Başımızdan eksik olmasınlar

ads ads ads
10/07/2021

ads
ads
ads

Aybike Yektaoğlu Aybike Yektaoğlu


Ülkemizde hayat, 80’ler veya 90’ların Latin Amerika dizilerine benzedi. Birbirine konu olarak benzeyen ama oyuncuları farklı dizi senaryoları gibiyiz.

Dizinin bir gün hafta veya bir hafta gün sonraki bölümünde aşağı yukarı ne olacağının tahmin edilmesine rağmen yine de heyecan, korku, şaşkınlık ve benzeri duygularla bir sonraki bölümü bekliyoruz.

Aklı çalışan her insanın aklına mukayyet olamadığı dönemlerden geçiyoruz. Doğruyu, gerçeği, yanlışı söylemeye dahi tenezzül etmiyor artık kimse. Usanmışlık ve bıkkınlık hakim.

“Aptal olanlar aptal olduklarını bilmezler, o sebeple hayatı mutlu yaşarlar” derler. Ama bizde öyle bir şey yok. Mutsuzluğun, gelecek kaygısının ve huzursuzluğun enerjisi ya da yoğunluğu ölçülse, KKTC atom bombası yaratılmış ve patenti alınmış olurdu! .

Halk kendini sandığa saklıyor ama nüfus deformasyonu ise had safhada. Küçücük memleket. Lefkoşa’da çığlık atsanız, Dipkarpaz’da duyulur. Bu gidişle sandığa saklamak, sandığı beklemek de insanları daha beter bunalıma sokuyor.

Bilgi talep etseniz cevap verilmiyor, yapılıyor derseniz ya hakkınızda soruşturma açılma ihtimali ile karşı karşıya kalıyorsunuz ya da dezenformasyon diye çıkıp demeç veriyorlar. “E kanıtlayın”. Ses yok.

Küçücük ülke. Nüfus artırımı vatandaşlık ile burada olan da ne sağlık ne de eğitim hakkından yararlanabiliyor. Çarpık olan yapı daha da beter oluyor.

Amaç belli. “Parlaementer sistem ile bu iş yürümez”. Görünen köy kılavuz istemez. Sırf bunu söyleyebilmek için halkı gerdikçe geriyorlar. Algı yaratma çabaları. Çünkü halkın aklı yok ya! Gelecek bu galeyana!

Tak surata bir sırıtış, olmayan şeyleri varmış gibi söyle de tamamdır. Yeni moda da “halk sorumluluğu”. Vakalar çoğalınca hemen suç halkta. Sanki düğünlere izin veren, clubları barları açan halk, açıp da denetleyen de halk, o yüzden tüm suıç halkta.

Ebeveyenler çocuklara dokunmamaları veya karışmalaları gereken bir konuda ikazda bulunurlar, çocuklar da meraktan tersini yapar ya işte bizim de durumumuz bu şekilde.

Halk yapma dedikçe, muhalefet uyardıkça tam tersini yapma halleri. Sonra da karşı tarafı suçla ve kendini akladığını zannet.

Sağlık Bakanlığı diğerlerine göre nispeten daha iyiydi.  denilebilirdi Dderken o da çöküşe geçti. “Halk kurallara uymuyor”. Hayır efendim koyduğunuz kuralları devlet mercileri olarak siz denetlemiyorsunuz. Mesai bitince denetleme de biter mantığında olunursa tabi ki de halk uymaz.

“Halk dinlemiyor”. Öyle mi? Çünkü elalemin en akıllısı sizler bu halk da tam tersine. Devletseniz, hükümetseniz koyduğunuz kurallar çerçevesinde denetleyeceksiniz. Yok tabi KKTC eğer bir Almanya sanılıyorsaydı o başka!

Sizi seçen veya seçilenler sayesinde makamlarda oturanlar halka durmadan ayar veriyor. O zaman kapatın denetim görevinde olan tüm mekanizmaları, polisin kapısına da kilit vurun da boşuna devlet kasasından ödeme çıkmasın.

Böylece halka da ayar daha rahat verilebilir. Bir de yasa çıkarın ve adını da “Kendi kendini denetleyen Halk Yasası” koyun ki bu halk da halk olarak görevini bilsin.

PCR testiymiş, denetlemeymiş, Eylül’de okullar açılacakmış, ihale yasası çiğnenirmiş, kapalı kapılar ardında kendini burada uzman üstü “uzman” görenler bu halka ve topluma rağmen anayasa hazırlarmış, orman arazisi kooperatif diye şirkete verilirmiş, ticari amaç güdemeyen hayır kurumu laboratuvar kurup para alacakmış ve dahası…

Boşverin, siz o yasayı çıkarın ki halk size istediğinizi yapsın. Başımızdan eksik olmayasınız!!!!

10/07/2021 10:05
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: Aybike Yektaoğlu
MANŞETLER

HK Aybike Yektaoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.