıştır, hele de Sayın Ersan Saner’i parti başkanlığına ve başbakanlığa taşıyan süreçte bu halka yığınla tuhaf gelişmeyle yığınla stres yüklenmiştir.

   Bu halkın artık sizin ne genel sekreter seçiminizi, ne kurultayınızı ne de erken seçim kavganızı çekecek hali yoktur, bir kez olsun artık reel sektör için bir şeyler yapın.

   Mademki çare Ankara’da, siz de oradan komadaki reel sektörü, işletmeleri, küçük esnafı, emekçileri hayata döndürecek, en azından bir süre daha ayakta tutacak bir “hibe paketle” dönmelisiniz.

   “İlla ki bağış alın” demiyoruz, gerekirse devlet olarak oradan borç alın ve bir yıldır özel sektörün beklediği açılımları yapın.  

02/03/2021 20:22
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.