Bin Kişilik Cezaevi De Artık Bu Adaya Küçük Kaldı

ads ads ads ads
05/09/2022

ads

Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


Artan suç oranları, bugün tartıştığımız bir çok sorundan çok daha önemlidir. Öyle bir kara parçası haline geldik ki, kötü yönetim ve hesaba dayalı siyaset suç çetelerinin içimize yerleşmesine neden olmuştur. Bügün, yeni bir cezaevi bin kişiye ev sahipliği yapmaya hazır haldedir

Bir ülke düşünün ki, suç ve suçlularla mücadele etmek yerine, daha büyük bir cezaevini en büyük proje olarak kabullenmiş. Son 5 içişleri bakanı da cezaevi projesi ile övünmüş. Bu bir gelişme mi gerçekten? Yoksa ayıbın, kötü yönetimin, toplumu suç karanlığına itmenin alt yapısı mı?

Hoş, yeni cezaevine de taşınma sağlanamadı. Alt yapısı bir türlü ayağa kaldırılamadı. Türkiye’de ihaleyi alarak adaya gelen müteahhit bir türlü alacaklarını alamadı. Yıllardır mekanik ve elektronik cihazlar çürümeye terk edildi. Elektrik alt yapısı beklentiyi karşılayamadı

Velhasıl, sadece ülkeyi suç işleme cennetine çevirmedik, aynı zamanda suç işleyenlerin de şöyle keyifle 3-5 yıl yatıp çıkacağı bir cezaevini de tamamlayamadı. Halbuki, yap bin kişilik bir cezaevi, hem icraat göstermiş olursun, hem de suç işleyen paşa paşa yatmış olur, ikisini de beceremedik

Üstelik, bu ülkede suç işleme özgürlüğüne ve rahatlığına sahip olanlar, burayı aynı zamanda bir üs gibi kullanıyorlar. Çalıyorlar, satıyorlar, kaçırıyorlar, dövüyorlar, anlayamazlarsa öldürüyorlar… Sonra da devlet baba, suçun büyüklüğü ne olursa olsun, hepsine bakıyor

Değerli dostlar, hani bin kişilik cezaevi yapıldı ya. Hani o bin kişilik cezaevi 50 yıllık bir projeksiyonla düşünüldü ya… hani eski cezaevi de müze, kadın sığınma evi ya da başka bir amaç için kullanılacak deniyor ya. Ölümüzün körü. Bir yıla kadar, ikisi de bu ülkeye yetmeyecek

Bakınız, şu anda Merkezi Cezaevinde 824 mahkum bulunuyor. Kapasite ne? 250 mahkuma göre yapılmış, seneler önce bol bol yetmekteydi. Nereye kadar? Adaya kimlikle giriş gibi bir karar verilip, denetim denen aslında devletleri devlet yapan en önemli unsuru dışlayana kadar…

Peki 824 kişinin yer aldığı cezaevinde, kimliklere göre dağılım nedir? İşte bu dağılımı gören, Başbakan, içişleri bakanı, oturup ağlamak zorundadır. Hani diyorum ya, “az kaldı, bin kişiye de yetmeyecek” tam da o noktadayız. Çünkü, hızla suç işleyenlerin profili değişiyor

Cezaevi 250 kişilikken, şu an kapasite 500 civarına çıkarılmış ama, İçeride 824 kişi var. Kaçı KKTC vatandaşı derseniz? İşte burada şapkayı öne koyup düşünmek gerekiyor. 824 mahkumun sadece 192 kişisi KKTC vatandaşı.

Cezaevinde yatan suçlu profilinin sadece ve sadece yüzde 23’ü KKTC vatandaşı. 400 Afrikalı var. Düşünsenize, yüzde 50’si neredeyse Afrikalı. Sadece 180 kişisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. 84 kişi ise hem TC hem KKTC, yani vatandaşlığını yakmış, sınır dışı edilecek kişiler

Peki; bu fakir devlet, 250 kişilik cezaevi yetmez diye, bin kişilik cezaevi yapıp, parasını da Türkiye’ye ödetmiş. Sonuç? Günde kişi başı 254 TL yemek parası. Mesela bugünkü yemek faturası 207 bin TL. Yarın bilmiyoruz. Suyu elektriği, yetmeyen gardiyanı…

Gerçekten suçluyu beslemek, artan sayı ile mücadele etmemek daha pahalı. Kimin için yaratıyoruz biz bu kaynağı? Eskiden Türkiye’den gelen, şimdi ise Afrika’dan gelen suçlular için. Irkçı bir yaklaşım olarak algılanmasın lütfen, yüzlerce insan suç işleme potansiyeli ile aramızda

Devlet, bu kaynağı, suçla mücadeleye, kapıda doğru isimleri adaya almaya, adaya gelenlere para harcama değil, para kazanmaya harcasa, inanın daha ucuz. Biz parayı suçlu besleme ve sınır dışı etmek için bilet parasına harcıyoruz. Bu işte bir tuhaflık, plansızlık yok mu?

 Hem suçla mücadele, hem suçlunun sınır dışı edilmesi hem de adaletsizliğin önlenmesi için infaz yasası dahil, şartlı tahliye ve sınırdışı uygulamalarında yapılacak o kadar çok şey var ki.. Yeter ki, bu alandaki anormalliği ülkeyi yönetenler kabul etsin. 

05/09/2022 08:35
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.