Bazı AB olanaklarından faydalanmak, acizlik, hainlik, işbirlikçilik değil haktır

ads ads ads ads
19/12/2020

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


    Azınlık hükümeti kabinesinin tek dıştan atanan bakanı olan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, geri geldi, yine o “nefret politikası” günlerine dönüş yaptık. Kullanılmış, miadı dolmuş, toplumdan destek görmemiş bir hayli küflü düşünce, yine tedavüle sürülmüş durumda.

     Ne zamandır duymuyordunuz değil mi hain edebiyatı ifadelerini; “dış güçler işbirlikçileri”, “devlet düşmanları”, “Rumun karşısındaki acizler”, “Devlete inanmayanlar devlet kadrolarına talip olmasın” sözlerini… Kuşku, nefret, düşmanlık, altı doldurulamamış bir büyüklenme ve kahramanlık…

     Çok mu ihtiyacımız var bunlara? Hayır yok, bunları savunanlardan çok azı artık siyaset sahnesindedir. Eğer bu görüşleri toplumdan kabul görseydi, Tahsin Ertuğruloğlu, 2018’de UBP tabanı ve genel seçmen tarafından eve gönderilmezdi.

     BRT’de dinlediğim Tahsin Ertuğruloğlu’na göre, federasyon tezini savunanlar devlet düşmanı ve Rumların kapısındaki acizler, Avrupa Birliği programlarından katkı alanlar da dış güçlerin işbirlikçileri… Aynı mantıkla; AB yetkilileri, BM yetkilileri, ABD elçisiyle, İngiliz Yüksek Komiseri ile görüşen, konuşanlar da dış güç işbirlikçisi… Ertuğruloğlu’nun söyledikleri, gerçekten akıl alır şeyler değil.

     Tahsin Ertuğruloğlu’na göre, AB programlarıyla yapılan yardımlar, Kıbrıs Türk halkının iradesine, egemenliğine müdahaleymiş… AB yetkililerinin Kıbrıslı Türkler için derneklere, birliklere, kurumlara, belediyelere maddi katkı yapması devletin bilgisi dışında gerçekleşiyormuş, bu nedenle müdahale sayılırmış… Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yöntem yokmuş, merkezi hükümetin bilgisi dışında hiçbir dış gücün  o ülkedeki sivil toplum kuruluşuna, derneğe ya da devlet kurumlarına bir kuruş para verilmezmiş... Dıştan gelen katkıların kayıt altına alınması gerekirmiş, devletin bilmesi gerekirmiş, harcaması da devletin bilgisi ve kontrolü altında yapılması ve kayıt altına alınması gerekirmiş… Maalesef bizde öyle bir sistem yokmuş...

    Ertuğruloğlu, “Önüne gelen karşı taraftan, AB’den şundan bundan maddi katkı alıyor ve maalesef, devlet kurumlarımız bile buna alet oluyor” diyor… Bir ülkenin dışişleri bakanı, gerçekleri bu kadar saptırmamalıdır. Kıbrıslı Türklere, AB tarafından yapılan katkılar, müdahale olsun diye yapılıyor değil. Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden kalma hakları çerçevesinde, bireyler olarak AB vatandaşı sayıldığı için bu katkılar yapılıyor ki bana göre hak ettiğinin de çok azını alıyor halkımız…

     KKTC, tanınmış bir devlet olmadığı için bu katkılar devlet kurumları üzerinden yapılamıyor ama projeler çerçevesine gerçekleşen hiçbir katkı gizli saklı gerçekleşiyor değil. Katkılarla ilgili ilanlar gazetelerde yayınlanıyor, katkıyı alan da yapan da bunu gizlemiyor, tam tersine teşhir ediyorlar. Bazı büyük projeler için zaten basın toplantıları, açılışlar düzenleniyor, gazetelerde boy boy haberleri çıkıyor.

