Bazılarının Hayalleri Ama Bizim Gerçeklerimiz – Coğrafya Kader(Değil)Dir

ads ads ads ads
17/04/2021

ads
ads
ads

Aybike Yektaoğlu Aybike Yektaoğlu


“Coğrafya kaderdir” sözü sosyoloji, iktisat ve historiyografinin öncülerinden olan İbn-i Haldun tarafından söylediği kabul edilen ve genellikle negatif anlamda kullanılan bir cümledir.

Yaşadığımız ada yarısındaki ekonomik durum, gelişmişlik, insan hak ve özgürlükleri, insan refahı bağlamında ele alındığında, biz adanın yarısında olan Kıbrıslı Türkler için de çok uygun bir sözdür.

Tanınmış bir adanın tanınmamış devletinde yaşamaya mahkum, gelecek için önünü göremeyen, dünyalı davranan ama dünyadan olmayan bir avuç insan olan bizlerin hayatından her gün biraz daha eksiliyor.

Üç tarafı deniz, bir tarafı sınır olan bu ülkeyi el birliği ile en çekilmez yapan ise BİZler. Özne bizler, yüklem de onlar. Yüklem ise bir avuç insan içindeki küçücük fraksiyonların tepki ve müdahale verme sınırlarına göre değişiyor. Onlar kim mi? Kime gel derseniz o! Çıkarı olan “onlar”!

Özne Kıbrıs Türk halkı, yüklemin ne olacağını belirlediği, bildiği, tanımladığı zaman refah, umut, gelecek her gün daha da güzelleşiyor. Ama yüklemin cümle içinde ağır bastığı noktada bizim ada yarımızın refahı da, geleceği de, hayalleri de her geçen gün eriyor.

KKTC Anayasası’ndaki bazı değişiklikler için sandıklara oy vermeye gittiğimiz 2014 ve 2018 yıllarında “hayır” çıkması bazılarımızın akıllarını karıştırsa da, değişikliğe karşı direnç belki de bugün yakın coğrafyada olan gelişmelerden dolayı doğallığında anlaşılabilecek bir noktaya evrilmiştir.

Dizi mi çekmişler. Bize çekmemişler ki. Bize bizi anlatmaya ihtiyaç yok ki. Yazılan hikaye de bize değil. Yunanistan da, Güney Kıbrıs da, film çekmiş. Bize mi çekmiş. Hayır. Bu çekimlerin hiçbirinde ne özneyiz ne de yüklem. Kendimiz çektiğimiz gün kendi hikayemizi anlatabiliriz. Başkaları değil!

Devletlerin temel yapı taşları yasama, yürütme ve yargıdır. Son yüzyılda eklenen medya ile bu yapı taşları dörde yükselmiş ve devletlerin genel ortalama durumu evrensel mahkemeler ile bu yapı taşları üzerinden değerlendirilmektedir.

Yasamamıza ve yürütmemize bizlerin izin verdiği kadar yapılan müdahalelerin doğurduğu sonuçlar, bu ülkede yaşayan bizlerin “coğrafya kaderdir” sözünün doğruluğunun altını çizse de, coğrafyayı kader edenin de biz olduğunu artık idrak etmemiz gerekiyor.

Dün kendi sınırları içinde karar alan bir ülkeye, aldığı iç karar hakkında dil uzatırsak, o da bize dil uzatmayı kendinde hak görür. Söz konusu dil uzatma hangi alanda veya hangi konuda olduğu önemli değildir.

Eğer ki siyasi ve politik popülerlik atışma üzerinden kurulursa, karşı taraf da gözü dönmüş ise daha acımasız bir şekilde size cevap vermeyi hak görecektir.

İçişlerimize karışanlar bugün yasama ve yürütmenin içerisine her türlü girmişlerse, müdahale ile istediklerini elde edebilecek noktaya gelmişlerse, bunu kendi yapabildikleri için değil de yaptırıldıkları içindir. İzin verildiği içindir.

Elinizi verirken, kolunuzun da gideceğini hesap edemiyorsanız, iş omzunuza kadar uzanır. Tamamen farklı bir sistemde olan, bu ülkeyi ayakta tutan, devletin en son yapı taşına dil uzatanların cüreti, yasama ve yürütmeye yapmalarına izin verilen müdahaleden kaynaklanır.

Dün “ilhak” kelimesi içinde boğulan bizlerin anlaması gereken bir şey var: İlhakın bir meclis kararı veya bir anlaşma veya bir bildiri yayınlanması ile olmasına ve gerçekleşmesine gerek yoktur. Hayali olarak da ilhak gerçekleşebilir. Bunun da en açık örneği yasama ve yürütmenize yapılan müdahaleler ile açık ve net ortadadır.

Dik durmayı öğrenemiyorsanız, derdiniz makam, mevki ve güçse, toplum ve ülkeniz umurunuzda değilse, sizi ele geçiren genel olarak yalnız “emperyalist güçler” olmaz. O gücün başka bir formu olur.

Bazılarının hayallerini gerçekleştirmek yerine kendi gerçeklerimize odaklanıp, dayanışma içinde bu ülkenin gencinden yaşlısına, insanca yaşamak, insan hak ve özgürlüklerini kaybetmemek için mücadele etmezsek, yarın “keşke”, “belki” vs kelimeleri ile başlayan çok cümle kurmaya mahkum kalacağız.

Coğrafya değil, aldığımız kararlar kaderimizidir. Özneye yüklemi onlar değil, bizim yüklememizin zamanı geldi de geçiyor. Yarın çok geç olabilir…

17/04/2021 09:43
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: Aybike Yektaoğlu
MANŞETLER

HK Aybike Yektaoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.