Baturay: Zaten büyük sıkıntılar var ama buna ek acı reçetelere de hazır olun…

ads
ads
23/10/2020

ads
Baturay: Zaten büyük sıkıntılar var ama buna  ek acı reçetelere de hazır olun…

Gözler, Ulusal Birlik Partisi (UBP) kurultayında ve kimin başkan olacağı merak ediliyor.

   UBP’nin başkanlık yarışı tüm toplumu ilgilendirir mi?

   Bakış açınıza bağlı, ilgilenirseniz ilgilendirir ama aslında şartlar da toplumu ilgilenmeye yönlendiriyor.

    Bildiğiniz gibi cumhurbaşkanlığı seçimine kısa bir süre kala küçük ortak Halkın Partisi (HP) hükümetten çekilmişti, yani hükümet bozuldu, şu anda bakanlar yeni hükümet kurulana kadar görevlerinin başında ama günlük rutin görevlerle, acil idari işleri yürütüyorlar.

    Yeni bir hükümet kurulması gerekiyor, Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, hükümeti kurma görevini ilk olarak en fazla milletvekili olan UBP’ye vereceğini, bunu da yeni parti başkanı seçildikten sonra yapacağını söyledi.

    UBP Kurultayı 31 Ekim’de ve biz yeni hükümet kurma çalışmalarının başlaması için kurultaydan çıkacak başkanı bekleyeceğiz, büyük bir ihtimalle de muhtemel başbakanı…

    Böyle olunca da tabii ülkede çok sayıda sorun olmasına rağmen, gündemimiz doğal olarak UBP Kurultayı oluyor.

    UBP kurultayları da son birkaç kurultaydır, çok adaylı oluyor…

    Öyle “çok adaylı” sözünü sıradan bir söz olarak görmeyin, çok çok adaylı…

    Şimdilik 5 aday var ama bu sayının 9’a kadar yükselebileceği söyleniyor.

    Bu arada bu çok adaylı halden çekinen Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kendinden boşalan başbakanlık makamını boş bıraktı, vekalet vermedi ki bu da daha önce görülmüş bir şey değil.

    Ersin Tatar, başbakan yardımcısına vekalet bırakmalıydı ama onu arayıp bulamadığını söylüyor, öyleyse kendi partisinden kurultayda başkanlığa aday olmayan bir bakana başbakanlık için vekalet bırakabilirdi.

   Bakanlar Kurulu, “2021 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı”nı meclise sevk etmek için 30 Ekim Cuma günü toplanacak ve ilk kez başbakansız bir bakanlar kurulu olacak, daha doğrusu Sayın Ersin Tatar, “ben başkanlık ederim” diyerek, hem başbakan hem cumhurbaşkanı olarak orada bulunacak.

   Tabii ki Tatar artık cumhurbaşkanıdır ve aynı zamanda başbakan olamaz ama ben kendisi böyle bir rol üstleneceği için her iki görevi de yapmaya niyetli olduğunu söylüyorum. Tuhaf bir durum ve gereksiz bir zorlama.

    Ancak bozulmuş ve metazori devam eden hükümet “günlük rutin görevler” ve “acil idari işler” dışında yapmaması gereken işleri de yapıyor.

     KIB-TEK Genel Müdürü'nü görevden almak mesela… Bu görev, “günlük rutin görevler” ve “acil idari işler” içinde yer almamasına rağmen, bozulmuş metazori hükümet hukuki olmadığı halde müdürü görevden alıyor.

   Aslında tartışmalara neden olacak ve şık durmayan böyle işlere yeltenmemeleri gerekirdi.

   Seçim öncesi süreçte de yapmamaları geren çok sayıda işler yaptılar, kendi koydukları kurallara kendileri uymadı, sosyal mesafe kuralını deldiler, yasaları ihlal ettiler, YSK’nın yasaklarına bile uymadılar ama tüm bunlar yetmemiş gibi halen olmaması gereken işler oluyor.

   Yani UBP Genel Başkanı’nı beklerken böyle tuhaflıklar da yaşıyoruz.

   İşte tüm bu anlattıklarım, UBP Kurultayı’na, bir kurultaydan daha fazla anlam yükleniyor.

   Maalesef o kadar çok sorun varken, yetkili makamların şimdilerde o sorunlarla ilgilendiği yok, varsa yoksa kurultay ve bu iş ay sonuna kadar devam edecek.

   İyi ki kurultay erken yapılıyor, iyi ki önümüzde çok uzun bir süre yok ama kim bilir o sekiz gün içinde bile nelere tanık olacağız?

   Peki bu kadar aday normal mi? Neden bu kadar kişi aday oluyor?

   Bu aslında ayrı bir yazı konusu olacak kadar geniş ele alınabilir ama UBP bizi böyle çok adaylı kurultaylara alıştırdı zaten.

   Kişiler kendini bu göreve layık görüyorsa ne diyebilirsiniz ki?

   Şöyle ülkeyi iyi bilen, UBP’yi iyi irdeleyen, görevdeki bakanların durumunu iyi gözlemleyen birisi bile hiç anket yapmadan üç aşağıya beş yukarıya kimlerin bu kurultayda ilk iki, ilk üç içinde yer alabileceğini tahmin edebilir.

 Peki bu durum bu kadar tahmin edilebilir ise neden çok sayıda kişi bu göreve talip olur?

 Aday oluyorlar, çünkü kişilerin bazıları kendinde kazanma potansiyelini görüyordur, bir kısmı da pazarlık için oradadır, kazanacak olanla bakanlık pazarlığı yapabilmek için…

   Bu durum böyle işte, kimisi “ben yaparım” der, yapacağına ve bunun için gerekli desteği alacağına inanıp yola koyulur, inanç meselesi… Bazıları da onun etrafında bir şeyler kapabilmek için fırsatı değerlendirmeye çalışır.

    UBP’de herkesi etrafında toplayacak, liderlik yapacak bir veya iki kişi olmayınca ve şu anda milletvekilliği, bakanlık yapan çoğu aynı dönemin siyasileri olunca, “Benim ondan ne eksiğim var? Ben de yaparım” deyip işte böyle birçok kişi aday olabiliyor.

    Olsun bakalım, istediği kadar kişi aday olsun, bir hafta daha kurultay konuşalım, bu hafta böyle olsun, yeni başkan seçilsin.

    İş bitecek mi? Yookkk, ondan sonra da “Nasıl bir hükümet kurulacak?” çalışmalarıyla ve tartışmalarıyla günler geçecek, dertler/ sorunlar çözüm bekleyecek, yeni gelen hükümet de önümüze kocaman bir acı reçete koyacak.

   Yani diyeceğim o ki; zaten sıkıntılar bizi yakıyor ama bu seçim ve kurultay magazin bölümlerini geçince gerçek anlamda sorunlarla yüz yüze kalacağız ve görevdeki siyasiler hiçbir şeyi bu kadar pembe örtülerle örtmeyecek.

23/10/2020 17:52
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: ali baturay
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.