Baturay: Şartlar yerine getirilince para gelecekse, hiç gelmeyecek demektir

ads ads ads ads
05/03/2021

ads
ads
Baturay: Şartlar yerine getirilince para  gelecekse, hiç gelmeyecek demektir

Türkiye ile imzalanan ekonomik protokollerin ne getirip ne götüreceği mutlaka tartışılabilir ama şu anda ülkede reel sektör zordadır ve daha önce de yazmıştım, geleceğe yönelik projelerle kimsenin ilgileneceği yoktur.

    Şu anda hemen zordaki sektörler için ne yapılacak, o önemlidir.

    Son imzalanan ekonomik protokole baktığımız zaman reel sektör için somut bir şey görülmüyor.

    Evet bir şeyler var ama nasıl ve ne zaman verileceği açık olmayan ve miktarı da yetersiz birkaç kalem görülüyor ama bunun için umutlanmak imkansız…

   Mademki Türkiye’den katkı alınacak, bu kez reel sektör için ciddi bir katkı alınmalıydı ama öyle olmadı.

   Aslına bakarsanız, protokolde şarta bağlanan yapılacak işler için belirlenen tarihler çok erken ve mümkün değil o tarihlerde tamamlanamaz.

    Mesela “Kamuda İnsan Kaynaklarının Etkin ve Verimli Kullanılabilmesi Çalışmalarının Yapılması” için iki yasa değişikliği yapılması öngörülüyor ve bunların Mart 2021’de bitirilmesi isteniyor.

   Yani bu ay içinde bitirilecekmiş… Mümkün değil bitiremezler…

   Partizanca istihdamı yaşam kaynağı olarak gören, atamalarda liyakate inanmayan UBP’nin kamuda insan kaynaklarının etkin ve verimli kullanacağını düşünmek saflık olur o başka mesele ama komitelerde çoğunluğu olmayan hükümetin bu yasaları öyle lay lay lom geçiremeyeceği de aşikar…

   Üstelik yıllardır geçirilemeyen bir kamu reformu varken, başka bir isimle buna benzer bir çalışma, bir aydan bile daha az sürede bitirilecek ha? Bizimle dalga mı geçiyorsunuz siz?

   Sen gidip “uluslararası anlaşma” nitelikli bir protokole imza atacaksın, meclise hatta küçük ortaklarına bile bilgi vermeyeceksin, sonra da yasa geçireceğini mi sanacaksın?

   Bu arada başka yasaların tamamlanma tarihleri, meclisin tatil olduğu döneme denk geliyor.

   Peki bu protokolü yapanlar meclisin tatil olduğu tarihleri bilmez mi?

   Aslına bakarsanız, protokolün pek uygulanır tarafı yok.

   Azınlık hükümetinin başbakanı da Türkiye yetkilileri de bu hükümetin azınlık hükümeti olduğunu, mecliste küçük ortaklarının gruplarının bulunmadığını, dolayısıyla komitelerde yer almadığını unutmuş olmalı.

   Ortaklardan UBP ile YDP’nin kurultayları bulunduğunu ve kafalarının oralarda olduğu da unutulmuş.

   Hatta erken seçimi de yok saymışlar… Tüm bunlar varken bu hükümetin iş yapabileceği mi sanılıyor?

   Yani eğer bu işler yapılacak da para verilecekse, bu protokol para vaat etmiyor, çünkü vaat edilenler yapılamayacak.

    Tabii bir de protokol adeta “denetim özürlü” ve “yöneticileri beceriksiz” bir ülke olduğumuzu haykırıyor.

    Normalde ülkeyi yönetenlerin yapması gereken bazı işler protokole yazılmış.

    Örneğin ülkedeki üniversiteleri denetlemek için birinin söylemesi, birisinin bunu şarta mı başlaması gerekir?

     Aynı şekilde vergilendirmede değişiklik yapamayacak, ek mesai giderlerini düzenleyemeyecek, Vakıflar İdaresi’nin envanter bilgilerini dijital ortama aktaramayacak, kamulaştırma ile ilgili yasa yapmayacak durumdaysa bu ülkeyi yönetenler, neyi yapacaklar ki?

    Sendikalar Yasası’nı güncellemek, İş Yasası’nın Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Referandum Yasası ile uyumlu hale getirme hedefi ve A/B öğretmen uygulamasının kaldırılması gibi maddeler de bu kesimlerle sanki kavga etmek, gerginlik yaratmak için konulmuş gibi.

     Bu arada ülkedeki öncelikler arasında olmayan ve çok sıkıntılı günler geçiren ülke insanında kızgınlığa, öfkeye neden olacak yeni cumhurbaşkanlığı sarayı yapmaya kaynak ayırmak gibi toplum psikolojisine ters gelecek şeyleri de protokole koymamak gerekirdi.

     Elbette ekonomistler daha derinliğine inceliyordur ama bu protokolün uygulanamayacağını söylemek için uzman olmaya gerek yok…

05/03/2021 22:36
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: ali baturay, kktc
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.