HABER KIBRIS

Başbakan'dan önemli açıklamalar

Başbakan Hüseyin Özgürgün Ada TV’de Star Kıbrıs Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Oruç’un sorularını yanıtladı.

ads
14/12/2017

Başbakan'dan önemli açıklamalar
ads

• Sayın Başbakan, UBP adaylarını tanıttığınız gece yaptığınız konuşmada “Enkaz devraldık” dediniz. Ama o enkazın bir bölümünde CTP ile koalisyonda siz de vardınız. O hükümet döneminden ne gördünüz de “enkaz devraldık” dediniz? 

- Hükümetin çalışmasında ciddi sıkıntılar vardı. Ekonomi kötüye gidiyordu. Maaşların ödenmesinde büyük güçlükle yaşanıyordu. Yapılması istenen işler yapılamıyordu. Türkiye ile protokol imzalanmamıştı. Türkiye’den gelen suyla ilgili tartışmalar devam ediyordu. O ortamda biz elimizi taşın altına koyarak bunları düzeltmek için hükümete ortak olduk. İlk defa bir CTP-UBP koalisyonu olmuştu. İlk defa genel başkanların olmadığı ama onların görevlendirdiği kişiler hükümette yer almıştı. Ciddi sorunların aşılması gerekiyordu. Ama sekiz ay süren hükümette hiçbir sorun aşılamadı. Aksine o hükümet daha da sorun yüklendi. 

Bütün iyi niyetli çabalarımıza rağmen olmadı. 37 milletvekili vardı ama sorunları aşamadı. Sorunları çözemiyorsak o hükümette yer almamızın gereği de olmazdı. O yüzden ayrılma kararı verdik. Ayrılma kararı verdiğimiz hükümet sorunların daha da büyüdüğü bir hükümetti. O yüzden enkaz devraldık dedik… 

- UBP anketlerde birinci parti olarak görünüyor. Ancak bu siyasal sistemde tek başına iktidarın zorluğu da ortada. CTP Genel Başkanı Erhürman sizinle koalisyon yapmak istemediğini söyledi. Halkın Partisi lideri Özersay da hiçbir koalisyonda yer almayacağını söyledi. UBP bu konuda bir kırmızı çizgi açıklamadı. Ancak diğer partilerin yaptığı bu açıklamalar da sizin seçeneklerinizi daraltıyor. 7 Ocak sonrası kimi kendinize yakın hissediyorsunuz? CTP ile yeniden bir koalisyon denenebilir mi? 

- Bu açıklamalar halka iradesine saygısızlık içeriyor. Siz bulunduğunuz ülkede milletin hizmetinde misiniz. Yoksa o ülkeyi kaosa mı sürüklüyorsunuz. Koalisyon yapmam diyenler ülkeyi kaosa götürür. Halkımız bunu çok iyi değerlendirecektir. UBP hükümetli hep hizmet hükümetleri olmuştur. Halkın verdiği yetki neyse onu kullanan hükümettir. Siz ben şunla yapmam, bunla yapmam derken, oylarınızın da yüzde 20’lerin üzerine çıkmadığı belliyse, o zaman benden ne bekliyorsunuz. Ben halkın vereceği yetki neyse, bu sistem içinde onunla en iyi hizmeti verecek hükümeti kurma peşindeyim. Daha önce iyi niyetle CTP ile denedik. Onların başbakanlığını kabul ettik. 

Bugüne kadar yaptıklarımız, koalisyonla ilgili ne yapacaklarımızı da gösteriyor. Biz CTP ile koalisyon yaptık. Ama niçin yaptık. Kamuoyu öyle takdir etmişti. 7 Haziran sonrasında yine iyi niyetle milletin takdirine göre davranacağız. Ama siz daha baştan oylarınız yüzde 20 civarındayken bunu söylüyorsanız, bu olmaz… Görevi yarım bırakıp kaçanlar, şimdi de hükümet kurmam diyor. Halk bunların yüzünden gün geldi maaşını alamadı, gün geldi terfisini, tayinini alamadı, çiftçi esnaf ödemelerini alamadı. 

• Sayın Erhürman’ın TV’de tartışma önerisine “Sana brifing verecek değilim” diye tepki gösterdiniz. TV’de tartışma fikrine neden karşısınız ? 

- Karşı değilim ben TV’ye çıkıp fikrimi söylüyorum. Onlar da söylüyor. Meclis’te de onlar soruyor ben çıkıp cevap veriyorum. TV’ye çıkıp bunları yapım, şöyle yaptım diye brifing verecek değilim. Yaptıklarımız ortada. Yüzde 20 oyu olan ‘benim projelerim var’ diyor ama sorumluluk almıyor. Ben onları dinleyemem. Bence bırakıp kaçan o partilerin bu topluma önce bir özür borcu var. 

• Siyasetçiler daha çok yaptıklarını anlatmayı sever ama ben size yapamadıklarınızı sorucam. İçinizde ne ukde kaldı, yapamadığınız ne var? 

