Kıbrıs Türkü gerçekten “Tembel” mi?
11/02/2011
İsmet Kotak
Sonra ekledi: “Biz ailece bir zeytini iki kez ısırır ve ekmeğe katık ederdik.Ayakkabılarımızın altı delikti;araba lâstiklerini keser ve ayakkabımıza pençe yapardık.Ben en az 8 yılımı mevzide geçirdim.Hiçbir çocuğum da devlette çalışmıyor.Ekmeğimizi tarladan çıkarırız.Üniversitede okumak isteyen çocuklarımı okuttum.Hiçbiri burs almadı.Ben tembel miyim? Komşum limanda arabacılık yaptı.Bir oğlu doktor öteki avukat oldu.Bu aile tembel mi?”
Giderek Kıbrıs Türkünün öfkesi büyüyor.%90’ı Üniversite mezunu olan bu Halka kim,ne hakla “Tembel” diyebilir ki?!1963’den beri ambargo altında hayatını çürüten Kıbrıs Türk Halkı kendini bu toprakların bekçiliğine atadığına bile sevinemedi...
Kıbrıs’ta “Tembel “olan Kıbrıs Türk Halkı,nasıl oluyor da Avustralya’da Ombudsmanlık makamının en üst kademesinde görev yapıyor?
Bu “Tembeller ordusu” nasıl oluyor da İngiltere Avam Kamarasında ve de Lordlar Kamarasında görev yüklenebiliyor?
Avrupa’nın,ABD’nin ve hatta Anavatan Türkiye’nin birçok Üniversitesinde veya Sağlık Kurumlarında,Araştırma merkezlerinde Kıbrıs kökenli Profesörler nasıl oluyor da görev yapabiliyorlar?
Ambargolar altında yaşamak zorunda bırakılan Kıbrıs Türk Halkı nasıl oluyor da KKTC’de 10 Üniversite kurabiliyor.Sadece kendi halkına değil 50’nin üzerinde Ülke gençliğine hızmet verebiliyor?
Hem de ilk Üniversiteyi YÖK’ün karşı çıkmasına rağmen kurup,hızmete sokabiliyor?Nereden biliyoruz? Çünkü KKTC’de “Üniversite Kuruluşuna ilişkin “ilk Yasa Önerisini” tek imza ile KKTC Meclisine ben verdim. “Yabancı dilde eğitim” koşulunu koyarak YÖK’ü atlattık.Yıllarca sonra YÖK bu girişimi içine sindirince “Yasada tadilat “yaparak, KKTC’de Üniversite kapısını ardına kadar açabildik.
Türkiye bizim Anavatanımızdır.
Kıbrıs Milli Mücadelesi Kıbrıslı Mücahit ile TMT saflarında onunla kolkola giren Subay,astsubay ve erlerin mücadelesi ile taçlandırıldı.Bu mücadele bir aylık savaşın sonucu değildir.
Kıbrıs,öteki Ulus veya örgütlerin Stratejik çıkarları için gereklidir de 40 millik mesafede olan Türkiye için mi Stratejik önem taşımamaktadır?Ada toprakları ve etrafındaki denizlerin, petrol ve doğal gaz deposu olduğu anlaşılınca mı “Kıbrıs’ın Türkiye için Stratejik önemi olmadığı” ağızlara pelesenk edilmektedir?
Televizyon ekranında sürmekte olan açık oturumu izliyoruz.Kıbrıs Türk Halkı için söylenenleri işitmemek için nerede ise kulaklarımızı kapatıyoruz.”Kıbrıslılar tembeldir; çalışmıyor, üretmiyor,Türkiye’nin parası ile lüks hayat sürüyorlar...”
Nerede bizim alın terimiz? Nerede bizim dirsek çürüttüğümüz projeler ve de işletmeler? 1974 sonrasında 52 fabrika devreye sokuldu.Üretilenler ya Türkiye’ye, ya da üçüncü ülkelere ihraç edildi.Libya’ya su boruları,Türkiye’ye her türlü plâstik mamul mal,sera örtüsü,herçeşit boya,ilâç,evlere monte edilen solar enerji(Güneşle ısınma),tam teşekküllü narenciye paketleme fabrikaları...
Yılda 250 bin ton narenciye,yıllık 50 bin ton patates, Avrupaya ve Sovyet Blokuna ihraç edildi deniz yoluyla... Ta ki Danimarka yük gemilerinin kaptanları, Rumlar yakalayıp hapse atıncaya kadar...
İngiltere başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihracat yapan tekstil fabrika sayımız 50’nin üzerinde idi.
Arap ülkelerine uçaklarla kuzu koyun ihracatı yanında,Avrupaya yine uçaklarla sofralık sultani üzüm ihraç edildi...
Ta ki Avrupanın Hristiyan yapısı olan Mahkemeleri KKTC’ye uygun formülü bularak,Rum ve Yunanlının isteklerine uygun “Ambargo” kararını alnımıza dayayıncaya kadar...
İşte bu tembel Kıbrıs Türkü,Rum ve Yunanlının plânlaması, Avrupa ülkelerinin ve örgütlerinin desteği ve Mahkemelerinin rezil kararları ile adeta tabanca çekip alnına dayayıncaya kadar üretti ve dünyaya pazarladı...Sonra ambargo yüzünden iflâslar oldu,yıkım geldi. Üretim ve ihracatı önemli bölümünü yapan Asil Nadir Grubu göz göre göre,politik nedenlerle iflâs ettirildi.
Rahmetli Özal,Mersin Serbest Bölgesini kurdu ve sonra KKTC’nin ihracatının devamını sağlayacak formülü işletti.Daha sonra dönüp bakan olmadı.
İşte bu maceraya rağmen biz buradayız;bu topraklara alın terimizi akıtmaktayız.Tırnaklarımızı bu topraklara geçirdik.Kıbrıs Türk Halkının ve Türk Ulusunun haklarını can siperane korumaktayız.
Adımız “Tembele” çıkarılmak istense de...
- Şu Afrika olayı
- KKTC nihayet petrol konusunu konuşabildi
- Yatırım kredilerinde yeni dönem
- Yurttaşlık,kimlik kartının renkleri
- Erato Kozaku Markulli
- Sayın Tibuk bütçemize yıllık 700 milyon dolar gelir bekliyoruz
- Büyükelçi,Sayıştay Başkanı ve Ombutsman Nail Atalay aramızdan ayrıldı
- Çalmadan oynayan bir toplum olduk
- Kıbrıs raporu BM Güvenlik Konseyinde
- Markulli korku sahnesinde yeniden rol aldı!
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
















































































































