     İşletmeler de alıyor, sivil toplum örgütleri de alıyor, devlet kurumları da alıyor, belediyeler de alıyor, hem de UBP’li belediyeler ve UBP’nin desteklediği bağımsız belediye başkanları da alıyor. Rumlar kadar Kıbrıslı Türklerin de hakkı var AB projelerinde… Toplum yararına olacak projeler için katkı almanın hiçbir sakıncası yoktur, olmadığı da görüldü zaten. AB’den katkı almak ne acizliktir ne zayıflıktır ne de satılmışlıktır…

     Her şeyi Türkiye üzerinden okuyorlar ya, Sayın Ertuğruloğlu’na hatırlatayım; Türkiye devleti çok sayıda Avrupa Birliği fonlu projeden yararlanmaktadır. Türkiye, Avrupa Birliği üyeliğini hedefleyen ülkeler arasında AB desteğinin en büyük yararlanıcılarından birisidir. Türkiye, onlarca AB projesinden yararlandı diye aciz bir ülke midir, dış güçler işbirlikçisi midir, onurundan, gururundan bir şey kaybetmiş midir? Hayır, öyle bir şey olmamıştır ama sizin kafa yapınıza göre öyle…

     Türkiye, Avrupa Birliği ile Suriye sığınmacılar için işbirliği yapmıştır ve Avrupa Komisyonu, Türkiye-AB Zirvesinden çıkan karar çerçevesinde Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılar için 5 milyar Euro’ya yakın ödeme yapmıştır, daha da yapacaktır. Bu da mı acizliktir, bu da mı dış güçlerle ayıp işbirliğidir?

    Yakında Kıbrıs Cumhuriyeti’ne AB’den Covid-19 aşıları gelecektir ve bunlarda Kıbrıslı Türklerin de payı vardır. Almayalım mı? İki Toplumlu Sağlık Komitesi Eş Başkanı Doktor Cenk Soydan, “Avrupa Birliği’nden gelecek aşılardan 250 bin kişi için (500 bin doz) aşı talebinde bulunduk” dedi. AB’den Covid-19 aşısını katkı olarak almak acizlik, hainlik, dış güçlerle işbirlikçilik midir? Hayır, haktır hak, insani ve faydalı bir hak…

     Ertuğruloğlu hem Kıbrıs’ta çözüm isteyenler hem de AB fonlarından yardım talep edenler için “AB’den BM’den medet uman aciz toplum muyuz?” diye soruyor. Hayır, acizlikten değil, hakkımız olanı istiyoruz… Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşmak da hakkımızdır, AB fonlarındaki paralar da…

    Ha illa ki bir şey duymak istiyorsanız, “aciz” demeyelim ama AB fonlarına “hayır” diyecek kadar zengin değiliz. Devlet çalışanlarına her ay maaş arayan, 13’üncü maaş için perişan olan bir devlet, neden AB fonlarından yararlanmasın? KKTC’nin tanınmıyor olmasının acısını yeterince çekti, mağduriyetini yeterince yaşadı bu millet, bırakın da az sayıda AB olanağından yararlansınlar.

     Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu çerçevesinde kişisel AB vatandaşlığıyla seyahat kolaylığı, Avrupa üniversitelerinde öğrencilerimizin düşük ücretli eğitim imkanı bulması, azıcık ticaret ve bana göre yeterli bile olmayan AB fonları ile yapılan katkıları bırakın da kullansın bu halk. Eski moda ideolojik saplantılarınızla bunlardan faydalananları düşman ilan etmeyin, suçlamayın, aciz görmeyin, hain ilan etmeyin.

    Ha, federal çözüm isteyen siyasilere “Devlete inanmıyorsanız devletin makamlarında ne işiniz var?” diyorsunuz ya, buna karar verecek olan siz değilsiniz. Bu ülkede doğan, bu ülkeyi devlet bilen, burada yaşayan, kendini buraya ait hisseden herkesin bu makamlara talip olma hakkı vardır.

     Kişiler çoğu kez, kendilerinin yaratmadığı, karar vermediği, oluşturmadığı bir sistemin içine doğar, o sistemin hatalarını görüyor, eleştiriyor ve daha iyisini talep ediyor diye “oradaki makamlara talip olmayacak” gibi bir kural olamaz… Buna siz de sizin gibi düşünenler de karar veremez.

 

 

 

 

 

19/12/2020 16:48
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: ali baturay
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.