BİR EV KARANTİNASI HİKAYESİ

ads ads ads ads
22/03/2021

ads
ads
ads

Esra Uluçaylı Esra Uluçaylı


(Bu hikayedeki isimler hayal ürünüdür. Olaylar gerçeğe yakın…)

 

“Zerrin aba eşiyle birlikte Gazimağusa’da yaşayan bir emeklidir. Londra’da iki kardeşi bulunmaktadır. Türkiye’de ise bir oğlu. Vakaların arttığı sabaha uyanan Zerrin aba, haberleri izleyip, “Aman be Hüseyinciğim sen da olmasan, bizi kim bilgilendirecek” derken, telefon çalar. Arayan, Zerrin abanın Londradaki kız kardeşi Fehimandır.

 

Fehiman: Alo. Aba napan tamamsın? Uzun uzun çaldı telefon. Ma nerdesin?

Zerrin: Napayım be Fehiman. Aha evde. Nerde olacam. Gidebilirik başka yere? . Dinlerdim o Hüseyinciği. Arttı gene bu vakalar. Ne güzel yokdu Mağusa’mızda da. Gezdiler, tozdular, durmadılar yerlerinde. Getirdiler bu goncoloz virüsü bunun içine da. Çağırırdım biraz yan komşu Cemile’yi gaveye. Onu da çağırmam artık. Sen napan iyisin?

Fehiman. Ya ya. Doğru söylen be aba. Çok gezerler. Ben da napayım aha. Aradım sana bir sevinçli haber vereyim. Hazırlayasın yatacığımı. Valizleri toparladım.. Madem bitti karantina da başladı ev karantinası, uçuyorum geleyim. Bunaldım bunun içinde. Geleyim da yapalım çörecik hem bullezcik. Soracam Rasiha’ya da. (Rasiha diğer kızkardeşleri). İstersa o da alacam onu da.

Zerrin: Ma nere geleceksiniz? Benim eve?

Fehiman: E nere geleceyik ay aba. Daima geldiğimizde sana gelmeyik? Ev zaten babamdan kalma. Senin evin bizim evimiz değil?

Zerrin: Ya ya. Öyledir be Fehiman.

Fehiman: Çıkmaycakmışık 14 gün. Kelepçe takacaklar bize. E zaten nere çıkacam. Yaparık yemeciklerimizi. Çağırırık çocukları da . Biddacık da yaparık. Oh!

Zerrin: Ya. Oh. Oh. Hem da ne oh!

Fehiman: Hade kapayıyorum. Arayım Rasiha’yı da. İstersa alayım onu da gelelim.

 

“Fehiman kapar. Zerrin aba kara kara düşünürken. Telefon çalar. Arayan oğlu Zeki’dir)

 

Zerrin: Zeki napan annem. İyisin? Hayır duam tutsun seni. Artmış çok vakalar orda. Dikkat edesin gendine. Çok da çalışın.

Zeki: Anne ben geliyorum.

Zerrin : Ma nere geliyon?

Zeki: Aha eve. İşten izin aldım 3 hafta. Söyledim Ayten’e da (Zeki’nin eşi) alalım çocukları gelelim. 14 gün çıkmaycakmışık. E çıkmayık. Bizim bahçede eker biçerik. Söylerim arkadaşlara da gelirler yakarık mangalı. Oh!

Zerrin:  Ya ya be Zeki. Oh annem. Oh. Gelecekmiş Fehiman deyzen da hem bakan Rasiha’da.

Zeki: Vallai? E çok iyi oldu bu iş. Hep beraber buluşacayık. Gerçi Londra’da çokmuş virüs ama deyzemler da bizim gibi bir yere çıkmazlardı. Korunurlar onlar da çok. Gelsinler.

Zerrin:  Ya ya gelsinler. Aşı olduydunuz annem?

Zeki: Yok anne. Ne aşısı. Daha bize sıra gelmedi…

Zerrin: Ha. E gelecek herhalde. Deyzenlere da sıra gelmemiş…

Zeki: Oh. Hade annem. Kapatıyorum. Sen yerimizi hazır et….

 

Telefonu kapanır…

 Zerrin aba: Osman(eşi) getir bana o tansiyon ilaçlarımı.

Osman: Noldu be Zerrin.

Zerrin: Da daha ne olsun be Osman…Kapıdan adım atmadık korkudan. Şimdi direk kapıyı açıyoruk.

Evde kal, güvende kal da bitti…

 

22/03/2021 10:41
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS:
MANŞETLER

HK Esra Uluçaylı

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.