- 1.5 yılda denk bütçe yarattık. Suyu yüzde 80’e varan bir oranda halkla buluşturduk. Mali disiplini sağladık. Maaşını ödeyemeyen bir hükümet vardı. Maaşlar ödenirken asgari ücrete de yüzde 30’a varan zam yaptık. Çiftçinin, hayvancının ödemelerini yaptık. Batmak üzere olan bir sosyal sigortalar vardı. Bugün bankalar arıyor artan paranı bana ver diyor. Bir ülkede adalet ve sosyal güvenlik tamamsa bu önemlidir. Biz bunu sağladık. Devam edersek daha iyisini yapacağız. Ama bir 1.5 yılda yapabileceğimizin en iyisini yaptık. Yapabileceklerimizi de gösterdik. Türkiye’de sudan sonra kablo ile elektrik de getirmek için tüm çalışmalar tamam. Elektrik ciddi oranda ucuzlayacak. Lefke’yi ilçe yaptık. 

• 7 Ocak kararı çok sürpriz oldu. Çok ani bir biçimde CTP’nin ortaya attığı tarihi kabul ettiniz. Bu doğal bir siyasi atışmayla mı ortaya çıktı, yoksa CTP ile kapalı kapılar ardında bir anlaşma mı oldu? 

- Hayır böyle bir anlaşma olmadı. Ama ben hiçbir biçimde seçimi gündeme getirmeseydim 9 ay daha bu hükümet devam ederdi. Ama daha güçlü bir hükümeti halktan talep ettiğim için bu kararı verdim . 

• Anketlerde birinci parti çıkmanıza ilişkin “O kadar çok vatandaşlık, arsa dağıtıldı ki bunlar hep UBP’ye oy oldu” gibi değerlendirmeler oldu. Siz bu meseleye nasıl bakıyorsunuz? 

- Bu kasıtlı olarak geliştirilen bir söylem. Aniden 5 bin kişiye ‘gel buraya seni vatandaş yapıcam bana oy ver’ demedik. Bu insanlar zaten yıllardır burada, sistemin içinde. Gökten zembille gelmediler. Ya da çok küçük bir kısmı, bundan sonra burada yaşamaya karar vermiş kişiler. Yasaya aykırı bir şey varsa zaten mahkemeye götürdüler. Orada karar verilecek. Ben her vatandaş yapılanı mahkemeye taşıyan dünyada bir ülke görmedim. Burada kasıt dediğim husus şudur. Güney’de rahatsızlık var. Buna mı alet olunmak isteniyor. Bize değil Rum lidere mi inanılıyor, baş papaza mı inanılıyor? Buyursunlar onlar hükümet kursun, hepsini iptal etsinler. Zaten zamanında çok yaptılar. Elinde kimlik kartı olanların vatandaşlığını iptal ettiler. Ama biz vatandaş yapmaya devam edeceğiz. 

• 7 Ocak gecesi için ‘UBP için şu rakam başarıdır, şu rakamın altı başarısızlıktır’ diyeceğiniz bir sonuç var mı? 

- Benim hedefim Ulusal Birlik Partisi’ni birinci parti çıkarmak. Ulusal Birlik Partisi birinci parti çıkmazsa ertesi gün görevi iade ederim. Partimin önünü kapatmam. 

• Bu bölünmüş yapı ve siyasi istikrar ihtiyacı, bir sistem tartışmasını gerektiriyor mu, yapılmalı mı? 


- Keşke 1983’te başkanlık sistemiyle başlasaydık. Rum tarafındaki başkanlık sistemi bana göre doğru bir sistem. Küçük bir ülkede sorumlulukların bölünüyor olması, çok kolay sorumlulukların üzerinden atılmasına neden oluyor. Bunu şu an sorumlu makamlarda otururken söylediğinizde kendisi için başkanlık istedi yorumlarına neden olabilir. Ama ülkeye daha iyi hizmet için bir sorumlu tayin edip ona yap kardeşim demek lazım. Başkanın sorumluluğu kimseye atamayacak. İki dönemden fazla seçilemeyecek. Şu an sistem sıkıntılı. Bunu görmek lazım. 

• Crans-Montana sonrasında gelinen süreçte müzakere masası rafa kalktı. Ama Rum tarafındaki başkanlık seçimlerinden sonra yeniden kurulacağı söyleniyor. Sizce bu masadan çözüme yönelik bir sonuç çıkar mı? 

- Kesinlikle çıkmaz. Bunu görmeyenlerin ne murad ettiğini sorgulamak lazım. Büyük yakınlaşmalar olduğunu söyleyen başka bir dünyadan gelmiştir. Yakınlaşıyoruz dediğiniz her ortamda “Enosis” kararlarıyla, “yerleşikler dışarı” kararıyla karşılaştınız. Rumlarla yüzde 20, Türklerle yaşamak isteyen bir grup var. Ama yüzde 80 Türk kelimesinden bile nefret ediyor. Bu yapıyla iki toplumlu federasyon temelinde uzlaşmak isteyenler en iyi tabirle saftır. 

• Peki yolumuza nasıl devam edeceğiz. Bundan sonra ne olacak? 

- Zorluklar var. Mücadele edeceğiz. Şimdi bakıyorum bir parti başkanı ‘ne demek umut yok’ diyor. Kim söyledi umut olmadığını, sen söyledin, kendi cevap verdin. Umut yok diyen sensin zaten. KKTC bir umuttur. Kıbrıs Türk halkı, tanınsın ya da tanınmasın bir devlete sahiptir. Umudun olabileceğini bu hükümet de gösterdi daha önceki UBP hükümetleri de gösterdi. Kıbrıs Türk halkı çok daha kötü dönemlerden geçerek bugünlere geldi. Umut hep var…

STARKIBRIS

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Hüseyin Özgürgün
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems